iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> İskenderun'u Yakından Tanıyalım
aragorn
mesaj 18-02-2007 - 19:57
İleti #1





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



Türkiyenin en büyük ilçesini tanıyacağız,
Bu blog dünyadaki tüm İskenderunlulara ithaf edilmiştir....

İşte konu başlıkları:

*kral
*teysir
*emirgan
*yakamoz
*at sezai
*döner
*hamamböcekleri
*karaağaç kamikazeleri
*Mete Aslan
*5 temmuz festivali
*cumhuriyet lisesi
*lise
*sahil
*yelken Kulubü
*makzume
*efes döner
*petek Pastanesi
*şehit Pamir
*pac Meydanı
*Balıkhane
*flor Cafe
*5 temmuz ortaokulu
*tren istasyonu
*arsuz
*palmiyeler
*doktorlar caddesi
*özgürlük gemisi(freedom ship)
*soğukoluk
*künefe
*payas
*idç
*yarıkkaya
*iskenderun spor
*cafe m
*dedoş
*hıdır
*belen
*Antakya
__________________





BİR BAKIŞTA İSKENDERUN
Yüz ölçümü: 743 km2
Nüfus: 300 bin
Kasaba sayısı: 13
Köy Sayısı: 37
Karayolları: E-5: 34 km, İl yolu: 33 km, Otoban: 20 km.
Köy yolları: 401 km. (Yarısı asfalt)
Kıyı şeridi: 50 mil Liman Bağlantısı: İskenderun Limanı deniz ulaşımı dışında kara ve demir yolu ile yurt içi ve yurt dışı bağlantılara sahiptir.

(Kaynak:Buket Aşçı)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 18-02-2007 - 19:57
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
aragorn
mesaj 24-02-2007 - 01:30
İleti #2





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



İSKENDERUN YORUMLARI
Literatürde, İskenderun “Hatay’ın en gelişmiş ilçesi” olarak tanımlanmış. Ama bu nüfusunun 200 binin üzerinde olduğunu, demir ve çelik fabrikasının yarattığı istihdam ve ihracat gelirini, İskenderun Limanı’nın önemini, köklü tarihini, ulaşım kolaylığını ve en önemlisi bağlı olduğu ilden yani Hatay’dan daha şöhretli olduğunu kavradığınızda literatür, sizi pek tatmin etmiyor ve şu çelişkiye düşüyorsunuz; İl desem maddi bir hataya, ilçe desem gerçeğe aykırı düşeceğim. Pek çok ilden daha çok il olmayı hak eden İskenderun’un nev-i şahsına münhasır bu durumu genelde siyasi yorumlarla açıklanmıştır. Bunlardan en bilineni ise İskenderun’un bağlı olduğu Hatay’ın nüfusuyla ilgili olandır. Yani 1939’da Türkiye’ye bağlanan ve Arap ve gayrimüslim nüfusu yoğun olan Hatay için İskenderun’un Türk ağırlıklı nüfusu bir denge olarak yorumlanır. Ancak bu yorum da, en az İskenderun’un çelişkili durumu kadar tartışmalıdır. Gerçek olan, İskenderun yönetiminin il olma talebini sık sık gündeme getirmesine hatta Meclis’e taşımasına rağmen hala il olmadığıdır. Bu nedenle olsa gerek, ansiklopediler, web siteleri, makaleler İskenderun’dan bahsederken cümlelerine şöyle başlama gereksinimi duyuyor; “Modern bir il görünümüne sahip bu ilçe...”

Buket Aşçı - TurkishTime - 15 Nisan - 15 Mayıs 2003 Sf. 15






Bu ileti aragorn tarafından 24-02-2007 - 01:32 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 25-02-2007 - 17:53
İleti #3





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



İndiana Jones İskenderunda
İndiana Jones'un 3 Oscar ödüllü son bölümünün(İndiana Jones:Last Crusade) bazı sahnelerinin İskenderunda çekildiğini biliyormuydunuz?




