iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

2 Sayfa V  < 1 2  
Reply to this topicStart new topic
> NUSAYRILER, ARAP ALEVİLERİ
Macide
mesaj 09-07-2009 - 19:07
İleti #23





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Iyide niye sakliyoruz, en iyi ve güzel olan gerçegi. ( Daha dogrusu kimden sakliyorsunuz).

"Ilahigerçek" ayip degil, kiskanilacak birsey degil, para degil pul degil.

Belkide hepimizi (SALVATRICE) kurtaracak yolun kapisi, bizde ilahi nur'a yedigök yildizlara, ana kaynaga ve nihayetinde vahded-i vucuda erisebilmemizi saglayan, BÂB (kapi) ama birileri (Ki varsa bu kapi) anahtari elinde tutmus, seçerim seni karpuz gibi begenirsem, gösteririm kilidi, becerirsen alirsin anahtari, dirayet edersen açarsin kapiyi diyor. Yani, ve yani...

Bu ileti Macide tarafından 09-07-2009 - 19:08 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 09-07-2009 - 19:07
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
dentali
mesaj 09-07-2009 - 20:33
İleti #24





Grup: FoRuM YöNeTiCiSi
İleti: 1,194
Katılım: 10-06-2007 - 14:01
Nereden: iskenderun
Üye No: 1,310
isim: Ali
meslek: xxxx
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ....





Ama bu inancı en çekici yapan üzerinde bir mücevher gibi tasidigi esraridir. ( Bu da benden)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 09-07-2009 - 20:40
İleti #25





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



QUOTE(dentali @ 09-07-2009 - 19:33 ) *
Ama bu inancı en çekici yapan üzerinde bir mücevher gibi tasidigi esraridir. ( Bu da benden)


Kabul
ve Manzur



Su ana kadar yapilmis her türlü istenç disi nezaketsiz yorum ve alintilar için bütün Nusayrilerden Ho$görü bekliyor ve Sürçü Lisan ettiysek affola diyorum.

Esen kalin

Yahu su gurbet illerde bir Hersi olsak da yesek. bide Mutebli, bide kibbe, bide kâke.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
hatay64
mesaj 09-07-2009 - 20:46
İleti #26





Grup: aktif üye
İleti: 43
Katılım: 06-03-2009 - 15:56
Nereden: Kamu görevlisi
Üye No: 4,405
isim: hatay64
meslek: Memur



QUOTE(Macide @ 09-07-2009 - 19:40 ) *
Kabul
ve Manzur

Su ana kadar yapilmis her türlü istenç disi nezaketsiz yorum ve alintilar için bütün Nusayrilerden Ho$görü bekliyor ve Sürçü Lisan ettiysek affola diyorum.

Esen kalin

Yahu su gurbet illerde bir Hersi olsak da yesek. bide Mutebli, bide kibbe, bide kâke.



sayin macide hanim,
sizi evimde agirlamaktan, hrise, mtebble, kibbe ve ka3ke gibi yöremize has yemekler sunmaktan gurur duyarim

saygilar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Doğan Günay
mesaj 09-07-2009 - 21:47
İleti #27





Grup: üye
İleti: 159
Katılım: 12-05-2009 - 11:37
Üye No: 4,605



Agnostizmi benimseyen bir birey olarak; her inanca saygımdan dolayı konu benim için tartışma dışıdır.
Onun için şu şöyledir, bu böyledir, yok hayır, o öyle değildir gibi yorumlarda bulunmayacağım.Konu dallı budaklıdır.
Yukarıda yazılanları okuyunca dur bir daha bakalım dedim."Din" kelimesini google kutucuğuna yazdım.Bildik tanımlamalar, açıklamalar arasında sörf yaparken rastladığım bir makale bana "pes...olursa bu kadar olur "dedirtti.
Beyefendi Nükleer bilimle uğraşıyor.Profesör payesine sahip.Makalesinin son cümleleri şöyle:

"“Anadolu Alevîliği'nin müfrid Sebeiyye ucu da, Fanatik Nükleer Enerji Karşıtları da, Masonluk da ve Kemalizm de dine has tezâhürler arz etmektedirler. Bunların dördünün de, şirkden korunmanın İslâmın ilk şartı olması hasebiyle, Türkiye'de halkın çoğunluğunun rencîde etmekte olduğu ise göz ardı edilmemesi gereken sosyal ve psikolojik bir olgudur. Bu tepki ise tahammülsüzlüğe, nifâka ve hattâ cidâle yol açmaktadır.”
“…..Toplum sulhu açısından Sebeiyye, Masonluk, Fanatik Nükleeer Enerji Karşıtları'nın da ve Kemalizm'in de yüksek yargı organlarınca otantik birer din olarak tesbit ve tescil edilmesi, şimdilik mizahî görünse bile, kanaatimce isâbetli olacaktır.”

Sebeiyye nedir bilmiyorum.Mason değilim.Fanatik bir Nükleer enerji karşıtı da değilim.Ama Kemalist'im.
Yani ikinci bir dinim varmış da bilmiyor muşum?
Ya rabbi...sen aklıma mukayyet ol.



Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 09-07-2009 - 22:44
İleti #28





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis





Dogan bey,


Bu profesörü destekleyecek çok degerli bir Arjantino- Fransiz Filozof var. Bende bu filozofun genç yasina ragmen hayranlarindan biriyim.

Bahsedecegim kisi Sayin Michel Ofray'dir ve Bioethik çerçevesi içerisinde koparilan âhlakçi ve düzenleyicilik isteyen üç büyük tek tanrili dinin ögretilerini zamanimizda uygulayan anlayisin ne denli insan dogasina aykiri ve nedenli insanin öz benligine aykiri oldugunu gösterir. " traité de athéologie" 'de (Dinsizlik ahdi) diye çevirebilecegimiz kitabinda, insanin nasil günümüzde hemen hemen her akimda konformist bir dini ögretinin akim suyunda gittigini ve kendi vucudumuz ve istençlerimizle barisik olamadigimizi detayli ve hatta sairane bir dille anlatir. Bu çerçeveden baktigimizda Kemalizm de bir dindir ve hatta agnostik ler de genel ahlâk anlayislariyla, diger, Deist ve Gnostik lerden farkli degillerdir. Belki sizin nükler fizik profesörüde Michel Onfray okuyor.

Bende herkese tavsiye ederim.


