iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm


  Cevapla Rahmetli Kabadayılarin Anısına.
İsminizi Girin
Kodu onaylayın

Güvenlik kodu doğrulama. resimdeki sarı kutunun içindeki 6 haneli kodlamayı dikkatlice giriniz. Eğer kodu okuyamıyorsanız, resime tıklayıp yeni bir tane oluşturunuz.Büyük harf kullanınız. Genelde O harfi çıkmaz. O harfi yerine sıfır kodunu yazınız.
Resim yükleniyor

Mesaj Seçenekleri
 Mimikler Açık?
Mesaj İkonları
(resim yüklediyseniz resimli ikonu işaretleyiniz)
                                
                                
  [ Kullanma ]
 


Son 10 İleti [ Sondan Başa Doğru ]
Gönderildi 24-06-2017 - 13:43
  Burada Ayi Rasim o zamanlar verilen bir lakaptır.. O yılları yalaşayanlar kim olduğunu bilir. Bu lakap o kişiye her hangi art niyetle verilmemiştir. Balina Rasim veya Tilki Rasim o kişiyi presente edemezdi. Amarikalı Genaralda kendine" Çöl Ayısı" adını vermişti. Burda Rasim iri heybetli vucut yapısı, korkusuz tavırları ve en önemlisi Bal peteğinin nerde olduğunu bilmesiyle bu Lakapla anılmıştır.
Gönderildi 12-07-2016 - 22:14
 
QUOTE(cantona5 @ 02-02-2008 - 21:17 ) *
burda adı gecen ayı rasim hangi rasim acıklarmısınız?

mehmet Gönderildi 24-05-2009 - 20:32
  evet dogru. ali askar, suphi askar, erenler
cantona5 Gönderildi 02-02-2008 - 21:17
  burda adı gecen ayı rasim hangi rasim acıklarmısınız?
jutenyam Gönderildi 01-02-2008 - 14:01
  güzel bir çalısma tesekkurler..yani eskiden şiddetin bıle bır usulu erkanı veya kendıne göre bır saygısı raconu varmıs...sımdıye baktıgımızda ise 16 -17 yasındakı cocuklara hap ıcırılıp belıne sılah koyulması be ölume cok adı cıkarlar ıcın gonderılmesı cok uzucu gercekten...
dentali Gönderildi 01-02-2008 - 12:07
  Teşekkürler Orhan bey...
Diğer hikayelerinizi de dört gözle bekliyoruz... Olayların geçtiği zamanı yaşayıp , hatırlayanlardan hikayenize yorumlar, eklemeler gelirse karşılıklı yazışmalarınızı izlemek, konuyu takip etmek bizler için çok zevkli olacak...
saygılarımla....
RuH Gönderildi 01-02-2008 - 11:29
  Güzel Bir Yazı Teşekkürler...
orhann Gönderildi 01-02-2008 - 10:42
  Rahmetli Kabadayılarin Anısına.

İki kardeş yoğurt imal ederlerdi. Karaagaç'da babadan kalan bahçe içinde o muhite has yerleşik bir
düzenleri vardı. Soğukoluğun en güzide dönemlerinde gençlikleri geçmişti. İki kardeş çalışan tüm ailelerde
olduğu gibi biri kendini dükkanin işlerine kaptirir diğeride iyi giyinip gezerdi. Iskenderunda
geçim sorunu olmadan gezenler 60 li 70 li yıllarda değişik belirli ayrı dünyalara dalardi.
Kabadayılar dünyası
Sporcular dünyası
Pavyon muzisyenleri ve ressamlar dünyası.
Libaba bilardo, kral bilardo ve sahil kahvelerine takılanlar
Hic bir yetenek ve parasi olmadığı icin kervan, zafer, halk, kanatlı sinemalarının devamcıları.
Kabadayılar dunyası zorlu idi, ortada cok para donerdi, çok tehlikeliydi. Kabadayi dunyasında yer almak
için fırsat kollayan biri her an herşeyi yapabilirdi. Olaysız fazla duramazdın gündemde olabilmek için.
Halk arasinda konuya değer bir şey yapman lazımdı. Otelleri bir erkek çalıştırsaydi ömrü cok kısa olurdu.

Topal fatma, Ganime, Nese, Ofis Hikmet, Erzurum ve Unutmaz otellerinin işletmecileri hep kadındı, Bir
tek Bahriyeli Emin ve Yalim Otel işleticileri farklıydı. Onlarda susurlukçular gibi devletin her
kademesi ile alışverişteydiler.

Aktif kabadayılar bütün bu dunyanın belalısı idiler.
Kasap Mithat ve Sütçü Mustafa, Orhan Yorganci, Pavyoncu Bedii Aşkar ve daha niceleri her birinin hayatı
bir roman olan efsanelerdi, Rahmetli Sütçü Fuat da bu dünyada aktif olmak isteyenlerdi. Her nekadar
her şartı yerine getirmişse de mantıksızca ölümüne cesaretli değildi. En büyük kabadayılık hikayesi
Kasap Mithat'a kafası iyiyken meydan okumasıydı. Rahmetli abiside tüm gününü dükkana verse de palavra
kabadayılardan değildi. Fuat'ın yoğurt pazarında ustalıkla yer tutması yüzünden onun dükkana şöyle
bir uğramasına ses çıkarmazdı. Sutcu Fuatda pazarlama işini baştan halleder, Ayi Rasime Alayın
hemen altında sabah erkenden Samandağından süt getirenlerin yolunu kestirir, abisinin yanına
yonlendirirdi. Arada bir de mahalle bakkallarına beraber giderek ürkütmeden kabadayılar ve emniyet
müdürüyle yediği yemeği falan anlatır, işi tatlıya bağlardi.

Askeri birliklere ve gemilere sebze veren Mavilerle et veren Seküçlerin piyasasının yanından bile
geçmezdi. Hatta Ankaradan torpilli biri postahane civarında marketini açmıs anılan birlik
ihalelerine katılmak istemişse de emniyetten uyarılmışti. Ona bu yöreden biriyle ortaklık yapması
teklif edilmiş, Sütçü Fuatın adi verilmişti. Adamı tatlıca başından savmis Maviler ve Seküçlerden
iyi not almıştı..

Bu hava ona Şöförler derneği başkanlık seçimlerine girme umudunu verdiyse de, en güvendiği yerlerden
hüsrana ugramiş ve şu tarihi sozu soylemisti.

"Bizim bu İskenderun'a deseler ki, her gün sabah karakola gelip coplanacaksınız, millet kuyrukta bir an
önce coplanıp işime gideyim diye sıra kavgasi yapar!" demişti. Allah rahmet eylesin.
Sporcuların, Müzisyenlerin, Bilardocuların hikayeleri inşallah başka bir zamana.
Tüm başlığı incele (yeni pencerede açılır)

Basit Görünüm Tarih: 18-11-2017 - 02:09