Bu ileti aragorn tarafından 25-02-2007 - 17:54 yeniden düzenlenmiştir.
Yüklenen Dosya(lar)
Yüklenmiş Resim
 
Go to the top of the page
 
+Quote Post
iskenderunforum
mesaj 27-02-2007 - 09:53
İleti #4





Grup: AdMiN
İleti: 1,803
Katılım: 17-10-2006 - 18:08
Nereden: İskenderun
Üye No: 1
isim: iskenderunforum



ALINTI(aragorn @ 25-02-2007, 16:53 ) *

İndiana Jones İskenderunda
İndiana Jones'un 3 Oscar ödüllü son bölümünün(İndiana Jones:Last Crusade) bazı sahnelerinin İskenderunda çekildiğini biliyormuydunuz?


Merhaba Aragorn,

İsterseniz bu filmle ilgili
http://www.iskenderunforum.com/index.php?showforum=167
bölümünde konu açabilirsiniz..
filmin cd si olan arkadaşlarımız İskenderun' la ilgili olan bölümünü kesip youtube ye ekleyebilirse forumda herkesin görmesini sağlayabiliriz.
ama sanırım iş yine bize düşecek smile.gif ..
boş bir vakitte bunu yapmaya çalışacağız.
Bu arada Aragorn kardeşimize foruma olan katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 27-02-2007 - 15:28
İleti #5





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



Ünlü isveçli progresif metal grubu Adromedanın Chirimera albümünün 7. parçasının "iskenderun" olduğunu biliyormuydunuz?
Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 27-02-2007 - 15:55
İleti #6





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



İSKENDERUN BALIK ÇARŞISI
Hüriyet gazetesine göre Türkiyenin iyi dokuz balık çarşısından biri İskenderunda;


Körfezden jumbo karides çıkıyor Hatay'ın sahil ilçesi İskenderun'da. İki noktada balık satılıyor. İskenderun Körfezi'nde jumbo karides de olmak üzere her çeşit balık çıkıyor. 1985'te yapılan, 22 işyerinin bulunduğu barınak yanındaki Balıkçı Hali’ne, soğuk hava depoları eklenerek modern görünüm kazandırıldı. Burada 07.00-20.00 arasında genellikle toptan satış yapılıyor. Numune Mahallesi'nde 10 işyerinin bulunduğu hal ise 04.00-24.00 arasında perakende müşterilerin ihtiyacını karşılıyor. Balıkların toptan fiyatı: Jumbo karides 45 milyon, lagos 30 milyon, lüfer 12 milyon lira.

Kaynak:Hürriyet 26 ağustos 2006



Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 27-02-2007 - 16:39
İleti #7





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



İSKENDERUN GÜVERCİNİ

İskenderun Bağdat ırkları içinde en ilginç ve benzersiz olanıdır. İngiliz Carrier, Fransiz Bağdat, Steinheim Bağdat, İspanyol Bağdat, zaman içinde bazı melezlemelere maruz kalmıştır, İskenderun ırkı ise saf bir ırktır.
Aldrovani 1610, Willoughby 1676 ve John Moore 1735 yıllarında yazdıklarında, İskenderun ırkını uzun, kıvrık gagalı, kuvvetli bir ırk olarak tanımlamışlardır. Bu ırkın İngiltere'de Scandaroon olarak ismini koyan John Moore'dır. Almanlar bu ırkı Nurnberger Bagdette, Pagadette, Pavdotte, Bagotten, Pagadotten taube ve Hocker-taube gibi isimlerle isimlendirmişlerdir. Fransızlar ise Pigeon bagadais a grande morille ismini vermişlerdir. Bu ırkın İskenderun diye isimlendirilmesinin sebebi Avrupaya İskenderun limanından götürülmüş olmasıdır.
Araştırmalar bu ırkın Bağdat'tan Türkiye'ye getirildiğini göstermektedir. Almanya'nın güneyinde, Nurnberg, Erlangen, Fuhrt ve Michelav :skenderun üreticilerinin yoüun olduüu bölgelerdir. İlk Alman İskenderun güvercin cemiyeti 1895 yılında kurulmuş 35 üyeyle katıldıkları National Show'da 170 İskenderun sergilenmistir. Amerikada 1950 yılında George Neuerburg'a (N.P.A Master Breeder Certificate) Amerika'nın en usta İskenderun üreticisi ünvanı ve diploması verilmiştir.

