iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Garip bir Halter yarışması..
orhann
mesaj 19-05-2012 - 00:10
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 93
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise



Halter ve Vücutcular her zaman her kesimde vardı..

Kuyumcu Ataman Jawa Motorsikletini lastikleri gıcırdatan sert frenle ve savrularak, Karayollarının Namık Kemal İlkokuluna bakan köşesindeki “Yolspor kulübü”nün tek katlı eski binasının önünde durdu. 1960 lı yılları ortalarıydı..

İçeride, sert tahtadan yapılmış, yerden 10 Cm. Yükseklikte platform vardı. Kalan dar alanda değişik disk ağırlıklar, vücut kaslarını geliştirme aletleriyle dağınık görünümdeydi. “HALTER” odasında, Lakaplarıyla, Sonradan Astsubay olan “Kilis” ve Hamidiye Camisi yakınında akrabalarıyla “Gazoz” imalatcısı “Gazozcu Kadir” Kafalarına göre yarı “Ağırlık” yarı “Vücut” çalışıyorlardı.

Onlardan dahada öte, evin damında, büyük konserve tenekelerine döktükleri betonlara 1 metrelik boruyu saplayıp, kendi Halterini imal edip, arada bir kaldırıp indiren yada damdaki haymaya asılıp hareketler yapıp, vücut yaptığına inanalar.. İki tarafa kollarını hafiften açarak yürürken arada bir koltuk altlarını yoklayarak , kas yapan vücutlarını kontrol ederlerdi..

Sadece Halter geyiği yapmakla etrafta Halterci geçinen bir kaç gençte onlarla laflıyordu..Aralarında tabela reklam pano ressamı Yılmaz TÜrkoğlunun, bu yaşına rağmen vücudunu nasıl koruduğunun ve Soğukoluk kabadayılarına nasıl posta attıklarının dedikodusunu yapıyorlardı..

Ataman Motorda arkasında olan arkadaşıyla, hırsla içeri girdi..Kapıyı dolduran cüssesi ile içeri heybetle girdi. Kafayı hernerde çektiyse belliki “Halter” konu olmuş, “Avcı hikayeleri” gibi bu dalda uğraşanların abartıları çok olduğundan, geride kalmak, Atamanı çok hiddetlendirmişti. Kimse nehaber nasılsından başka laf etmemesine rağmen. Ataman..!

--- Bırakın onu bunu, ya şimdi 90 Kg takar “basarım” yada bu hevesi burda noktalıyorum arkadaşlar diyerek. Bağırdı, nerdeyse namus sözüyle noktaladı..

Yani omuz hizasına alıp, vucudu oynatmadan kol ve bilek gücüyle yükü kaldırıp yeteri kadar beklemek. Aynı hareketi, ayağın birini öne diğerini arkaya atarken sıçrayarak vücuttan güç alarak kaldırmaya “Silkme “ deniliyordu. Silkmede çok kişinin kolayca başarabildiği bir ağılıktı bu ya..! Basmada güç ve yürek isterdi, böyle amatör takılanlar için..

Orda bulunanlar, bunun, onun için “İmkansız” olduğunu bilselerde, onda kesinliğini hissettikleri bu karara içten üzüldüler. En azından paralı kesimden birileriyle böyle bir yerede yanyana olabiliyorlardı..

Nede olsa şehrin tanınmış, her kesimle ahbaplıkları olan ailelerdendi, Kozandan geldikleri, babalarının hububatçı dükkanını, gerçek ticaret adamı abisi ile birlikte Kuyumcuya çevirdikleri söylenirdi. Şehitpamir caddesindeki küçük kuyumcu dükkanlarına, cüsseli ve kilolu görünümleriyle, zorla sığıyorlarmış görünümündeydiler. Popüler tiplerdi..

Hernekadar Suriyeli Süryani ve Ermeni Kuyumcuların, Altına belirli yüzdelerde Kurşun karıştırıp, ucuz Altın piyassasını Kaçak yoldan Hatay ve Kilis üzerinden yaydıkları ve bunun İskenderunda birden yeni zenginler türettiği biliniyorsada.. Parasını kazananın, varlıklı olduğu sadece abartısız rahat yaşamlarından belli olurdu..

Ataman 90 Kg. Taktırdı ve Alkolün verdiği hırsla, kendinden beklenmeyen bir güçle, gayet rahat duraksamadan, omuz hizasına aldı ve bastı.. Sevinci parlayan gözleri ve kasılan gövdesinden belliydi, Hiç bir şey konuşmadan, birlikte geldiği arkadaşıyla, aynı hızla Jawasına atladı ve gitti.

Belliki kurulu masa ve etraf orda duruyordu. Kesinlikle masaya oturup bir tek daha attıktan sonra, şahitli, ispatlı.. Masaya yumruğunu vuracak, makararya devam edecekti..

Onun “Halter” yapmadaki kararlılığı, iki yıl sonra Adanada düzenlenecek “ Hatay,Maraş,Mersin,Adana” madalyalı bölge Halter yarışmalarına kadar sürecekti..

Bu “Halter sporu”nu ülke geneline yayma etkinliğindeki yakın iller arası birincilik organizasyon angaryasına, Antakya kafadan es geçmişki.. Hatayı temsili sadece İskenderun Yolsporu yönlendirmişti. Elle tutulacak herhangi bir spor dalındaki etkinliklerden İskenderunun haberi ancak gazetelerden okunurken olurdu..