Esen kalin

macide

Ps: Bende herseye maydonoz olmaya basladim
Go to the top of the page
 
+Quote Post
cancan97
mesaj 10-07-2009 - 00:17
İleti #29





Grup: aktif üye
İleti: 156
Katılım: 18-06-2008 - 11:02
Üye No: 3,371
isim: cancan97



Alevilikte (nusayrilikte) diğer mezheplere göre farklılıklar var.Gözlemlerime göre alevilikte namaz 1,5-2 saat sürer.Ama asıl namaz normalde 10 dakika sürer.Babama bunun neden böyle olduğunu sordum.Oda bana Allahımız önce bu bizim kıldığımız namazı insanlara sundu.Ama çok uzun olduğundan kimi namaz kıldı kimide kılmadı.İnsanlara daha özendirici olsun diye namazı kısaltmış ve şimdiki şeklini insanlara emretmiştir.Ama aleviler hala o eski namazı kılmakta....Yani 1,5-2 saat süren namazı hala kılmakta bu nu sürdürmektedir.Bunu sizlerele paylaşmak istedim.
Aleviliğin aslında çok güzel bir mezhep olduğunu herkes bilmeli....selamlar...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
dentali
mesaj 10-07-2009 - 09:31
İleti #30





Grup: FoRuM YöNeTiCiSi
İleti: 1,194
Katılım: 10-06-2007 - 14:01
Nereden: iskenderun
Üye No: 1,310
isim: Ali
meslek: xxxx
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ....



QUOTE(cancan97 @ 10-07-2009 - 00:17 ) *
............Aleviliğin aslında çok güzel bir mezhep olduğunu herkes bilmeli....selamlar...


Her inanç, inancın sahibiyle güzeldir,
sahibine göre de güzeldir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
dentali
mesaj 10-07-2009 - 09:50
İleti #31





Grup: FoRuM YöNeTiCiSi
İleti: 1,194
Katılım: 10-06-2007 - 14:01
Nereden: iskenderun
Üye No: 1,310
isim: Ali
meslek: xxxx
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ....



QUOTE(Doğan Günay @ 09-07-2009 - 21:47 ) *
................
"“Anadolu Alevîliği'nin müfrid Sebeiyye ucu da, Fanatik Nükleer Enerji Karşıtları da, Masonluk da ve Kemalizm de dine has tezâhürler arz etmektedirler. Bunların dördünün de, şirkden korunmanın İslâmın ilk şartı olması hasebiyle, Türkiye'de halkın çoğunluğunun rencîde etmekte olduğu ise göz ardı edilmemesi gereken sosyal ve psikolojik bir olgudur. Bu tepki ise tahammülsüzlüğe, nifâka ve hattâ cidâle yol açmaktadır.”
“…..Toplum sulhu açısından Sebeiyye, Masonluk, Fanatik Nükleeer Enerji Karşıtları'nın da ve Kemalizm'in de yüksek yargı organlarınca otantik birer din olarak tesbit ve tescil edilmesi, şimdilik mizahî görünse bile, kanaatimce isâbetli olacaktır.”

Sebeiyye nedir bilmiyorum.Mason değilim.Fanatik bir Nükleer enerji karşıtı da değilim.Ama Kemalist'im.
Yani ikinci bir dinim varmış da bilmiyor muşum?
Ya rabbi...sen aklıma mukayyet ol.


Şirkten kendini korumuş, dini bütün bilim adamlarına ihtiyacımız var. Latince yoğunluklu çoğu kişinin anlamakta zorlandığı bilimsel makaleler yerine bu insanlarımızdan Arapça yoğunluklu (müfrid, tezahür, haseb, nifak, cidal, sulh...)halkımızın çoğunun alim olduğu din konularının da bilimsel makalelere' serpiştirilmesiyle makalenin anlama katsayısının arttırılmasına sebep oluyorlar.

Müfrid le ne demek istendiğini anlayamadım, hakaret etmek istendiği kesin de tutturulamamış.
Ama şu bilim adamımızın yaklaşımı bile bazı inançların neden kendilerini sakladığını yeterince izah ediyor.
"Türkiye'de halkın çoğunluğunu rencîde etmekte " ???????
Go to the top of the page
 
+Quote Post
cancan97
mesaj 10-07-2009 - 10:09
İleti #32





Grup: aktif üye
İleti: 156
Katılım: 18-06-2008 - 11:02
Üye No: 3,371
isim: cancan97



QUOTE(dentali @ 10-07-2009 - 09:31 ) *
Her inanç, inancın sahibiyle güzeldir,
sahibine göre de güzeldir.

Haklısınız.Bencede....
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Doğan Günay
mesaj 10-07-2009 - 10:15
İleti #33





Grup: üye
İleti: 159
Katılım: 12-05-2009 - 11:37
Üye No: 4,605



QUOTE(dentali @ 10-07-2009 - 09:31 ) *
Her inanç, inancın sahibiyle güzeldir,
sahibine göre de güzeldir.


İşte günün sözü.Konuyu noktalayacak bir son söz...
Tereddütsüz imzalıyorum.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 10-07-2009 - 19:53
İleti #34





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



QUOTE
"“Anadolu Alevîliği'nin müfrid Sebeiyye ucu da, Fanatik Nükleer Enerji Karşıtları da, Masonluk da ve Kemalizm de dine has tezâhürler arz etmektedirler. Bunların dördünün de, şirkden korunmanın İslâmın ilk şartı olması hasebiyle, Türkiye'de halkın çoğunluğunun rencîde etmekte olduğu ise göz ardı edilmemesi gereken sosyal ve psikolojik bir olgudur. Bu tepki ise tahammülsüzlüğe, nifâka ve hattâ cidâle yol açmaktadır.”
“…..Toplum sulhu açısından Sebeiyye, Masonluk, Fanatik Nükleeer Enerji Karşıtları'nın da ve Kemalizm'in de yüksek yargı organlarınca otantik birer din olarak tesbit ve tescil edilmesi, şimdilik mizahî görünse bile, kanaatimce isâbetli olacaktır.


Tercüme: yani bunca zor degilki.
Anadolu alevîligi'nin asiri ve (Rab'a) e$ ve ortak tutucu ucu da, Fanatik nükleer Enerji Karsitlarida, Masonluk da ve Kemalizm de dine has benzertiler (çikislar, özellikler, emareler) sunmaktadirlar. Bunlarin, dördününde (Rab'a) es ve ortak kosmaktan korunmasi Islâmin ilk sarti Kendine has özelligi olmasiyla, Türkiye'de halkin çogunlugunun rencîde etmekte oldugu ise göz ardi edilmemesi gereken sosyal ve pskolojik bir olgudur. Bu tepki ise tahammülsüzlüge, nifâka ve hatta Agiz kavgasina (çekismeye) yol açmaktadir. (*)

".... Toplum sulhu açisindan Sebeiyye ( Hz Aliy 'i tanri gören firka), Masonluk ( Hisam 'in kurdugu gizlu ahilik), Fanatik Nükleer Enerji Karsitlari'nin (Bazi ahlâk degerleri dinle tamamne bagsadir), da ve Kemalizm'in ( Burdada Onfray'a göre dinsel ahlâk vardir) de Yüksek yargi organlarinca otantik birer din olarak tespit ve tescil edilmesi, simdilik mizahî görünse bile, kanaatimce isâbetli olacaktir."