İSKENDERUN IRKINA AİT STANDARTLAR
1- Boyu gaga ucundan, kuyruk bitimine kadar 42--43 cm'dir.
2- Gagası 4 cm'dir, aşağıya doğru kıvrıktır.
3- Gaga üzerindeki kopuk çapı 3 cm'dir.
4- Gözlerinin etrafındaki kırmızı dairenin çapı 12--15 milimetredir.
5- Bacakların uzunluğu 11-12 cm'dir.
6- Kanatlar açık olduğunda bir uçtan diğer uca uzunluğu 74 cm'dir.
7- Ağırlığı aç haliyle 590 gramdır.
8-Göz rengi, tüm parçalı renklerde ve düz beyazlarda, SİYAH'tır. Diğer renklerde koyu kırmızı, turuncu'dur. 9- Parçalı renk olanlarda gözlerinin altından gagaya doğru uzanan bıyık diye tabir edilen kısım vardır. Bunlar yüzün her iki tarafındada olmalıdır.

İSKENDERUN ÜRETİMİ
İskenderun üretimi diğer ırklara göre daha zahmetlidir. Bu kuşlarda döllenme, yumurtaya yatmama gibi problemler görülmez. Problem, yavrular yumurtadan çıktıktan iki hafta sonra başlar, yavruların gagaları uzadıktan sonra anaç İskenderun çift yavrularını besleyemez hale gelir. (çok ender olarak besleyenlerde görülmüştür.)
Üreticiler bu zorluklardan dolayı yumurtaları posta güvercinlerinin yada Magpie (orta doğu ülkelerinde bu ırka yahudi deniliyor) ırkı güvercinlerin altına aktararak çıkan yavruları üvey anaçlara besletirler, bu yapılsa bile üretici zaman zaman yavruları yuvadan alıp kendisi beslemek zorunda kalır. Posta güvercinleri bu cinsi en iyi besleyen ırktır.

RENKLERİ
İskenderun'un düz renkleri; Beyaz, Siyah, Kırmızı, Sarı'dır. Gri veya Küllü dediğimiz renkler siyah kuşaklı olur.
Parçalı diye tabir ettiğimiz çift renkli olanları ise, Beyaz üzerine Kırmızı, Siyah, Sarı, Gri renklerden oluşur. Bunlar düz renklere oranla daha populer'dir. Gözlerinin alt kısmında gagaya dogru uzanan yamalar (bıyık) olur.
İskenderun sert tüylü guvercinler sınıfına girer. Hızlı uçar vücudu ve kanatları kuvvetlidir. Filo uçucusudur. Türkiye'de eski yıllarda Iskenderun ve Tarsus bölgelerinde populer olduğu bilinmektedir
KAYNAK: ERSOY KOLDAS

Yüklenen Dosya(lar)
Yüklenmiş Resim
 
Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 27-02-2007 - 17:00
İleti #8





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



Soğukoluk Bloğu

--------------------------------------------------------------------------------

Soğukoluğu tanıtmak için oluşturulmuştur

Soğuoluk(Güzelyayla)

--------------------------------------------------------------------------------

İskenderun’dan 18 km’lik asfalt bir yol ile yeşilliğin ve ormanın hakim olduğu virajlı bir yol ile bu güzel yayla yerine ulaşılır. Çam ormanları içinde pitoresk bir konumu olan bu sayfiye yeri denize olan yakınlığı, pansiyon tipi evleri, günübirlik yeme-içme üniteleri sayesinde tatil yapıcıların dikkatini çekmektedir. Bu sayfiye yerinde kamp kurulup, piknik yapılarak orman içinde tracking yapılabilir.

