iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm
 
Reply to this topicStart new topic
> Ölüme Bilet Alanlar
elvistuna
mesaj 14-03-2019 - 23:54
İleti #1





Grup: üye
İleti: 12
Katılım: 18-10-2007 - 14:28
Üye No: 2,072
isim: tuna
meslek: yok
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: iskenderun cumhuriyet lisesi







Konya askeri üstte alarm verildi. Falanks gizli üssündeki tüm askerler alarm vaziyetine geçti. Radarda Çumra yönünden bir cismin yere düştüğü tespit edildi.

Sunay Akif “Tüm ekipler düşen cismi kontrol altına alın. Cisme, varsa insan kimseyi yaklaştırmayın.” Dedi.

Akif’in arkadaşı aynı rütbeden radar sorumlusu Mevlut “Akif gel bak radara. Gökyüzünden beş cisim daha geliyor. Yere düşmeleri otuz saniye sonra gerçekleşecek.” Dedi.

Akif radar monitörüne dikkatlice baktı. “Aynı yönden geliyorlar. Az önce aldığımız teyide göre ilk cisim, Çumra şehrinin on beş kilometre kuzey doğusuna düşmüş.” Dedi ekledi. “Benimle geliyorsun. Cismin oraya gidiyoruz.”

Mevlut ve Akif askeri üssü terk ettiğinde peşinden askeri jeepler takip ediyordu. Akif “Ben onların uzaylı olduğunu zannediyorum. Çünkü hassas cihazlarımız cisimlerin yaydığı ışığın yapay olduğunu tespit etiler.”

Mevlut “Çumra’ya yakın olmaları uzaylı şaibelerini artıracaktır. Tabi halk cisme merak duyup görmeye gelmezlerse.”

Akif biraz durdu. Düşündü. “Sen onu hiç merak etme. Cisimlere ulaşılabilecek bütün yolları zapt edip giriş çıkışları engelleyeceğiz.”

Jeepin telsizinden anons yapıldı. Anonsu yapan Akif’ti. “Merkez 5’ten 12 timine. Şu an yabancı cisimler görünüyor. Araçlarınızdan inmeyin. Öncü iki uzmanın tehlikesiz teyidini bekleyin.” Dedi.

Cisimlerin yanındaydılar. Bir askeri görevli elinde kamera ile araları onar metre mesafe olan cisimleri çekiyordu. Cisimler az sonra kuvvetli bir ışık yaymaya başladılar. Yuvarlak altı küre muazzam bir gösteri sunuyordu. Cisimlerin yaydığı ışık her renktendi. Kırmızısı, mavisi, sarısı. Işıklar bir yerden fışkıran artezyen suları gibiydi. Bilirkişi yavaş adımlarla cismin birine yaklaştı. Onun bazı radyoaktif ışın salınımlarını ölçtü. Tehlike değerleri düşüktü.

Mevlut “Bir an önce bunları götürelim. Ne kadar çabuk davranırsak ifşa olmamız o kadar engellenir.”

Akif “Bende öyle düşünüyorum.” Dedi sordu. “Sence bunların, götüreceğimiz yere zararları olur mu?”

Mevlut “Tehlike değerleri düşük çıktı. Risk radyoaktiften ziyade kürelerin bir uzaylı takip cihazı olmasında.”

Akif “Ne demek istiyorsun. Bunu biraz aç bana.”

Mevlut “Son yüzyıldan beri yani 2350 yılından bu yana uzaylı dostlarımız her şeye burnunu sokar oldu. Önceki yüzyıllarda bize kendilerini göstermiyorlardı. Tanışmalarımızın ardından ilişkiler laçka oldu. Sanki bizleri trollüyorlar gibi.”

Akif “Bunda haklısın. Ama görevimiz gereği her yabancı cismi araştırmak zorundayız.”

Olay yerine henüz yeni gelen kargo aracına küreler bir forklift ile bindirildi. Ardından askerler sessiz sakin oradan uzaklaştılar. İstikamet Flanks gizli askeri üssüydü.

Yavuz odasında televizyon izliyordu. Bir haber kanalında gökyüzünden düşen cisimlerin görüntüsü vardı. Spiker “Bu uzaylı dostlarımızın bize araştırmamız için gönderdikleri altı gri kürenin zamanda kapı açma, solucan deliği oluşturma ve bir tür insan sağlığına yarayan küreler olduğu anlaşıldı. Çumra halkına geçmiş olsun diliyoruz.” Dedi.

O an Yavuz’un odasının kapsı tıklatıldı. Yavuz “Gel.” Dedi. İçeriye annesi girdi.

