iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Birecikli Bahriyeli Hasan..
orhann
mesaj 03-05-2011 - 21:03
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 94
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise



Birecikli Bahriyeli Hasan

Bahriyeli Hasan ağır ağır kabadayı adımlarıyla, sakin bir günün öğleden sonrasında, Çay mahallesinde , Motorcu İnayet in yanındaki kahvahaneye geldi. Yıllardan 1960 yılların başlarıydı.

Sıcaklar başladığından kahvehane, caddeye cephe tüm kapılarını açmış hatta önü, tüm asvalt yolla birlikte sulanarak ıslatılmış böylece yoldaki toz kalkışı önlenmişti.

Bahriyeli yazlık ceketi omuzlarında, kısa tesbihini sallayarak, hem içerde, hemde dışarda oturuyormuş gibi, kaldırımla kahvahane nin birleştiği yere sandelyesini koydu , hem sokağı hemde kahvehanenin içini görecek şekilde ayak ayak üstüne gerğince atarak oturdu.

Aslında bu genel kabadayı oturuşu idi. Onlar hertarafı görebileceği yerleri seçerler ve sanki gözlerinin önündekileri görmüyormuş gibi davranırlardı.
İri dolgun vücudu ve genellikle Bireciklilerde olduğu gibi koyu parlak esmer rengi, iri kara kaş ve gözleri ona başka bir hava veriyordu. Kasap Mithat kadar boylu ve biçimli vücutlu değilsede, Pavyonlarda ve Soğukoluk otellerinde, onunda yeri ve çevresi vardı.

Arkasından gelen, vücudunun üstü çıplak , gömleği elinde, serseri kılıklı, zilzurna sahoş, elli yaşlarında biriydi. Bahriyeli sanki ondan haberi yokmuş gibi gelen çayı aldı.

Üst yanı çıplak ve göğsüde, jiletçilerde olan kapanmış cilet cizgileri doluydu. İki elini havay kaldırarak bağırmaya başladı. Bir elindeki keskin bıçağı durmadan havada savuruyordu..

*** Ulan..! Hasana yan gözle bakanın Anasını…Avradını…

Çıkın ulan..! karşıma , Hasan için ya ölecem yada öldürecem.. Varmı lan…! buralarda Hasana laf söyleyecek…ta....şaklı.

Öğle sonrası, sakin kahvenin köşelerinde otran, birkaç yaşlı emekli, şaşkın bakışlarla onlara ürkerek baktılar. İçlerinden Hasanın ailesini tanıyanlardan bir kaç kişi, Hasana meraklı bakışlarla yaklaştı. Hasan masumane bir tebessümle ..

--- İnanın bir şey demedim.. Yakın dostumdur, birşeyler duymuş, birileri, birilerine Hasanı bıçaklayacağız demişler..o da duymuş, dükkandan buraya kadar böyle bağırarak arkamdan geliyor diyerek, defalarca tekrarladı..

Belliki bu sahne Çay mahallesinin birkaç köşesinde tekrarlanmıştı. Bu tür meydan okuma Hasanın kendine yakışmayacağından, yanındakine yaptırıyordu ve buralara ailelerin gelip geçtiği bu mekana, bu sistemle gelindiğine göre, demekki rakipler de Birecikliydi yada bu muhittendi..

Çoğu Birecikliler gibi onlarda ailecek Çay mahallesini mesken edinmişlerdi. Yıkılan gecekondu Çay mahallesi nin , Eski Mezbahaneye ve Toprak -Mahsüllerine giren yolun köşesinde, meşhur İğneci Yıldızın , evinin yanından, dar aralıktan girilirdi Ana evlerine.

O dar aralıkta ki dar evlerden birinde , Hasanın annesi ve kızkardeşleri yaşardı. Böyle bir çıkmazdan Hasanın kızkardeşlerinden biri gibi uzun biçimli boylu ve tatlı esmer renkli, şairlere konu olacak güzel bir kızın çıkacağını tahmin bile edemezdiniz.