Adana da karşılanacak olan masraflar, otel ve sıradan lokantalarda yenilecek yemekler yol harçlıkları, onlardan artan, birkaç kuruş cep harçlığı ölçüsündeydi..

Ekibin zorla toplandığı, gelen simalardan belliydi, Ataman en ağır dal için, bin bir ricayla geldiği, isteksiz ve espirisiz yüzünden belliydi..
Bu bölgelerde bu kiloda, başka hangi bir “Halterci”yi bulabilirlerdi, iki kişilik yönetici ekibi ve Antakya beden terbiyesi müd. Yarışma günü katılacak biri, en azından Ataman sayesinde gelecek bir birincilik madalyasını Çantada Keklik görüyordu..

Sonradan AstSb. Olan “Kilis”, Gazozcu Kadir, Karayolları marangozlarından iri ve biçimli bir vücut, Ataman ve birkaç bu işin geyikcisi iri cüsseli takımı oluşturmuştu.

Adanada akşam otelden, yürüyüşe çıkıldığında, gurubu görenler, merakla gözlerini ayırmadan bakıyorlardı.. Hatta bir gurup genç Atamanı, bir gün sonra oynanacak Adanademirspor-Ankara Şekerspor maçında, Şekersporun kalecisi zannedip, bayağı korkmuşlardı, aralarında..

***Adamın bir hareket yapmasına gerek yok, kollarını ve ayaklarını açıp, kaleyi kapatsa yeter, gol atabilenin alnını karışlarım.. şeklinde sesli sesli konuşuyorlardı..

Sıradan bir şeyler yenilip, ardından yöneticiler, spor politikası muhabbetine girince, adaylar bir ara kaybolup geldiler..

Gece otele dönüldüğünde, sporcuların, dinlenme gerekliliği düşünülerek, alt katlardaki odalardan yer alan yöneticiler, otel lobisinde kaldıkları yereden konuşmalarına devam ederken, Haltercilerimiz birbirlerine, gizlice aldıkları enerjili yiyeceklerle hava atma uğraşındaydılar..

Gazozcu Kadir, pür neşe içinde, kuluplerden birinde arkadaşları Halter çekerken, onu gizlice hizmetkarlardan bir kadınla, yatakta nasıl “snap” çektiğini ballandıraballandıra anlatıyordu. Odaya birden dalan “Kilis” elindeki bir kilo iri Muz‘u ve balı göstererek, gece alacağı enerjiyle övündü. Arkadaşları ondan birşey koparmak için koştular fakat o hemen odanın kapısını kapatıp, elindekileri bitirene kadar çıkmadı.

Bundan etkilenen birkaçı enerjili birşeyler bulmak için, hırsla dışarı gittiler fakat her yer kapanmıştı elleri boş dönüp, “kilis”e kızgın kızgın söylendiler.

Günün yorguluğu ile yatağına uzanan Ataman, uykuya çoktan dalmıştı. Bahçede çalışan su motoru uğultusunu bastıracak güçteki pompalı horultusu ve o günlerin dizel kamyonlarında, belirli aralıklarla , “Tııızzztt” hava boşalması benzeri, otomatiğe bağlı yellenme düzeni içnde uyurken, digerleri yan odalarda, sağve sol kulaklarını yastıklarla yıkayarak uyuma telaşındaydılar..

Ertesi gün kapalı spor salonunda, hatırı sayılır kalabalık ailelerle birlikte gelmişti, salona takımların tanıtım girişinden sonra, yarışmalar başlamış, bizimkilerin yanında cüce sayılabilecek “Mersin “ gurubu nerdeyse her kiloda, birincilik madalyasını kapıyordu, geri kalan madalyalar Adana ya, Maraştan kimse katılmamıştı.

Tüm izleyici, günün rekoru sayılan ağırlıkları alkışlasada gözleri garip şortuyla, tirbünde oturup sırasını bekleyen atamandaydı..Onu merakla bekliyorlardı..

Ataman düşük kilolara rağbet ederek, milletin önüne devamlı çıkmayı arzu etmeyip, belirli bir kiloda çıkıp kaldıracak ve rakipsiz olduğundan madalyayı alacaktı, yine 90 Kg mı beklemişti, aslında 70 Kg bile kaldırsa birdaha çıkmasa madalya yine Hatayındı..

90 Kg. Anons edildiğinde, sıkıla sıkıla, kapalı sporsalonunun ortasında konulan ağırlığa yöneldi. Beline göre her Haltercinin kasıla kasıla taktığı enli kemeri bile bulamamıştı.

Bütün salonu bir gülüşme kapladı, Atamanın giydiği şortun her bir bölümüne, Mersinli iki halterci rahatlıkla sığardı..Aniden bir alkış ve kahkahalar koptu,.. Bu durum Atamanı okadar etkilemiş olacakki, nekadar uğraştıyasa, destek çığlıklarına rağmen, kaldırması gereken hiçbir ağırlığı kaldıramadı ve “sıfır çekti”..Sadece “Gazozcu” bir ikincilik aldı. Tek birincilik madalya şansıda , böyle havadan harcanmıştı..

Dönüş yolunda kimsenin ağzını bıçak açmazken, Antakya beden terbiyesinden gelen yönetici, belkide gelecek için, Halterde İskenderunun defterini nasıl kapatacağını düşünüyordu..

Tıpkı bügünlerdeki gibi, her konuda İskenderunun önünün kapatıldığı gibi..

Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 19-05-2012 - 00:10
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 27-09-2017 - 00:52