Bu söylemle kisi sosyal huzur için daha önce din sayilmayan, ve inançlarinin, din gibi görülmedigi gruplarin, yasal olarak bu kapsam altina alinmasinin, kime ne zarari olabilir. Burada arzu edilen "Medine sözlesmesinin" tekrar hayata geçrilmek istenmesidir. Yok bu "Sözlesmeye" salt 622 yilinda imzalandi diye karsi çikmaksa amacimiz; bence o vakit sorgulamaliyiz kendimizi niye halen bize eski misirdan kalan evlilik sözlesmesini bütün dünyaca kullaniyoruz. Yok bu yukarda sayilanlar "Din" degildir derseniz; bilmemiz lâzim neyi "din" çerçevesinde görmeliyiz. Aslinda bu grubu daha da genisletip Ateistleri, Atese tapanlari, yezidîleri ve daha benim aklima gelmeyen töz ( ögreti sahibi) inançlarida katmaliyiz. Belki yapilacak bu tip bir reform, herkese, tartismali ama muhakkak geçici bir ortam dogsa dahi, yanindaki inanci da kabul etme, yada en azindan onunda inanç olarak varligini teyyid etme sansini buluruz.

Yakin bir gelecekte, doga ve hayvan dostlarinin, tinsel bir olusuma girecegini simdiden, bir çok sosyolog beklerken, niye biz öteki inançlari, inançdegildir, zindikliktir, yok bilimseldir, yok ebedi gerçektir, yok olmazsa olmazdir diye dayattiralim ki. Sonuçta, insanlari kendilerini adlettikleri gibi benimsemek onlari hak ettikleri taninabilirliklerini toplumca teyyit etmek sadece sosyal barisa katkida bulunur. Ama bu demek degildir kavram kargasasina düselim.

Esen Kalin

macide

Ps: Ben ne Ali bey'in ne de Dogan bey'in anladigini, anladim bu söylemde.
( *Bu bir tespimidir yoksa bir tanimidir (Diagnostik), günlük durumu açiklayici )


Bu ileti Macide tarafından 10-07-2009 - 20:00 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
dentali
mesaj 11-07-2009 - 09:07
İleti #35





Grup: FoRuM YöNeTiCiSi
İleti: 1,194
Katılım: 10-06-2007 - 14:01
Nereden: iskenderun
Üye No: 1,310
isim: Ali
meslek: xxxx
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ....



"Anadolu Alevîliği'nin müfrid Sebeiyye ucu da"

"müfrid" ferd kelimesinden türemiş, tek kalan anlamındadır.
Sizin belirttiğiniz anlamda da alınabilmesi için "müfrit" şeklinde kullanılması gerekiyordu....

Anadolu Aleviliğinin aşırı ucu? Genelde Şianın aşırı ucu denirdi. Bu deniliş şekli, Anadolu aleviliğinde kendilerince uçta olmayanları paklamak amaçlı olduğunu düşünüyorum. Bir not, Anadolu aleviliğinin ucu değil, tümü kendilerince aşırı, sapkın saydıkları inanışlara sahiptirler. Aşırılık, sapkınlık neye göredir? Bir taraf kendilerini doğru saydığı zaman, ötekini kendi doğrularından çıktığı için sapkın diye adlandırırlar. O zaman Aleviler de kendi yollarından olmadığı için diğer inanışların hepsini sapkın adlandıracaklardır. Peki bu yazı sahibinin sahip olduğu inanışına bir alevi tarafından sapkın, yoldan çıkmış diye bir yorum getirdiğinde, kabul edecek mi?

Sebeiyye var olan bir fırka değildir, sadece alevilerin inanışlarını "sapkın" göstermek için tarihte varlığı şüpheli olan, yahudi olduğu söylenen"Abdullah bin Sebe" şahsiyeti oluşturulmuş. Alevi inanışlarının tümünün kaynağını islam dininden olmadığını göstermek, ehlibeytle olan bağlantılarını kesmek için kaynak olarak bu oluşturulan şahsiyet ve fırkası gösterilmiştir. Kemalizmi bir din olarak düşündürmeye sevketmek de artniyet göstergesidir. Sebeiyye oyununun bir benzeridr. Kendileriyle devamlı çatışan bu siyasi akımın, halka, islam dininden çıkmış, islam dinine düşman şeklinde gösterebilmek, bu şekilde olduğunu, daha kolay inandırabilmek için ayrı bir din olarak ele alınma isteği bulunmaktadır.

Bir kelimenin kavram aralığını genişletirsek, o kelimeye yarar mı sağlıyoruz, yoksa kavram genişliğiyle esasındaki anlamından uzaklaştırmaya mı neden oluruz?

Macide hanım, neyi ele almaya çalışıyoruz? Toplum tarafından zaten din olarak bilinen (yezidilik, ateşe tapma)leri devletin de kabul etmesi mi? Yoksa toplum tarafından siyasi görüş, sosyal faaliyet, sosyal girişim şeklinde adlandırılan tüm akımları da din kapsamı alanına alınması mı?

Günümüzdeki haliyle, dinlerden bazılarına(sunnilik) katkı sağlayan bir devletten, ya hiç bir dine, mezhebe karışmaması ya da sorumlu olduğu insanlar arasından mensubu bulunan tüm dinlere, mezheplere eşit mesafede durması beklenir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 11-07-2009 - 11:40
İleti #36





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis




QUOTE
Anadolu Aleviliğinin aşırı ucu? Genelde Şianın aşırı ucu denirdi. Bu deniliş şekli, Anadolu aleviliğinde kendilerince uçta olmayanları paklamak amaçlı olduğunu düşünüyorum. Bir not, Anadolu aleviliğinin ucu değil, tümü kendilerince aşırı, sapkın saydıkları inanışlara sahiptirler. Aşırılık, sapkınlık neye göredir? Bir taraf kendilerini doğru saydığı zaman, ötekini kendi doğrularından çıktığı için sapkın diye adlandırırlar. O zaman Aleviler de kendi yollarından olmadığı için diğer inanışların hepsini sapkın adlandıracaklardır. Peki bu yazı sahibinin sahip olduğu inanışına bir alevi tarafından sapkın, yoldan çıkmış diye bir yorum getirdiğinde, kabul edecek mi?


Bu yukaridaki açiklamaniz dahi salt "Yüce yargi" organlarica "Otantik" Din kabul edilirse, nasil "Hiristiyanliga" lafi yoksa o genel bilgisiz avamin buradada sözü olmaz ne "Alevilige" ne de bu cografyada olan baska bir inanca.

QUOTE
Sebeiyye var olan bir fırka değildir, sadece alevilerin inanışlarını "sapkın" göstermek için tarihte varlığı şüpheli olan, yahudi olduğu söylenen"Abdullah bin Sebe" şahsiyeti oluşturulmuş. Alevi inanışlarının tümünün kaynağını islam dininden olmadığını göstermek, ehlibeytle olan bağlantılarını kesmek için kaynak olarak bu oluşturulan şahsiyet ve fırkası gösterilmiştir. Kemalizmi bir din olarak düşündürmeye sevketmek de artniyet göstergesidir. Sebeiyye oyununun bir benzeridr. Kendileriyle devamlı çatışan bu siyasi akımın, halka, islam dininden çıkmış, islam dinine düşman şeklinde gösterebilmek, bu şekilde olduğunu, daha kolay inandırabilmek için ayrı bir din olarak ele alınma isteği bulunmaktadır.