Yüklenen Dosya(lar)
Yüklenmiş Resim
 
Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 27-02-2007 - 18:40
İleti #9





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



ARSUZ
Güneydoğu Akdeniz Bölgesinde, Hatay İli İskenderun İlçesi bir sahil köyü olan Arsuz, çevresi ve sahip olduğu doğa ve tarihi değerleri ile dikkati çeken turistik bir sayfiye yeridir. Ana ulaşımın İskenderun üzerinden 32 Km. lik sahil yoluyla sağlandığı Arsuz, mozaik Müzesi, St. Peter Kilisesi ve Daphne ( Harbiye ) antik yerleşimi ile tanınan Antakya'ya 90 Km. Adana Havaalanına ise 166 Km. uzaklıktadır. Arsuz ve çevresi 8 ay denize girilebilen Türkiye'nin en uzun tatil sezonuna sahip sahil bandı, son derece yoğun Akdeniz Bitki Örtüsü ile kaplı dağ ve tepeler, denizle dağ arasında yer alan ova ve yaylalarıyla zengin su kaynaklarına sahip gizli kalmış doğa hazinelerimizden biridir.
Arsuz, Nur Dağından doğan bir çayın İskenderun körfezinin en güzel koylarından birinde denize ulaştığı yarmada üzerinde kurulmuştur. Çevresinde sanayi tesisinin yer almadığı temiz denizi ve ince kumuyla son yıllarda bölgesel turizmin geliştiği 800 kış nüfuslu tipik balıkçı köyü olan Arsuz'un doğal zenginliklerinin yanı sıra, esas önemi bugünkü modern yerleşimin altında kalan fakat fazlaca tanınmayan Antik Kent'ten kaynaklanmaktadır.






Bilinen tarihinin Hellenistik Döneme kadar ( M.Ö. 4.yy. ) indirildiği Arsuz ve çevresinde, coğrafi koşullardan dolayı yerleşimin daha da eskiye gideceği şüphesizdir. Mevcut kalıntı, buluntu ve orjinal kaynaklardaki bilgiler, Antik Şehrin en parlak günlerinin Roma Dönemine ait olduğunu düşündürmektedir."Rhosus" , " Rhosopolis ", " Arsous " adlarıyla tarih sahnesinde tanınan Antik Kent, zamanla Arsuz ismini almıştır. Amasya'lı meşhur coğrafyacı ve tarih yazarı Strabo'nun; " Kilikya ( Cilicie )' ın en önemli şehirlerinden birisidir." diye ifade ettiği Arsuz, günümüzde Uluçınar adnı almakla birlikte, yaygın olarak yine Arsuz adıyla anılmaktadır.

Efsaneye göre, Antakya ( Antioch ) şehrinin kurucusu olan I. Seleucus Nikator, M.Ö.300 yıllarında Demetrius'un kızı Staratonica ile Arsuz'da evlenip karaya çıkmıştır. Üzerine modern yerleşimin kurulduğu Antik Kent'ten maalesef geriye görülebilir fazla bir iz kalmamıştır. Antik dönemde Doğu Akdenizde İskenderun Körfezi sahillerimnnde yer alan diğer koloni ve liman kentleri olan Aigai ( Ayas ), Issos ( Erzin civarı ), Baiae ( Payas ), Alexandreia ( İskenderun ), Nyriandros ( İskenderun civarı ) ve Seleuceia-Pieria ( Samandağ civarı ) ile birlikte bölgenin zengin tarımsal ürünlerinin ve mallarının pazarlandığı limanlardan birini oluşturan Rhosus Kenti, bir zamanların görkemli yaşantısını, geriye kalan izlerde bile yansıtabilmektedir. Özellikle son yıllarda yapılan inşaat kazıları sırasında bulunan heykel, sütun, lahit, mezar steli, kanalizasyon - su sistemi ve yer mozaikleri gibi yapısal ve mimari öğeler küçük buluntuları bugün askeri bölge sınırları içinde kalan iskele ve dalgakıran kalıntısı, Antik Şehrin görkemine işaret eden maddi verileri oluşturmaktadır. Şehrin Nekropolünün ise yerleşimin biraz dışında, yarımadanın Batı ucunda,denize karşı yamaçta olduğu anlaşılmaktadır. Son derece kaliteli Roma dönemi seramik parçaları toprak üzerinde açıkça görülebilmektedir. Aslında doğal bir Sit Alanı olması gereken Arsuz'daki hızlı yapılaşma sonucu geriye kalan izlerinde zamanla yok olacağı tahmin edilebilir.


