iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Nasipsiz, Bakkal Nuri..
orhann
mesaj 12-06-2013 - 20:14
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 93
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise








Çizilen Karizma, Bakkal Nuri..! (Orhan'ın Köşe yazısı)

Numune mahallesinin, dar ara sokaklarından birinde canlanan düğün artık akşam karanlığı ile havasına girmeye başlamıştı. Sokak ve evin sokağa bakan geniş bahçesi, günlük kiralık sandalyelere oturan aileler ve hemen arkalarda duran genç kalabalıkla dolmuştu.

Karşılıklı damlara gerilen iplerdeki lambalardan ortalık iyice aydınlanmış ve sert toprak toza karşı ıslatılmıştı. Müzisyenler bilinen belli “Düğün çalgıcıları” dan bir guruptu. Önlerindeki masaya “Boğma Rakı” dahil yapılabilecek her ikram yapılmıştı.

Mahalleden sesine güvenen biride sahne alabilirdi, nasıl olsa en sonunda komşular ve Çiftin akrabaları, hareketli oyunlarla final yapacaktı.

Günün modası “ ala assuri” “dahlake younik makina” hararetle okunur, “Ya mali Şam” ara fasıl gibi olurdu. Düğün sahipleri köydeki köklerine bağlı ise, Mersin sahillerinden, Kuzey Lübnan sahillerine kadar uzanan “Halk türküleri” Arabça okunurdu. Fakat bu ağır Folk türküler herkes tarafından anlaşılmadığı için, ileri yaşlıların hatırına kısa geçilirdi.

Hepsi bir tarafa “Zeki Müren” şarkıları başladı mı, herkeste bir canlanma olur, Müren'in temiz Türkçesi ve nezaketini taklit ederek coşulurdu.

Bakkal Nuri düğüne, her sırrını konuşabileceği mahalleden olmayan bir arkadaşı ile arkalarda ayakta durarak ve kalbini yakan kıza kaçamak bakışlar atarak gözlüyordu.

Birden ortaya aynı Nuriye benzeyen onun gibi saçları kalıp saçları, ya briyantinden pırıl pırıl parlayan 20-25 yaşlarında biri bembeyaz temiz gömleği, siyah itinalı ütülü pantolonu ve elinde Müzisyenlerin önündeki hoparlöre bağlı kablosu olan Mikrofonla ortaya fırladı.

Zeki Müren'nin o günlerde çıkmış hareketli parçasını tamamen onun sitilinde söylemeye başladı.

** Ilaaan abuk ya ibin şaarmuta..! .. Kelimeleri bir yılanın tıslaması gibi, Nuri'nin dudaklarından döküldü.

** Tamam artık kız elden gitti lan..! diyerek çaresiz gözlerle arkadaşına baktı.

** Ne oldu lan Nuri.. dedi arkadaşı,

** Lek bu Cahşş ta kızın peşinde, bak bak kız nasıl arkadaşlarına dürterek gösteriyor diye tükenmiş bir kalple konuştu..

Artık olan olmuştu, Ortadaki, birde bu yetmiyormuş gibi `Berkant` ın “Samanyolu” parçasını söylerken ..

73E431710605.gif Sen kalbimin Sultanısı, güneşisin***..diyerek kızla göz göze geldiğinde. artık Nuri bitmişti.
Kaç aydır, fırsat oldukça Kızın evlerinin önünden Bisikletle, parlak saçlı kafasını, Fotoğrafçılara poz verir gibi, kafasını hafifçe yana atarak, 5 numaralı pozuyla geçiyordu. Hatta bu yüzden kızın yakın komşuları ve akrabalarıyla yağ çeker gibi sohbet ediyordu.

Dükkanı yerli yersiz ufak kardeşine emanet etmiş, özellikle akşamüstleri, herkesin kapı önünde oturduğu saatlerde, ne pozlarla geçmişti bu kızın evinin önünden. Aslında kızın dikkatini çekmişti, Nuri direk bakmasa da, yan görüş alanından kızın onu işaret ederek, Nuri'yi tanıyan komşu kızına bir şeyler sorduğunu anlamıştı..

** Boş ver Nuri dedi arkadaşı, zaten bize karnımızı doyuracak bir evlilik lazım.. Almancılara takılalım..

** Hayyo tüm Almancılar tutuldu.. dedi Nuri..

** Bak almancıların hepsi belli oluyor, yüzlerindeki şımarık havadan, artık onların aileleri de Almanca düşünüyor, kız kendi için çalışacağından, seçim hakkı ona ait, onlarında onda dokuzu, Kelebek gibi kime konacağı belli değil..

** Ayyin şuf, şuf ... şu kıvırarak oynayan kızı görüyor musun, bak kelleci Hasan, habire kızın baktığı taraftan 5 numaralı pozunu, öne düşen saçlarını eliyle geriye atarak veriyor..

Öbürlerinin de, hepsinin sap gibi peşinde olanlar var, kimseyle takışmaya gelmez, lek...! bunlara eyvallah edeceğime artık Karaağaç düğünlerinde nasibimi ararım daha iyi..

İki arkadaş yavaş yavaş, düğün meydanının, karanlık yerlerinden birine, geri geri ilerleyip, oradan ayrıldılar.. Bu ılık yaz gecesinde, Pınarbaşı tarafından da tantanalı düğün seslerini duysalar da artık oralı olmadılar..

Geride klan düğün artık, iyice coşmuş, müzisyenler bile ayağa kalkmış, sesler ta sebze halinin oradan duyulur hale gelmişti..

Nuri, arkadaşıyla bir an önce sahile inmek, şimdi düğünden bir ses , ertesi günde yorumlar duymak istemiyordu..

Belki gelecek hafta, yeni düğünlere, yeni Almancılar gelecekti..

Nasıl olsa kimsenin kızı çocuk kalmıyordu, yeni yeni birbirinden endamlı kızlar serpiliyordu..

Artık ne Almancı düğün furyası kaldı nede herkesi ağırlayan Karaağaç düğünleri..

Yani artık Nasibin Aslanın ağzında değil, ta ulaşamayacağın yerde
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 12-06-2013 - 20:14
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 25-07-2017 - 15:42