Sonuçta istedigimiz kadar bir inanca disardan yafta yapisatirmaya kalkanlarla ugrasalim, herzaman çamur atanlar olacaktir. Zira "Yahudilik" bildigimiz en eski "HAK" dini olmasina ragmen, avam tarafindan dogru, yanlis demeden taslanir.

Kemalizm ve buna benzer bütün akim ve yollar ne yazikki belli bir "Töz" e sahip oldugu için bence (Sahsi ve göreceli) bir yürek imanini gerektirdigi için "Din" dir ve $ayet yanlis düsünmüyorsam, Sunni Islâm'a yeni reformlar getirmistir. Yaptigi yeni reformlarla Sunni Islâmi ortaçag gelneklerinden çikarip moderlestirmek istemistir. Sanirim (çekinceli olarak) Sunni Islâmi, gerçek anlamda devlet dini yapmayi Osmanlidan daha iyi becermistir.

QUOTE
Bir kelimenin kavram aralığını genişletirsek, o kelimeye yarar mı sağlıyoruz, yoksa kavram genişliğiyle esasındaki anlamından uzaklaştırmaya mı neden oluruz?

Yorum yok...

QUOTE
Toplum tarafından zaten din olarak bilinen (yezidilik, ateşe tapma)leri devletin de kabul etmesi mi? Yoksa toplum tarafından siyasi görüş, sosyal faaliyet, sosyal girişim şeklinde adlandırılan tüm akımları da din kapsamı alanına alınması mı?


Bence, sayet dogru anladiysam, niyet, bu tip haksiz olarak "zindiklik" yaftasi yiyen her inancin, bir sekilde "Yüce Yargi" (Kim bu Organ ??) tarafindan en azindan resmen taninmasinin sosyal huzura katkida bulunacagi düsünülmüstür gibime geliyor.

QUOTE
Günümüzdeki haliyle, dinlerden bazılarına(sunnilik) katkı sağlayan bir devletten, ya hiç bir dine, mezhebe karışmaması ya da sorumlu olduğu insanlar arasından mensubu bulunan tüm dinlere, mezheplere eşit mesafede durması beklenir.


Iste sanirim en önemli noktada bu. Sivil Idare'nin bütün dinlere ve inanç akimlarina belli mesefade durabilmesi, zaten bunu basara bilseydik, bir sürü gereksiz, tarismaya ve çekismeye uzak kalirdik. Gönül isterdiki herkesin inanci gerçek anlamda güven garantisinde olsun, ancak tarihimiz , ve günümüz de yasadiklarimiz bunu karsiliyamiyor ne yazikki.

Esen kalin

macide

Go to the top of the page
 
+Quote Post
dentali
mesaj 12-07-2009 - 02:25
İleti #37





Grup: FoRuM YöNeTiCiSi
İleti: 1,194
Katılım: 10-06-2007 - 14:01
Nereden: iskenderun
Üye No: 1,310
isim: Ali
meslek: xxxx
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ....



Nusayrilik ya da alevilik ayrı din olarak devlet tarafından ele alındığında islam dininden farklı bir din olduğu devlet tarafından dayatılmış olur ki, bunu bir çok alevi kabul etmez.

Çözüm yolu, devletin dinleri belirlemesi değil, inanışlarda bulunan diğer inanışları kabul etmemeye yönelik karşıtlığı içerici ifadelerin ayıklanmasıdır. Bu da mümkün değildir, çünkü çoğu inanış kendisini doğru başkasını yanlış, başkasını sapkın görmesiyle gelişme ortamı yakalamıştır.

Kemalizm ya da diğer düşünsel akımları din olarak görmemiz mümkün değildir. Her sosyal düzeni sağlama ile ilgili akımlarda, kendi akımlarının uygulanmasıyla kusursuz bir sosyal düzen oluşumu olacağına inanılır. Tepeden ya anlatım yoluyla yada güç kullanarak baskı yoluyla topluma uygulama yoluna gidilir. Dinler ölüm sonrası yaşam ve mutluluk sağlama adına metafizik kavramlar üzerine yoğunlaşırken, kemalizm gibi akımlar yaşam sonrası değil yaşam esnasında insanların toplum içindeki ilişkilerinde dayattıkları düzen oluşumuyla ilgili kurallara uyulmasını sağlatarak sorunsuz bir sosyal yaşam alanı oluşturulması hedeflenir. Din ile din sayılmayan siyasi olarak ele alınan akımlardaki farklılık, dinin sosyal düzeni sağlamanın yanında ölümden sonra mutlu bir yaşam vaadidir. Toplum düzeniyle ilgili siyasi akımlarda ölümden sonra yaşamla ilgilenilmez. Din ve siyasi akımların kabul ettirilebilmesi için elbette bunu sunanların bu davalarına iman, başka deyişle kalpten inanmaları gerekir. Din sunucularının sahip oldukları inancın kaynağı ile, en iyi sosyal düzene yön verecek ilacın kendilerinde iddia eden akım sahiplerinin inanç kaynağı aynı değildir. Din sahiplerinde doğru veya yanlış analitik elekten geçirilmeden dinde ait olan her şeye tereddütsüz olduğu gibi inanılır. Dinsel olmayan akımlarda ise tüm elde edilmiş veriler mantık süzgecinden geçilmiş, en ince ayrıntısına kadar hesaplanmıştır. Bu hesaplar neticesinde toplumda akıma ait kurallar silsilelerinin uygulanmasıyla başarıya ulaşılacağına inanılır. İnancın içerdiği her olguya bu dinseldir gözüyle bakmak, din kavramının içeriğini genişleterek, esasında öz içeriğinin yok edilmesine neden olunur.

Yazıda kemalistlerin, nükleer karşıtlarının din kapsamı içine alınması ile ilgili bölümü iyi niyetle anlayıp inanışlara saygıyı getirme amacı güdüldüğünü görmenize nedenin ne olduğunu ben hala kavramış değilim. Din kabul edilen ama baskın inanış sahipleri tarafından dışlanan hor görünen yezidilik, zerdüştlük gibi benzeri dinlere ifadelerinde yer verse iyi niyetli yaklaşım olduğuna ben de inanacaktım. Ayrıca dinlerin belirlenmesini yargı nasıl sağlar?
Tartıştığımız satırlarda ele alınan alevilik de kendi başına alınmamış polemik yaratacak uzantı eklemeleriyle ele alınmış. Kemalistler, aleviler, nükleer karşıtları şirk koşmuş dinler olarak tescil edilmesi iç barışı sağlamasına neden olacak? İç ifadeyle anlatılmak istenen, inanışa ait belli şablonları bu sayılanlara yükletip yüce yargı!! tarafından da bir daha kendileri tarafından bile değiştirilemiyecek şekilde tescil de ettirip halkın çoğunluğu tarafından hoş karşılanmayan şekliyle halkın arasına sunarsak daha kolay hedef haline getirip bu tehlikeli oluşumların yok oluşunu kolaylaştırırız.