Annesi “Oğlum baban geldi. Yemek te hazır. Hadi gel.”

Yavuz yemeğe geçmeye istekli değildi. “Şu haberi izleyeyim hemen geliyorum.”

Annesi “Oğlum mutfakta da televizyon var. Açar bakarsın.”

Yavuz “Off bir rahat yok. Tıpkı siz de uzaylılar gibi trollüyorsunuz.” Diye çıkıştı.

Yemek masasındaydılar. Mevlut “Oğlum Yavuz anlat bakalım. Televizyonda ne haber var?”

Yavuz “Televizyonu açınca öğreniriz.” Yavuz televizyonu açtı. O an Mevlut’un cep telefonu çaldı.

Mevlut cihazını eline aldı açtı. “Buyurun komutanım. Sizi dinliyorum.” Dedi.

Komutanın sesi duyuluyordu. İlgi ile Yavuz kulak kabarttı. Televizyonun sesini de kıstı.

Komutan “Saat on altı da uzayda dünyamıza doğru, boyutları uydumuz ay kadar büyük iki, cismin yaklaştığını tespit ettik. Duyumlarımıza göre Hindistan yetkilileri onlarla temasa geçmiş. Hindular uzaylıların dost canlısı olduğunu ama yapacakları, gelişmeler için bizlerin sığınaklara girmemizin doğru bir davranış olacağını söylüyorlar.”

Mevlut “Gelişmeler için soruyorum komutanım. Sığınaklara ne zaman girmemiz gerekiyor?”

Komutan “Televizyon kanallarında bütün detaylar veriliyor. Uzaylıların amacı biz dünyalılara yardım etmeye geldikleri yönünde. Bir yıldızın infilak ettiğini ve bunun için dünyayı o yıldızdan ulaşacak emerti dalgasından korumaya çalışacakları söyleniyor.” Dedi ekledi. “Emerti dalgası biliyorsun biz, dünyalıların oluşturduğu solucan deliklerine zarar verebilen yegane etkili dalga.”

Mevlut “Tavsiyelerini yerine getireceğim komutanım.” Dedi. Komutanla görüşmeyi bitirdi.

Mevlut “Oğlum televizyonun sesini açabilirsin.” Dedi ekledi. “Şu emerti dalgasının detaylarını öğrenelim bakalım.”

Haber spikeri konuşuyordu. “Bugün on dokuzda tüm vatandaşlarımızın sığınaklarına girmesini tavsiye ediyoruz. Bir emerti dalgasına yakalanmak az ise de bunu dikkate almanızı öneririz.”

Tam bu anda Mevlut’un cep cihazı yeniden çaldı. Arayan subay Akif’ti. “Mevlut duydun mu. Bu emerti dalgasından kurtulmak için uzaylılar bizden bir mahkum istemiş. O mahkumu moleküllerine ayırıp ortaya çıkan enerji ile dünyaya kalkan yapacaklarmış.” Dedi Akif.

Mevlut “Bu yöntemi ben bir dergide okumuştum. Moleküllerine ayrılan insan kullanım bitince tekrar, moleküller birleşip eski haline geliyormuş.”

Akif “Şu bizim kürelerin ne işe yaradığını bulduk. Uzaylılar bu küreleri dünyanın bütün şehirlerine düşürmüşler. Kürelerin amacı dünyaya yapılacak kalkan ile emilemeyen emerti dalgalarını bu küreler emecekmiş. Kürelerin içine biriken enerji uzaya bırakılıp salınacakmış.”

Mevlut “Ben öyle zannetmiyorum. Duyduğun haber bence yalan. O küreler dünyaya ulaşan zararlı enerjiden dolayı ölecek insanların, molekül ışımasını seyretmeye çalışan şu, seyirci uzaylıların işi. Bu haber aldatmacadan başka bir şey değil. Buna ben paparazzi yapanların işi diyorum. Uzaylılar canlı canlı biz insanlar ölürken bizi, seyretmek için seyir biletlerine ödeyecek, değerleri için bir sürü sebepleri var. Biz paralardan anlıyoruz. Ama uzaylıların paraya karşılık daha normal değerleri var. Şu uzaylılar ne vahşiler. Bir bilsen. Önce bizi öldürüyorlar. Sonra bize bunu imrendiriyorlar.” Dedi ekledi. “Onlar ölüme bilet alanlar.”

Tuna M. Yaşar




Bu ileti elvistuna tarafından 15-03-2019 - 18:03 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 14-03-2019 - 23:54
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 22-08-2019 - 05:42