iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> AFFETMEK
cancan97
mesaj 15-10-2009 - 13:23
İleti #1





Grup: aktif üye
İleti: 156
Katılım: 18-06-2008 - 11:02
Üye No: 3,371
isim: cancan97



AFFETMEK 'Patates Torbası Taşımaktan' İYİDİR



Goethe “Hiç kimse affettiği zaman olduğu kadar yükselemez” der.

Yaşanan bütün acılara, sıkıntılara, hayal kırıklıklarına ve ihanetlere rağmen affetmek.

Samimi, kalbimizin derinliklerinden gelen bütün duygularımızla beraber ağzımızdan dökülen iki kelimelik basit bir cümle: Özür dilerim ya da seni affettim diyebilmek.

Bu iki kelimeyi kanat yapıp, huzur bulutlarında gökyüzüne çıkmak ve aşağılarda kendine, topluma ve olaylara bakmak. Affedemeyen huzursuz ve mutsuz kalpleri görmek ve bir kere daha fark etmek affetmenin kıymetini.

Bağışlamadan sonra kalbinizde kin, kırgınlık ve kızgınlıktan zerrenin kalmaması demek affetmek.

Tamamen haklı olduğun bir konuda bile, hatanın insana mahsus olduğunu bilip karşındakini sevgi, şefkat ve hoşgörü ile bakabilmek.

Yapılan tıbbi araştırmlara göre strese, öfkeye tepki veren kişilerin, normal kişilere göre kalp hastalığı riskinin üç kat, kalp krizi riskinin de beş kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

Birini affetmemenin vücuda verdiği zararları;

- Kartizal hormon seviyesinde yükselme,
[b]- Nörolojik bozukluklar,

- Hafıza kaybı riski,
- Enfeksiyonlara yol açan proteinlerde artış,
[/b]şeklinde sıralanıyor.

İnsanların bir olayı ya da kişiyi affetmemesi o insan üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor.

Öfkelenmek en başta kişinin ruh halini olumsuz yönde etkileyen ve buna paralel olarak sağlığını bozan bir durum.

Bağışlamak ise kişiye zor gelse de “öfkenin getirdiği” tüm olımsuzlukları ortadan kaldıran, kişnin ruhen ve fiziken sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olan güzel bir davranış şekli ve üstün bir ahlak özelliğidir.

Affetmek demek, nefret ettiğimiz kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğumuz anlamına gelmez. O kişiyi ya da olayı olduğu gibi kabüllenmek, ilişkiyi aynen sürdürmek, onu kucaklamak, verdiği zararları aynen telafi etmek anlamına gelmez. Zihnimizde yaşadıklarımızı silmek de değildir.

Asıl duygusal anlamda unutmaktır. Önce yaşamış olduğumuz şeyi kabul edip, bunun ayrılmaz parçası olan olay kişi ya da kendimizi “o anı değiştirmenin mümkün olmadığını bilerek” o anı bağışlamaktır.



Size bu konuda İkbal Gürpınar’ın anlattığı bir örnek olayı veriyorum:

“Öğretmen ödev olarak her öğrencini plastik bir torbada 5’er kg patates getirmesini ister. Öğrenciler bu işten bir şey anlamadıkları halde sabah sıralarının üzerinde patates torbaları ile öğretmenlerini beklerler. Öğretmen, torbadaki patatesleri boşalttırdıktan sonra öğrencilerine şunu söyler;

_ Şimdi, bugüne kadar affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını patatesin üzerine yazıp, torbanın içine koyun!

Öğrenciler denileni aynen yapar. Kiminin torbasında birkaç, kimininkinde de çok sayıda patates olur. Öğretmen;

_ Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız, evinizde, yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, yolda her yerde yanınızda olacak.

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez öğrenciler hemen şikayete başlarlar:

_ Hocam bu kadar ağır torbayı her yere taşımak zor. Hem sıkıldık, hem yorulduk.

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu yanıtı verir:

_ Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.”

Kendimizi özgür kılmak, beynimizdeki kelepçelerden, ruhumuzdaki ağır yüklerden kurtulmak istiyorsak kendimize bir iyilik yapıp “affetmeyi öğrenmemiz” gerekiyor.

Affetmeyi ve affedilmeyi umarak, gereksiz yere hamallığını yaptığınız patates çuvallarını bırakmanız dileği ve ümidiyle

A L I N T I D I R...

Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 15-10-2009 - 13:23
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
mimoza
mesaj 01-01-2013 - 14:49
İleti #2





misafir






En doğru karar affetmek mi?
15 Ekim 2011
Yazı Boyutu:
İnsan bazen, sevgilisinin ya da eşinin yaptığı bir hatayı affetme konusunda kararsız kalabilir. Aklında çok sayıda soru vardır. Bunun en yaygını “Affedersem tekrar yapar mı?” sorusudur. Ayrıca, “Yaptığının karşılığını görmeli”, “Affedersem benim zayıf karakterli biri olduğumu sanır” gibi düşünceler de insanın aklını karıştırabilir. Evet bu zor bir karardır.
Kişi bu noktada belki de geleceğini tamamen değiştirecek bir karar verecektir. Bir kere şunu unutmayın. Bu hatayı affettiğinizde yaşananları bir gecede unutmayacaksınız. Her şeye kaldığınız yerden başlamayacaksınız.
Eski mutluluğunuzu bir günde yakalayamayacaksınız. Ama en azından kendinize, ilişkinize, evliliğinize yeni bir şans tanıyacaksınız. Bu şansı tanırken dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var:
***
1-Affetmek “Büyüklük bende kalsın” düşüncesiyle yapılmamalı. Affettiğiniz kişinin hayatı boyunca size minnet duymasını ve bu minneti sürekli göstermesini beklemeyin.
2-Karşınızdaki kişinin af dilerken eğilip bükülmesini, pişman olduğunu göstermesini beklemeyin. Emin olun o da yaptığı hatanın altında ezilmektedir. Bu nedenle kurallarını sizin koyduğunuz bir af dileme şeklini tabii ki bilmemektedir. Siz sadece af dilerken samimi olup olmadığına bakın, şekle takılmayın.
3-“Hele bir sürünsün de öyle affederim” diyerek intikam yoluna gitmeyin. Bu durumda sizden af dileyen kişiyi de umutsuzluğa ve belki de yapmak istemediği şeylere itersiniz. Genellikle böyle durumda olan insanlar “Nasılsa beni affetmiyor” diyerek acısını biraz olsun hafifletebilmek düşüncesiyle başkalarına yönelebilirler. Bu da, ilişkinizin tamamen bir çıkmaza girmesine neden olur.
4-Affederken neyi affettiğinizi, neden affettiğinizi bilin. Sevgilinizin, eşinizin yaptığı hatayı yumuşatacak hafifletici sebepler aramaktan vazgeçin. Bu sebepler sizin affetmenizi kolaylaştıran etkenler gibi gelir. Ama sonra gerçeğin öyle olmadığını öğrendiğinizde yeniden bir yıkım yaşarsınız. Yani, “Bu hatadan o sorumlu değildi, onu buna başkaları itti” gibi düşünceler işe yaramıyor.
5-Hata yapan kişiyi affettiğinizde o size istediği kadar “Sana söz veriyorum, bu bir daha asla olmayacak” desin. Hepimiz insanız ve ne yazık ki hatalardan ders almayı bilmiyoruz. Bu yüzden de zaman zaman aynı hatalıarı tekrarlayabiliyoruz. “Affetmeseydim tekrarlamazdı” gibi bir düşünce de yanlıştır.
6-Sevgilinizi affetmeyi düşünüyorsanız, hatasını herkese duyurmayın. Bu sizi ilgilendiren, sizin aranızdaki bir şey. Hatayı ne kadar çok kişiye duyurursanız affetmeniz o kadar zor olacaktır. Çünkü affetmeye kalktığınızda “Ama şimdi benim hakkımda ne düşünecekler?” diye bir ikilemle karşı karşıya kalabilirsiniz.
7-“Affetsem mi, etmesem mi?” diye bir düşünceniz varsa ve hala hangisini seçeceğinizi kesinleştirmemişseniz affetmiş gibi yapmayın. Çünkü bu kez sizin istikrarsızlığınız söz konusu olacak. Bu iş çocuk oyuncağı değil. Bugün affedip, yarın bundan vazgeçmek hiç hoş bir davranış değil.
8-Affettikten sonra artık geri dönüp her kavgada hatasını yüzüne vurmayın. Geçmişte yaşanmış olanlar, orada kalmalı. Siz yeni bir sayfa açtınız. Hatasını onun yüzüne vurarak baskı altına alırsınız. O da aslında görünürde affettiğinizi, içten içe kin beslediğinizi düşünür ve “Ne yapsam olmuyor” diyerek sizden ve ilişkiden uzaklaşır.
9-Affedebilmeniz için arada bir sevgi bağı olması gerektiğini unutmayın. Affetmek için sizin seviyor olmanız da yetmez. Onun da sevdiğine kesin olarak inanmalısınız. Sevmediğiniz birini affetmek sizde pişmanlık duygusu yaratacaktır. Başka bir hata ile karşılaştığınızda “Ben bu insanı mı affet mişim?” diye kendinizi suçlarsınız.
10-Hagi hataları affedip etmeyeceğiniz size kalmış. Ama şiddet, aşağılama, hakaret, saygısızlık, sürekli yalan söyleme gibi büyük hataların affedilmemesi gerektiğini ben size bir kez daha hatırlatayım.













































































spor haberleri
futbol haberleri
köşe yazarları
en çok satan kitaplar
sinema seansları
gündem
eğitim haberleri
blog
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 22-08-2017 - 04:45