Kemalistlerin sunnilik üzerine reformlar yapmaya çalışması ile kemalistleri din akımı içinde gösterme yaklaşımı da hatalı. Sunnilik üzerine reformlar yapma amacı diğer inanışlara zarar veren, laikliğin yerleşmesini zorlaştıran bağnazlığı getiren sunnilikte inanışın kaynağından olmayan kısımları çıkarmaya çalışmaktır. Bu yapılan kemalistler aracılığıyla değil ki, yapmaya çalışanlar sunniliğin bağnaz içeriklerinden rahatsız olan hem çağdaş olup hem de o inancı sahiplenenlerdir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 12-07-2009 - 12:58
İleti #38





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Sayin, Dentali,


Alevilik, ve dogal uzantisi Nusayrilik, hakkindaki tahlilinize katiliyorum. Her ne kadar alevilik, Muhammede'in ölümünün ardindan Sunnî Islâm la anlasmazliklara düsmüs isede. Bugün itibariyle halen sunnî islâm tarafindan "zindikliktir". Ancak bu yalniz Islâm a ait bir hal degil. Zira Protestan Hiristiyanlik halen Katolik ler tarafindan dinden sapma gibi görülmesinin yaninda Son Papa Ratsinger de tek cennetlik dîn'in kotoliklik oldugunu resmen ilat etti. Arti "Kayra" yahudileri, halen yahudi sayilmazlar. Yani örnek çok. Ayrica Türk unsurlari tasiyan Sunni Islâm yasak olmasina ragmen Mezar kazip herbirine bir "BALABAN" diker Bilge Kaan gibi,ki Wahbisme iste bunlarada karsi simdi.

Ancak sizinde sorguladiginiz gibi "Yüksek Yargi" derken bu fizik profesörü neyi kast etti. Sayet Islâm fikihindan gelmis sir $üra'nin genele yapacagi bir Fetva miydi istenen, yoksa Cumhuriyet Mahkemelerinin yapacagi bir ilammi. Yada ortak toplanacak bir karar mekanizmasimiydi ????? ( Bende onu sorguluyorum).

Fakat Kemalizm konusunda idiasiz daha çok sezinlemeye dayali tahlilim olacak. Bence Kemalizm tipki Islâmda oldugu gibi, gündelik hayatimizi islâmi geleneklere karsi getirdigi ama o "erdem" bazini reddetmeden yeniden çagin ihtiyaçlarina göre düzenler. Ve Ayrica Töz * sahibi kemalizm, her türlü "hedoismi" reddeder ve "DEVLET" e kayitsiz (Devlet teki hizmetliye degil) bir baglilik ister. Ve siarinda "Ilel ebet payidar" kalacaktir deyip siyasi söylemi, ilahilestirir. (*** Bu benim sahsi ve izafi tahlilim) Zaten butip siyasi akimlar, Inanç ve iman ikililisine üçüncü ayak (Sine-quoi-non) konseptüel kisilik olarakta bir lider sunarlar. (Burada talihsizce Mustafa Kemal olmustur kendisine ragmen).Bunun nedeni ise, yaptigi reformlarla sunni islamin geri çag disi kalmis görüntüsünü yenileyip. "Ruhi ve Ilahi" gerçeklerine dokunmamasidir. Arti "Mustafa Kemal" ( tam olarak anlayamadigim) camii de kendi adina (hutbe) indirmemistir kendindan önceki "Han" lar gibi ama, o camilerde kimin, hangi dilde "EZAN" okuyacagina karar verebilme erkine sahip tek "HAN" olmustur. Ortodoks hiristiyanliktan böyle bir talebi oldumu kemalistlerin, yada baska bir mezhepten ???

Gelelim, Devlet'in her bir bireyine sagliyacagi inanç ve fikir özgürlügüne, her nekadar kemalistler bunun yaninda görünmüs olsalar dahi bence Cumhuriyet tarihi boyunca hep kuskuyla bakmislardir kendilerinden olmayanlara. Ayrica baskicida olmuslardir; hiç birimiz bunu inkar edemeyiz. Haa desek konjöktür bunu gerektirdi ((ben birsey demiyorum)). Tabiiki Alevilik, Cumhuriyet için baslangiçta bir tehdit olusturmuyordu. Zira yapilan reformlarda Alevi inanç ve gelenekleri (Bence kaale alinmamistir) tehlike olarak görülmemesinin yanida bilakis karsi arti güç tür. Kemalistler asil savasi erki elinde tutan Sunni islâma karsi onu reform ederek vermislerdir. (Gene benim tahlilim).Bu hikaye uzar gider...

Belki yeni bir yapilanma*** hani her bireyin yeni bir anlasmayla baglanacagi ve kendi iradesiyle seçebilecegi bir "Devlet" anlayisina kadar bütün bu söylemler Mizah gibi kalacaktir.

Sirk yada zindik ne farkeder Ali bey, sonuçta insanlar kendinden olmayani " Tanrinin ilk cezasi gibi (Tecrit) gibi" itelerler öteye. Muhim olan öteye itilen tek kisi dahi olsa, birakin 20-25 milyonluk bir cemaati,genel ahlakin bunoktada ister "devlet iradesiyle" ister özel "kolluk kuvvetleriyle" güvenligi ve özgür iradeyi koruyabilmesidir. Iste bu noktada hepimiz daha iyi bir yönetimi arzuluyoruz. Belki bu bizim "DEVLET" anlayisimizi degistirecek noktadir.

( * Gene sürç-i lisan ettiysek afola diyorum)






Töz: "Niteliklerin yalnız başkalarına var olmakta devam etmelerini kavrıyamıyoruz. Zorunlu olarak bunlara destek olan başka bir şeyin var olması gerektiğini düşünüyoruz. Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz." John Lock.

Bu ileti Macide tarafından 12-07-2009 - 13:05 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 13-07-2009 - 19:57
İleti #39





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis




Nette buldugum bir ibret alinasi bir konusma:

http://www.youtube.com/watch?v=vlw08aa6phy
Go to the top of the page
 
+Quote Post
loft
mesaj 15-07-2009 - 14:24
İleti #40





Grup: üye
İleti: 116
Katılım: 09-06-2008 - 12:18
Üye No: 3,326
isim: cNk
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: barbaros



QUOTE(Macide @ 13-07-2009 - 19:57 ) *
Nette buldugum bir ibret alinasi bir konusma:

http://www.youtube.com/watch?v=vlw08aa6phy


video yok.kaldırılmış galiba.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 16-07-2009 - 15:33
İleti #41





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



QUOTE(loft @ 15-07-2009 - 13:24 ) *
video yok.kaldırılmış galiba.



