iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm
 
Reply to this topicStart new topic
> Müzik ve Teknoloji
fmbass
mesaj 21-01-2009 - 20:01
İleti #1





Grup: üye
İleti: 46
Katılım: 14-07-2008 - 21:47
Nereden: Nerdeyim ben...
Üye No: 3,508
isim: Fatih



MÜZİK VE TEKNOLOJİ (101010101)

Teknolojiyi kısaca bilginin pratiğe, hayata aktarılması şeklinde tanımlayabiliriz. Bu genel tanım günümüz koşullarını zihnimizde canlandırdığımıza doğru olarak kabul edilebilir gözükse de Türk Dil Kurumu teknolojiyi, "Hayatı kolaylaştırma,aynı zamanda insanları öldürme ve duyarsızlaştırma,soyutlaştırma demektir." şeklinde tanımlar. Son teknoloji ürünü silahlarla insan öldürmek örneği bu tanıma tamamen uyar (kabaca: cuk diye oturur) çünkü teknoloji sayesinde insan öldürmek karınca ezmek kadar kolaylaşmış ve dolayısıyla insan ölümü kaçınılmaz olmuştur. Konu dışı olan bu örnek, bu günlerde yaşanmış olan insan ölümlerinin bende bıraktığı etkiden olsa gerek. Müziğinde tanımını yapmaya çalışacak olursak en genel haliyle müzik sesin biçim ve devinim kazanmış hâlidir ya da seslerle üretilen bir sanattır vs. vs. (ki seslerle üretilen sanat amacı gütmeyen müziklerde fazlasıyla bulunmakta.) Bu tanımlamalardan sonra asıl konu olan müzik ve teknoloji ilşkisinde eskilere gidersek teknolojinin öncelikle müzik enstümanlarını etkilediğini geliştirdiğini görürüz.

"Kolu heryere uzanan teknoloji müziğede uzanmıştır."

20 yy. başında teremin (ilginç bir enstruman Teremin tıklayıp resmine bakabilirsiniz.), telarmoniyum gibi ilk elektrikli enstrümanlar, elektronik müzik aletlerinin öncüleridir. Elektro gitar da bu dönemi takiben ortaya çıkan bir üründür. Bu aletlerden bazıları gelişmiş halleriyle veya aynen, hala kullanılmaktadır. Elektrikli aletlerden önce ise, 19 yy. ve daha öncesinde geliştirilen mekanik biliminin ve uygulamalarının gelişmesinden birebir ürünü olan müzik aletleri vardı : piyanoforte, saksofon gibi. Ayrıca bir enstrumanın gelişimi doğal olarak diğer enstrumanlarıda etkilemiş diyebiliriz. Buna en güzel örnek bir orkestrada gitarların amfi yardımıyla elektrikli hale getirilmesiyle çıkardıkları farklı ve yüksek sese karşın aynı orkestrada bulunan kontrbasın akustik çalınmasından dolayı gitarlara göre yetersiz ses çıkarıyor olmasıdır. Bu durum Kontrbastan doğacak yeni enstrumanın yani bas gitarın doğuşunuda sebep olmuştur. Günümüzde de elbette teknolojinin yardımıyla, elektro ve bas gitarın birleşiminden oluşan ama piyano tekniğiyle çalınan "Stick" adında bir enstruman türetilmiştir. Bu enstruman bas gitar ve elektro gitar tuşelerinin birleşmesiyle yaklaşık 1,25 m uzunluğunda göğüse çapraz konularak parmakların piyano tuşuna basar gibi tellere basmasıyla çalınan tabiki perdeli bir enstrumandır. Bu enstrumanın sanırım 2007 yılında bir dergide görmüş ve çok şaşırmıştım. stick 2007 yılında üretilmemiş olsa gerek ama teknolojinin etkisini şimdilik en çok bu enstrumanda görürsünüz.

İşte son teknoloji ürünü Stick (tıklayıp bakabilirsiniz)
Stick

Chapman stick (bilinen bir diğer adıyla Chapman Gitarı) Emmett Chapman tarafından 1969 yılında geliştirilmeye başlanmış bir müzik aletidir. İlk Chapman Stick 1974 yılında ütetilmiştir. Bu enstrümanı diğer gitarlardan ayıran en önemli özelliği, Chapman stickin sadece Tapping diye bilinen yöntemle çalınmak üzere üretilmiş olmasıdır. Bu yöntem de 2 el de gitarın sapı üzerinde tap yapar. Stick'te olduğu gibi teknolojik değişimler diğer enstrumanlarda da gerçekleşebilir. Zira artık elektro kemanlarla piyasada daha çok karşılaşmaktayız. Çin malları da dahil! Ancak günümüzde, takip ettiğim kadarıyla teknoloji etkisini enstruman yerine daha çok ses, teknisyenlik, kayıt gibi daha çok bilgisayara bağlı alanlarda göstermektedir.

"Artık albümler O kadar kusursuz ki bu durum, müziği fazla sistematikleştirmiş ve doğallıktan uzaklaştırmıştır."