Arsuz'dan güneye, Samandağ'a doğru sahil boyunca ilerlediğimizde, bir zamanların deniz üstü şeklinde kurulan yerleşmeler dikkati çeker. Port Aux Colonnes ( Sütunlu Liman ) adıyla tanınan yer, en çarpıcı özellikleri oluşturan yerleşme olarak karşımıza çıkar bu yerleşmelerde, dağdan getirilen suyun taşındığı su kemerlerine rastlanması, denizde iskele kalıntısının varlığıyla çok sayıda yarı gömülü sütun ve lahitleri bulunması üslerde, su ya da sıvı mal ikmali ve ihracı yapılan iskeleler bulunabileceğini düşündürmektedir.

Arsuz ve çevresinin, geriye kalan kilise ve kalelerden, Bizans ve Haçlılar dönemini de yaşadığı anlaşılmaktadır.1516 Mercidabık Savaşı ile Osmanlı topraklarına katılarak Halep Eyaleti içinde Belen kazasına bağlı bir nahiye olarak idare edilen Arsuz, bölgenin coğrafi konumundan dolayı etnik açıdan tam bir mozaik özelliğine sahiptir. Bunun bir sonucu olarak kitabesine göre 1737 tarihini taşıyan ve XIX. yy.da onarılan bir Rum Ortodoks Kilisesi inşa edilmiştir. İkonalarla kaplı zengin iç dekorasyonu, Çan Kulesi, servis mekanları ve tarihi mezarlığıyla The Old Maryo Fenne Ortodoks Rum Kilisesi günümüzde de kullanılan bakımlı bir yapıdır.Eskiden olduğu gibi bugün de Arsuz, çeşitli din ve mezheplere bağlı farklı diller konuşan halkıyla huzur ve barışı seven insanlara örnek bir beldedir.




Köyün can damarı olan Arsuz Çayı, denizden yaklaşık 1 Km. içeriye kadar derin bir yatak oluşturan Haliç benzeri doğal bir su yoludur. Etrafı Okaliptus Ağaçlarıyla kaplı Kafe, dinlenme tesisleri ve eski evlerle çevrili çay; Kefal, Lagos, Orfos, Mercan, Lüfer, Sinarit ve Levrek gibi bölgenin zengin su ürünleri avlayan ve pazarlayan köylünün adeta ikinci evi, iskelesi ve barınağıdır.

Çay kenarındaki kordonda ve yamaçlara doğru inşa edilen taş alt zemin üzerine iki katlı, manzaralı, büyük balkonlu ve arka cepheye bakan Turunçgil Bahçeli tipik evler, Arsuz'un geleneksel konut mimarisi özelliklerini yansıtır. Bugün hala bir kısmı da restore edilerek kullanılan evler, dar taş sokaklarla adeta kucaklaşarak yaşama savaşı verirler.


Arsuz Sahili tabii dalgakıranı, ince kumlu plajı, sert tabanlı, sığ, dalgasız Akdeniz Mavisi tertemiz deniziyle bölgenin en ilgi çeken sayfiye yeri, başlıca dinlenme ve eğlence merkezidir.Şayet seçiminiz yayla-dağ turizmi ya da çevre turları ise Arsuz ve çevresi bu açıdan da şanslıdır, çünkü denizden kısa bir mesafe sonra Turunçgil Bahçelerinden sonra 750-1000 m. yi aşan yükseklikteki Çam, Sedir ve Ladin' den oluşan bitki örtüsüyle kaplı yaylalar, sıcak yaz günlerinde piknik ve dinlenme alanları olarak değerlendirilir. Avcılık ve atıcılıkta yapılan yaylalardan Soğukoluk Yaylası, bölgenin ve Türkiye'nin en tanınmış doğal güzelliklere sahip yaylalarından birisidir.

Sonuç olarak yeterince tanınmayan Arsuz ve dolayısıyla Hatay'ın özellikle Türkiye geneline ve dış turizme açılması Turizmimiz için çok yararlı olacaktır. Arsuz'un en eski ve en büyük konaklama tesisi olan ARSUZ OTEL dışında, askeriyeye ve D.D.Y.' na ait kamplar ile, çok sayıda pansiyon, kafe ve restoran gelenlerin yatılı ve günübirilik turlarına hizmet verebilecek düzeydedir.