Evet kaldirmislar videoyu
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Doğan Günay
mesaj 17-07-2009 - 14:37
İleti #42





Grup: üye
İleti: 159
Katılım: 12-05-2009 - 11:37
Üye No: 4,605



QUOTE
Kemalizm ve buna benzer bütün akim ve yollar ne yazikki belli bir "Töz" e sahip oldugu için bence (Sahsi ve göreceli) bir yürek imanini gerektirdigi için "Din" dir


Macide Hanım,

Bu konu, "Küçüğüm" öykücüğünden daha önemli. Ben bu konuya tekrar dönüyorum.

Biliyorsunuz. Her inanç (din, mezhep v.s) sahibinin genellikle kendinden olmayanı ne yazık ki yok sayma gibi bir eğiliminin olduğunu, hatta küçümsediği ve de hatta sapkınlıkla suçladığı gerçeğini göz ardı edemeyiz. Konuya bu pencereden baktığımızda aklımdan geçenleri şöyle sıralayabilirim:

1) Kemalizm ideolojisi, Avrupa Birliği raporlarında yer almıştır.Bunun zayıflatılması ülkemizden istenilmekte,.ve bu isteğin gerçekleşmesi, ikinci cumhuriyetçiler olarak nitelenen Soros destekli yerli ve yabancı çevreler tarafından çeşitli yollarla uygulanmaya çalışılmaktadır.
2) Kemalizm’in din sayılmak istenilmesi de bu oyunun bir parçasıdır.
3) Mütedeyyin müslümanların, Kemalizmi “tu kaka “ olarak görmeleri istenilmektedir.
4) Nükleer fizikçi profesör, kendi mesleki iştigal alanına karşı olmayı bir “din”miş gibi göstermekle, onlara karşı olan cephenin tepkilerinin radikalleşmesini ve taraftar ağının genişlemesini sağlamayı düşünmektedir.
5) Sebeiyenin “müfrid ucu” na mensup bir alevi,fanatik nükleer enerji karşıtı olabileceği gibi aynı zamanda Kemalist düşünceye de sahip olabilir. Bu durumdaki bir insanın bu anlayışa göre bir değil üç dini mi var? Böyle bir şey olabilir mi? Peki burada tanrı kimdir? Üç ayrı tanrı mı icat edilecek?
6) Böylece bu insanlar atalarının “yer,gök,ateş” tanrılı günleri gibi, semevi olmayan çok tanrılı bir hayata mı dönecekler?

Saygıyla...


Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 17-07-2009 - 17:06
İleti #43





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Sayin Dogan Bey,

Inanin yaziniz bir $ifa duasi gibi geldi bunca seviyesiz iletinin ardindan.

Evet haklisiniz "Küçügüm" vs diye baslayan 3. sinif "Duygu sömürüsü" ileti için deymezdi, bunca me$gale.

Ilkin size iletip burdan okuyucu olacak her ziyaretçi ile payla$mak isterim $u satirlari.

Ben Mustafa Kemal Atatürk ve onun la milli mücadelede Sava$mis, Silah ve Fikir Arkada$larina minnet ve $ükran duygularinin ötesinde "Müte$ekkirim". Zira onlarin sayesinde orta çagdan daha da geri "ARKAIK" bir toplumdan çikip modern dünyaya yakinlastik halen onlarla aramizdaki mesafeyi bitirememizin nedeni bize dayattirilan Islâm Dini ve onun bagnaz "DOGM" laridir. Ben bir "KADIN" olarak daha büyük bir $ükran duyarim; çünki siradan bir ailenin kizi olmama ragmen egitim alip kendi benligime ve kisilik haklarina sahip olabildim. Yoksa sizinde gözlemlediginiz gibi öteki Müslüman ülkelerde yasayan kadinlar gibi 2. sinif vatandaslik, alinip satilan bir mal ve benzeri tipte yaptirimlara maruz kalabilirdim. Saglik hizmetlerine bile ulasamiyor Kadinlar çok müslüman "TALIBANLARIN" afganistaninda. Diger $eriat la yönetilen yada yari $eriatin geçerli oldugu ülkelerde de Kadinlarin durumu vahimdir. Bizim ülkemiz I$te Kemal ve Arkada$larinin sayesinde dünyanin en iyi yasanilasi müslüman ülkesi olmu$tur, özellikle Kadinlar için.

Evet arada sirada bir Naslima Tasrin yada Benazir Butto yada $irin Ebadi çikar müslüman ülkelerde onlar sa Zengin ve soylu ailelerin aydin Babalarinin biricik Kizlaridir. Yoksa avam kadinlari bu tür hiçbir haktan fayadalanamaz. ( Her 3 kadinda a$iri dinciler tarafindan ölümle tehdit edilmi$tir).


Gelelim sizin madde madde yazdiginiz tahlillere.

1) Burda Avrupa Birligi tahlilinize kesinlikle katiliyorum. Evet, Almanya ve Fransa, Avrupa birligi içinde kendi Ekonomik ve Siyasi güdümü disina çikacak baska bir ülke istemezler: Türkiye Cumhuriyeti (iste bahsettigimiz o $ahane Kemalist Devrimler sayesinde) aykiridir A.B. için zira Müslüman olsa bile milli $uuru olan bir halka sahip. Eski Dogu bloku ülkelerine göre iyi yeti$mi$ insan kaynaklarina sahip ve istesekde begenmesekte Laiklikle içli di$li bir toplum. Büyük Zirai projesi olan (GAP gibi), her $eye ragmen bir Sanaii kültürüne sahip. Bu nüfus yogunlugunda ki bir Ulus ülke yi AB içinde "eritemez". Onu zayiflatmak için her yerden bir $eyler yapmak zorunda, o sebeble süreci uzatmaktadir. Ayrica Türkiyedende vaz geçmez, zira bir RUS, IRAN,HINT birligi katilmis bir TüRK unsuru Avrupanin kesin biti$i demektir. (Buda benim tahlilim).

2) Ben kemalizm de "Töz" sahibi diger ögretiler gibi, dedikten sonra fark ettimki ayni söylemi AKP ve "Fetullahçi" gurûhunun da savundugunu ( Ben gerçekten yurt disinda ya$iyorum) Ancak, "Güne$ balçikla sivanmaz"onlar bunu hesaplarina geliyor diye savunuyorlarsa diye ben $ahsen vaz geçemem dogru dü$ündügümü sandigimdan. Zaten daha öceki iletimde niye dindir diye dü$ündügümü elimden geldigince açikladim.

3) Bagnaz Müslümanlar (ki onlar genelde Sunni Islâm Kökenlidir.) ellerinden gelen her türlü kötülügü yapmak isterler Kemalist akima. Su anda Wahabiler yalniz kemalistlere degil hertürden ilk müslüman lar gibi olmayanlara sava$ açmi$ durumdalar.