Bilgisayar, 20. yy sonunda, bu özelleşmiş aletlerin üzerinde evrensel bir ses sentezleme ve işleme aleti haline gelmiştir. Çünkü, bilgisayarı sembol işleyen bir makina olarak düşündüğümüzde, bu makinanın sözgelimi grafik işlerinde kullanıldığı gibi müzik işlerinde de kullanılması kaçınılmaz. Bilgisayarlar çok hızlı bir şekilde milyonlarca kombinasyonu tarayabiliyor, dizebiliyor, değerlendirebiliyor ve nasıl programlandıysa öyle çalışıyor. Bu kesinlik ve işlem hızı nedeniyle durmaksızın çalışan bir asistan gibi. II. Dünya Savaşı'nda şifrebilimcilerin teorik çalışmalarının sonucunda icat edilen bilgisayar, aynı yıllardan itibaren müzik üretmek için de kullanıldı. Bilgisayarın sağladığı bu olanaklar tabi ki virtüözlerin onyıllar içinde geliştirdiği yeteneğin, ya da bestecilerin onyıllarca yaptığı dinlemelerinin, sindirip sentezlemelerinin çöpe atılması demek değil. Bilgisayar, özellikle bestecilerin hayatını kolaylaştırabilecek, ilerleyişlerini hızlandırabilecek bir yardımcı. Şöyle ki, bir konçertoyu yazıp anında seslendirebiliyorsunuz, farklı kadans olasılıklarını hemen dinleyip içinize sineni seçebiliyorsunuz; bunun için orkestrayı toparlamanıza gerek yok. Tabi ki bir orkestra ile yapılan kolektif çalışmanın doyumu da yok. Virtüözler (enstrumanda ustalaşmış kişiler) için yapılacak en önemli teknik çalışma enstrümanlarını ellerinin bir uzantısı haline getirmek ve kendilerini bu şekilde ifade etmek olduğu için, bilgisayarın metronom, akort aleti, kayıt aleti işlevleri görmekten öte katkısı olmaz ki bu da ancak kulağın ve kendi kendini dinlemenin gelişmediği aşamada kritik olabilir.

Piyano ciddi anlamda mekanik teknoloji barındıran akustik bir müzik aleti. Ancak çok güzel bir piyanonun başına oturmak insanı iyi bir müzisyen yapmıyor. Aynı şekilde sıkı bir işistasyonunun karşısına oturmak da müziksel yeteneklerimizi şaha kaldırmıyor. Çünkü her iki durumda da güzel olanın ortaya çıkartılışı ve takdiri bizim düşünsel ve duygusal algılamadaki yeteneklerimize kalıyor. Bu yetenekleri geliştirmek de onyıllar süren bir çaba gerektiriyor. Üstelik kişinin bu algısının evrensel olduğu kadar yerel bir biçimlenişi, kendi kültüründen beslenen bir tarafı var. Bilgisayarlara ellerimizle veri gireceğimiz, klavye ve fare dışında daha hassas çevresel birimler eklenmesi ve bir nevi virtüözlük geliştirilmemesi için hiçbir neden yok. Veri eldivenleri örneğin, çok hassas el hareketlerini anında müziğe dönüştürebilir. Diğer uçtan da müzik aletleri gömülü bilgisayarlarla sınırlarını daha hızlı aşabilirler. Bu heyecan verici gelişmelerin hepsi oluyor ve olacak.

Ruhan Alpaydına göre, müzisyenliğin geliştirilmesinde, bedenin bir uzantısı, parçası haline gelebilecek bir müzik aletine hakim olma ve bu şekilde yorum ve ifade gücünü geliştirmek, bilgisayar teknolojileriyle kapatılabilecek, daha fazla hızlandırılabilecek bir süreç değildir.

Günümüzde müziği bilgisayarda kayıt programları, metronomlar, nota yazım programları gibi işlevsel olarak kullanabiliyoruz. Özellikle albüm kayıtları için bilgisayar artık vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Artık her hangi bir enstrumana ihtiyaç duymadan bilgisayarda fazlasıyla mevcut olan çalgı seslerini kullanıp müzik hazırlanabilmekte ve dolayısıyla işler daha da basitleşmektedir. Kayıt işleminde söyleyenin detone olduğu yerler bilgisayar yardımıyla düzeltilebilir. Artık sanatçılar konserlerde karaoke yapmayı da tercih etmektedir. Düşünün ki sanatçının arkasında bir bateri ve elektro gitarla bir Dj bulunuyor. İşte bu görüntü size teknolojinin etkisini hatırlatmalıdır. Artık diğer seslerin nerden geldiğini sormamıza gerek kamadı. Orkestra eserleri, konçertolar... kısaca nota yazıp dinleyebilirsiniz. Beste yapabilirsiniz. Çalgınızı çalışırken metronom kullanabilir ve çalgınızı akort edebilirsiniz. seslerler istediğiniz gibi oynayıp kendi zevkinize göre yeni yaratılar oluşturabilirsiniz. Teknolojinin etkisiyle Müzik aletlerine yardımcı ekipmanları da unutmamak gerek. Pedallar, manyetikler, efek prosesörleri, mikrofonlar, filtreler, mikserler, kabinler, kolonlar, amfiler... Tek biyolojik enstruman olarak tanımlanan insan sesi teknolojinin dışında kalsada günümüzde müzik-teknoloji artık iç içedir. Konserlerde teknoloji sayesinde daha cızırtısız, net sesler duymaktayız. Artık müziği daha teknolojik olarak, kocaman eseri, ufacık mp3 playerlerden dinlemekteyiz.

Müzikle teknoloji her ne kadar ilişkili olsa da... hiçbirşey bir konser salonundaki akustik sesin tadını vermeyecektir, emin olun...

Alıntılar: www.ebilge.com, tr.wikipedia.org, www.santralmuzik.com
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 21-01-2009 - 20:01
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 24-01-2021 - 00:03