Kaynak:arsuzotel


Go to the top of the page
 
+Quote Post
aragorn
mesaj 28-02-2007 - 13:18
İleti #10





Grup: aktif üye
İleti: 168
Katılım: 15-11-2006 - 17:26
Nereden: Lefkoşa
Üye No: 66
isim: Ethem
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: bilgi yok



İLK YÜZEN ŞEHİR İSKENDERUNDA YAPILACAK

Kaynak: Zaman gazetesi

11 milyar dolarlık yüzen şehir Türkiye’de yapılacak Dünyanın sayılı projelerinden biri olan ilk ‘yüzen şehir', İskenderun'da inşa edilecek. 11 milyar dolara mal olacak Freedom City'nin yapımında kullanılacak malzemelerin yüzde 80'i Türkiye'den karşılanacak. Sahasında ilk olan proje için Türkiye'nin yanı sıra Bahama Adaları, Venezüella ve Hollanda Antilleri de gündeme geldi. Ancak yüzen şehrin ortakları, ABD'de yaptıkları son görüşmelerde İskenderun Limanı'nda karar kıldı. İnşaatın yapılacağı İsdemir Limanı yönetimi ile ön anlaşma imzalandı. Ekim ayında başlaması planlanan proje için Denizcilik Müsteşarlığı Gemi Yapımı Daire Başkanlığı da olumlu görüş bildirdi. Projenin müşavir firması ANC'nin Genel Koordinatörü Aydın Eroğlu, geminin Türkiye'de inşa edilecek olmasını ‘ülkemiz adına büyük bir kazanım' olarak nitelendiriyor. “Yüzen şehir Türkiye'nin dünya çapında yaptığı en büyük iş.” diyen Eroğlu, organizasyonun çok büyük bir reklam değeri taşıdığına dikkat çekiyor. Şimdiye dek insan eliyle yapılan en büyük yüzen nesnenin inşa çalışmaları 12 yıl öncesine dayanıyor. ‘Freedom Ship’ adıyla hazırlıklara başlanan geminin adı geçen ay ‘Freedom City’ye dönüştürüldü. Projenin finansmanı, Amerika ve Avrupa’nın önde gelen bankalarında hisseleri bulunan ‘Compasei AG tarafından karşılanıyor. Amerikan Ekspres kartın da sahibi olan firma, Türkiye’de 30’dan fazla projenin finansmanını sağlıyor. Yüzen şehir porjesinin danışmanlığını Ankara Nation’s Capital (ANC), tasarım ve yapımını ise ABD’li ‘Freedom Ship International’ üstleniyor. Kentin inşası için bir ana müteahhit belirlenecek, işleri 60’a yakın 200 milyon dolar bütçeli firmalar yürütecek. Freedom City (Özgürlük Şehri) adeta devasa bir şehir görünümünde olacak. Binlerce işçiye istihdam sağlayacak gemi tamamlandığında 3 milyon ton ağırlığına ulaşacak. Bu boyutlarda yüzen nesne fikri şu ana dek gemicilik tarihinde ilk. İlk seferinde buzdağına çarparak batan Titanic 289,5 metre uzunluğundaydı. Şimdiye kadar yapılan en büyük yüzen nesne Jahre Viking adlı süper tankerin uzunluğu ise 493 metre. Freedom City bittiğinde ise bin 417 metre uzunluğa sahip olacak. Geminin genişliği 246 metre, yüksekliği ise 114,8 metreyi bulacak. Bu boyutları ile dünyanın en büyük yüzen nesnesinin yaklaşık 4 misli daha büyük bir gemi ortaya çıkacak. Bu derece büyük bir geminin fırtınalar ve tehlikeli okyanus şartlarında nasıl bir tepki vereceği ise mevcut teknolojiyle tespit edilemiyor. Yüzen şehir, geleneksel gemi yapım teknikleri el vermediği için kuru tersanelerde değil denizde inşa edilecek. inşaata en elverişli yer ise İskenderun Limanı olarak belirlendi. Bu liman, İkinci Irak Savaşı zamanında Amerikan lojistik