4) George Charpak, Nobel ödüllü bir fizikçidir, Töz ve Din hakkinda sürekli konferans verir ve cahil din bagnazlarinin korkulu rüyasidir. Hubert Reeves çok degerli bir astronomdur ( Bu $ahane insani keske her Türk tanisaydi) Bo$ inanç ve Hurafeleri nasil "Müsbet" ilmin tek tek çökertigini her firsatta mü$fik bir ses tonuyla ve akkilica anlatir her detayiyla. Bu baglamda bu Nükler fizikçinin ne söylemek istedigine ben bir $ey diyemiyecegim. Sadece belki oda anlatmaya çali$iyordu "Dikkat" edelim dünya degisiyor, artik farkli dü$ünmeliyiz diye. Ama sizde hakli olabilirsiniz belki bu Profösörün niyeti ba$ka.

5) Bu demek degildirki biri ötekini engeller yada biri din se öteki din degildir. 3 mâ'nâ da dogalari ve ögretilri geregi "töz" sahibidir ve bir din gibi inanç üstüne kuruludur. $ayet bu tek ki$i dahil oldugu bu 3 tözü bilemiyorsa nedemek onlara tek tek ayriy mis gibi baglana bilir. Ama bunlarin hepsi "Dindir" bence.

6) Zaten, tek tanrili dinler her bakimdan bu konuda çökü$ içindedir. Hiristiyanlikta "AZIZ"lik ve 3 kutsal erk kavrami tek tanrili kavramindan bu inanci uzaklastirmistir. Islamda da bir çok yerde var olan "ERENLER" yada "çaput baglanan agaçlar" yada "Mezar Taslari" yada Tanri tammuza yapilan seremonin aynisi olan "FALEGATION" yani zincirle kendi vucuduna vurma ( Asura Günü kerbela anisina) tek tanrili dinin iflasini ispat etmeye yeter derim. ( Buda benim Tahlilim). Yahudilik ise basli basina bir konu olabilir.

Bende burdan size saygilarimi yolluyorum. Esen Kalin.

Bu ileti Macide tarafından 17-07-2009 - 17:11 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Aleviyyun
mesaj 29-06-2011 - 23:17
İleti #44





Grup: üye
İleti: 5
Katılım: 28-12-2010 - 19:05
Üye No: 6,352
isim: Aleviyyun



Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdu lillehi rabbil alemin vessalatu vesselamu ala seyyidil mürselin muhammedin ve ala alihi ettayyıbıyn ettahiriyn.

Aleviliğin esası; yüce Allah’ın kelamı olan Kuran-ı Kerim, Hz. Muhammed ve Ehlibeyt imamlarına dayanır. Aleviliğin gizeminde yatan saygının, sevginin ve hoşgörünün kaynağını imamların hayatlarında ve Alevilerin tarihinde bulmak mümkündür.
Aleviler, İslâmi değerler çerçevesinde kendilerine has bir kültür oluşturmuşlardır.

Alevilik; Kaynağını Kur’an’dan alan, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) hadisleri ve Ehlibeyt imamlarının (a.s.) öğretileriyle şekillenen İslam’ın özüdür, sırat-ı müstakimdir. Yani doğru ve hak olan yoldur.
Alevilik, Hz. Ali’nin (a.s.) taraftarı (Şiası) olmak demektir. Onun taraftarı olmak demek Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) taraftarı olmak demektir; yani Allah’ın taraftarı olmak demektir.

İNANÇ VE İTİKAT
Din:
Semavi dinlerin sonuncusu ve en mükemmeli, yüce Allah’ın kullarına hidayet için gönderdiği son Peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.a.v) bildirdiği "İSLAM" dır. "Allah’ın yanında din İSLAMdır” (Ali İmran 19), “Kim İslam’dan başka bir din ararsa onun dini asla kabul olunmayacak. O, ahirette kaybedenlerden olacaktır.” (Ali İmran 85)
İslam: İki şahadete ikrar etmektir. “Eşhedü enla ilahe illellah ve eşhedu enne Muhammeden Resûlullah” Ve Hz. Peygamber’e (s.a.a.v), Yüce Allah tarafından emredileni tatbik etmektir.
İman: Yüce Alah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, ölümden sonra tekrar dirilmeye, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna kayıtsız şartsız inanmaktır.

Bunun yanında Nusayrilerin inancında usul beştir. Tevhid, adalet, peygamberlik, imamet ve dirilmedir.
Bunları tahmin ve taklitle değil; delillerle, Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber ve Ehlibeyt'in hadisleriyle bilmek gerekir.

1-Tevhid: Nusayrilerin İnancında, bütün âlemi Allah yaratmıştır. Allah yalnız ve tektir, ortağı yoktur. “Onun hiçbir benzeri yoktur. Hem o işitir ve görür.” (Şura 11) Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamberine: “Deki; O Allah birdir. Ululuk onda nihayet bulmuştur. Doğmamış, doğurulmamıştır. Onun hiçbir eşi de yoktur.”(İhlas Suresi)

2- Adalet: Yüce Allah âdildir, hiç kimseye zulüm etmez. “Senin Rabbin hiçbir yerde zulüm etmez.” (Kehf 49) Adaletinin ispatı için de insanlara yalnız ıslahları için emir verir, kötülüklere uğramamaları için de yasak koyar “Her kim iyi iş işlerse kendisi için işler, her kim kötülük yaparsa yine kendine eder, Rabbin kulları hakkında asla zalim değildir.”(Fussilet 46)

3- Peygamberlik: Nusayri inancında, yüce Allah, lütuf ve adaletinden doğru yoldan sapmamaları için kullarına peygamberler gönderdi. Peygamberlerin ilki Hz. Adem’dir. Sonuncusu da Abdullah oğlu Hz. Muhammed’dir.

4- İmamet: İnsanların maslahatları için yüce Allah imamlara ilahî bir makam verdi. Her bir Peygamber vefatından önce kendisine bir vasi tayin etti. Peygamberlerin sonuncusu olan peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v) kendisi için on iki vasi tayin etti. “Benden sonra 12 halife olacaktır, hepsi Kureyşten dir.”
(Sahihi Buhari 8/105 Sahihi Müslim 3/1452)

Bu imamlar, Peygamberin ümmetine bıraktığı dinî hükümlerin değiştirilmesini ve usulleriyle oynanmasını önlemek için yüce Allah’ın emriyle makam aldı. Yüce Allah İmamları tıpkı peygamberler gibi, insanların kendilerine inanmaları ve tutunmaları için yanılmaktan, hata yapmaktan ve günah işlemekten masum kıldı ve inanırız ki; son zamanda son imam Muhammed el-Mehdi gelecek ve dünyayı nasıl zulüm ve çirkinliklerle dolduysa, adalet ve merhametle dolduracaktır.