Hem anne hem baba olan anne, erkek yapılı ve sözünü esirgemiyen bir kaındı. Haliyle böyle bir şehirde, bu kadar kızı ve yetişmekte olan genç oğullarını nasıl koruyabilirdiki. Elleri ve kollarındaki döğmelerle , Güneydoğu izleri hala üzerindeydi. 1940 lı yıılarda diğerleri gibi yerleşmişlerdi İskenderuna. Bir oğlu Belediyede görev bulabildiysede, Hasan tamirhanelerde çıraklıktan yetişmişti.

Yeni yetiştiği bu yıllarda yağ –toz içinde günler geçirmişti. O günlerde bile,ağır ve havalı yürüyüşü olduysa bile , artık şimdiki büyükçarşı işhanının yerinin oto sanayi olduğu yıllarda, ağır kamyon makas tamir dükkanını açıp, işleri yoluna koyunca , akrabalarına iş verip, piyasa yapmaya, lacivert takım elbiselerle gezmeye başlamıştı. Kendine has ağır ağır havalı yürürken esnafla sade selamlaşmayı tercih ederdi.

Peynirciler pasajının yanındaki, Özel idareye ait arsada “Saray Taxi “ durağını kurup işleri yoluna koyduktan sonra, gece hayatındaki yerinide belirlemişti.

Rahmetli Sütçü de bu yıllarda, sokak kabadayılığından, tesisli kabadayılığa adım atmıştı. Yani Pavyonlu, Otelli ve etrafında vur diyence vuran, ayak takımı, aksesuarı olan kabadayılığa. Kasp Mithat zaten erişilmeyecek yere uzanmıştı. Çevre illere kadar uzanan ünü vardı.

Kasap Mithat, Doğudan, Kuzeyden, heryerden gelen yanında barınan adamlarıyla, bir yere dikkat vermek isterse, sağına ve soluna aldığı karanlık yüzlü, eşkiya yapılılardan kurulu kadrosuyla , sahil kaldırımlarını doldurarak, bir tur attımı, görenlerin renkleri soluklaşır ve Kasapla takışacak işleri olmadığı için şükür derlerdi..Pavyonlar hemen hizaya gelir, olur ya o akşam yolu oraya düşer diye, bir masayı hazır tutarlardı. Avanta istemeye bile tenezzül etmezdi. Namusuyla, kendi kendine getirenin, mekanını, kafası bozuk olduğu günlerde ziyaret etmemekle ödüllendirirdi..

Gece yarısı Adanada oto galeri açtırıp, son model Chevrolet Impala ile geri İskenderuna geldiği bilinirdi..


Bahriyeli lüx son model Amerikan otomobiliyle yanlız gezmeyi tercih ederdi, yanında bir bayan olmazsa, çok nadir bir yakınıyla olurdu. Diğer kabadayılar ne kadar güçlü olsalarda icraata geçmeden, ürkütücü tavır ve abartılı konuşmalar yapardı. Fakat Bireciklilerin, kafaya koydumu hemen icraatci oldukları ve geriye dönmeleri için, çok aracı tefarruatı gerektiğinden, Bahriyeli Hasanla, havadan sudan takışmak, kimsenin işine gelmezdi.

Kendine göre geldi, kabadayılık hayatından taviz vermeden, yıpranmadan, kendi ölçüleri içinde, kendine göre, çevresinden uzaklaşacak bir olaya fırsat vermeden, olaylara ve sevdalılarına, ticaret haytınının bozulmasına girecek kadar şans tanımadan Rahmetli oldu gitti.

İskenderunda, Birecik ten gelenlerin, Güneydoğudaki başka yerlerden gelenlerden, daha emekçi ve herkesi kucaklayan paylaşımcı kültürlü toplum olduğunu ispatlayan, diğer Rahmetle anacağımız Birecikliler gibi geldi ve gitti..
Birecik formunda denildiği gibi..

Mevzu Birecikse eğer, gerisi tefarruattır...!


Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 03-05-2011 - 21:03
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 18-10-2017 - 17:32