üssü olarak planlanmış ve buna hizmet için tabanı daha da uygun hale getirilmişti. Projenin fikir babası Amerikalı Norman Nixon ilk olarak Karayip Adaları civarında yüzen bir ada tasarlamış. Ancak üzerinde çalışıldıkça bu nesnenin dünya çevresinde sürekli dönen büyük bir gemi olabileceği fikrini benimsemiş. Nixon, “Projeyi hayata geçirdiğimizde ayrı bir kültürün de ilk mimarı olacağız.” ifadelerini kullanıyor. Geminin yapı mühendisi Paul Kidwell, iktisadi olmayan bir yatırımın zaman kaybı olacağını vurguluyor. Yatırımcıların başta bunun inşa edilemeyecek kadar büyük olduğunu söylediğini; ancak sonuçta ikna olduklarını vurguluyor. İnşası 3,5 yılda tamamlanacak Yüzen şehrin yapımında 4 milyar dolarlık çelik kullanılacak. İnşaat sahasındaki ekipman ve malzemelerin toplam tutarı ise yaklaşık 1 milyar doları bulacak. 3 bin personel tarafından 3,5 yılda tamamlanması planlanan gemide 16 bin personelin istihdam edileceği kaydediliyor. 450 dönümden fazla açık hava parkı, eğlence merkezi ve sosyal tesislerin bulunduğu gemi 108 bin kişinin yaşamasına ve barınmasına imkân sağlayacak şekilde inşa edilmesi planlanıyor. Gemiye günde 13 bin civarında ziyaretçinin geleceği tahmin ediliyor. Uluslararası sularda 7 deniz mili süratle dünyanın etrafını 3 senede dolaşabilecek olan yüzen şehrin üzerinde iki pistli havaalanı yer alacak. Gemide 18 bin apart konut, 3 bin ticari alan, 2 bin 400 devremülk, 10 bin otel odası bulunacak. 30 bin kişiye hizmet verebilecek 3 veya daha fazla feribot da yüzen şehirde hazır bekletilecek. Birinci sınıf sağlık tesislerinde koruyucu hekimlik hizmeti verilecek. Öğrenimini sürdürenler için gerektiğinde ilgili ülkelerde uzmanlık eğitimi ve okul yer alacak. Dev yerleşim birimi nükleer enerji ile çalışan ve bağımsız olarak kendi etrafında 360 derece dönebilen 10 motor vasıtasıyla hareket edecek. Gemide deniz suyunu içme suyuna çeviren arıtma sistemleri de bulunacak. 100 metrekare evin fiyatı 2 milyon dolar ANC Genel Koordinatörü Aydın Eroğlu, gemide otel konaklama ücreti, daire satışı ve fuar alan ücreti için Danimarkalı bir şirketin danışmanlık hizmeti yürüttüğünü belirtiyor. Gemide yıl boyunca açık olacak 300 bin metrekarenin üzerinde fuar alanı bulunuyor. Gemi hangi ülkeye yanaşırsa o ülkeden ürününü sergilemek isteyen firmalar katılımcı olacak. Otelde bir gecelik konaklama yaklaşık 100 dolar. Yüzen şehirde konaklamak isteyenler için her gün otuza yakın uçak inip kalkacak. Gemi hangi ülkeye yanaşırsa gemide kalmak isteyenler için reklam şirketleri tarafından gazete ve televizyonlarda reklam yapılacak. Ayrıca kendi imkanları ile seyahat etmek isteyenler için geminin limanı var. Gemide ortalama 10 bin ev bulunuyor. 100 metrekarelik bir dairenin maliyeti metrekaresi 20 bin dolardan olmak üzere yaklaşık 2 milyon dolar. Karaya en fazla 12 mil yanaştığı için gemiye ürün satmak ihracat sayılıyor ve bunun için herhangi bir vergi ödenmiyor
Yüklenen Dosya(lar)
Yüklenmiş Resim
 
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 23-09-2017 - 08:47