5- Mead (Dirilme): Yüce Allah iyilik yapanı iyilikle mükâfatlandırıp, kötülük yapanı da kötülükle cezalandırması için insanları kabirden kaldıracaktır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de kıyamet gelecektir. Onun kopmasında şüphe götürecek hiçbir şey yoktur. Allah kabirdekileri kaldıracaktır.”(Hac 7)

Yine Kur’an-ı Kerim’de Her kim zerre ağırlığında hayır işlerse onu görecek, zerre ağırlığında şer işleyen de onu görecektir.” (Zilzel 7-8)

Nusayrilerin, Kur’an-ı Kerim’de geçen her kelime ve ayete inancı tamdır. “Ey Rabbimiz! Bize indirdiğin kitaba inandık, Resule de uyduk, bu hâlde bizi şahitler ile beraber yaz.” ( Ali İmran 53)

Bu beş madde altında topladığımız ana din usulünde filizler (furu-uddiyn) de vardır. Bunlar;


1- Namaz Kılmak: Günde beş vakit namaz kılmaktır.

2-Oruç Tutmak: Her yıl mübarek Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’in emrettiği şekilde otuz gün oruç tutmaktır.

3- Zekât Vermek: Yılda bir defaya mahsus her kişi malının zekâtını ehline vermesidir. Miktarı gelirinin yüzde beşidir.

4- Hacca Gitmek: İmkânlar çerçevesinde maddî, manevî ve yol emniyeti olması durumunda ömürde bir defa Mekke’ye gidip Beytullahıl Haram’ı ziyaret ve tavaf etmektir.

5- Cihad: İslam dinini müdafaa etmek, bilmek, öğrenmek, öğretmek ve peygamberlerin izini takip etmektir.

6- Marufa Emir (El-emru bil maruf): Her Müslüman kadın-erkek kendi hükmünde olabilecek Müslümanları (ailesi ve yakınları) iyi ve hayırlı işler görmeye davet etmektir.

7- Münkerlere Yasak (En-nehy anil münker): İnsanları kötü işlerden alıkoymak, haramdan sakınmaya davet etmektir.

8- Elvela (Tevella): Yüce Allah’ın tek olduğuna, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v) onun peygamberi olduğuna inanmak ve Ehlibeyt imamlarına velayet (bağlılık) etmek ve velayet edenine de veli (kardeşlik) olmaktır. Hz. Muhammed (s.a.a.v) “Mümine vazife olan şey Allah’ın velisini bilip ona velayet etmek, düşmanını bilip de düşmanlık etmektir” buyurmuştur.

9- El-bera (Teberra): Yüce Allah’a, Allah’ın Peygamberine, Peygamberinin Ehlibeytine ve imamlara düşmanlık eden herkesi düşman bilmek ve benliğimizi onlardan arındırmaktır.
Yukarıda yazdığımız gibi dine olan itikadımız Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’de geçtiği gibidir. Kur’an-ı Kerim Allah’ın kelamıdır. “Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.” (Fussılet 42)


İSLAMIN ŞARTLARI
Hz. Peygamberimizin hadislerinde Hz. Ali’nin şiası (taraftarı) olarak adlandırılmışız. Hz. Muhammed’den (s.a.a.v.) sonra “Alevi” ismi Hz. Ali’nin yandaşlarına (Şiası) verildi. İslam’ı sevenler İslam’ın şartlarını Hz. Ali ile yerine getirmekten büyük haz duymuşlardır. Hz. Ali, Hz. Peygamberden sonra İslam’ın kurallarını hatasız şekilde yaymıştır. Birçok rivayette İslam’ı sevenler namaz kılmayı Hz. Ali’den öğrenmek istemişlerdir. Namaz kılmaktan zevk almak isteyenler de Hz. Ali ile namaz kılmışlardır. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlara farz kıldığı ve tediyesini emrettiği vecibelere ‘İslam’ın Şartları’ denmiştir. Bu İslamî şartlar beştir.

Aşağıda gösterilen farzlar birinin edası durumunda, eda eden kişinin Müslüman olduğuna işaret eden şartlardır.



İSLAMIN BEŞ ŞARTI
Bu beş farizadan birini veya hepsini ancak Müslüman olan biri eda eder.

1- Kelime-i şahadet getirmek
2- Namaz kılmak
3- Oruç tutmak
4- Hacca gitmek
5- Zekât vermek

Şunu bilmek gerekir ki, Aleviler Müslüman’dır. Alevilikleri ise Hz. Ali’ye yandaşlıkları, taraftarlıkları ve sevgileridir. İmam Hz. Ali, Hz. Peygamberin amcasının oğlu, damadı ve vasisidir. İlk iman eden ve Müslüman olan kişidir.

Rabbimiz Allah’tır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’dir. İmamımız Emiyrül Müminin Ali Bin Ebi Talip’tir. İslam dinine zıt olan bütün dinlerden aklanırız. Dini hükümleri İslam Dini Anayasa’sı olan Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim, sünneti nebevi ve Ehlibeyt imamlarının rehberliğinde öğrenir ve uygularız.

Müslüman Alevi olarak adlandırılan bizlerin itikadı budur. Alevi kardeşimiz bu bilgiler ışığında büyümüştür. Bizleri daha farklı görenlerin basiretleri bizleri bu şekilde görmekle açılacak ve bizi yanlış tanıyan gözlerin önünden
bizi kapatan perdeler açılacaktır.

Bu bilgiler bizim gerçek kimliğimizi göstermektedir. Bu deyimler asıl inancımızı anlatmaktadır. Bin dört yüz yıldır doğrularla haykıran bu Alevilerin sesi duyulmadı. Kendilerini tanıttılarsa da onları duymak istemeyenler duymadı.
“İnsanlar bilmediklerinin düşmanıdır.” hadis-i şerifi insanların birbirlerini anlayamadıkları ve tanıyamadıkları için söylendiğine işarettir.
Yüce Allah bizleri en doğru ve gerçek yola hidayet etmiştir. Bu doğru yolda dünyanın en kutsal inancına, İslam’ın özüne sahip olmakla onurlandırıldık. Çünkü İnsanlığın en kutsal inancını en yüce kaynaklardan öğrendik. Yüce Allah’ın hidayetiyle Hz. Muhammed’in sünnetiyle, Ehlibeytin rehberliğiyle, Müslümanlığın temelinde Aleviliğimizle ne kadar övünsek azdır. Bu kutsal inanca mensup olmakla dünyanın en mesut ve huzurlu kulları olarak ahirette sevinecek ve bahtiyar olacağız. Yüce Allah’ın ve Peygamberinin emrettiği şekliyle Ehlibeyt ipine sımsıkı tutunmaya ve Aleviliğimizin gereklerini yerine getirmeye yüce Allah bizi muvaffak etsin.
Allah’ın rahmeti; Hakkı görüp Hakka tapanlara olsun.
Go to the top of the page
 
+Quote Post

2 Sayfa V  < 1 2
Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 22-07-2017 - 19:50