iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> HATAY TARİHİ
kemal düz
mesaj 15-03-2012 - 01:12
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 76
Katılım: 21-03-2009 - 10:18
Üye No: 4,469



İSSOS SAVAŞI: YENİ BİR KENT YARATMAK

Kemal Düz


Üç bin yılın hesabını görmeyen karanlıkta yolunu bulamaz, körü körüne yaşar ancak! Goethe

Genç Makedonya Kralı İskender’in 30 bin kişilik Ordusu; Çanakkale Boğazını geçerek MÖ: 333 ilkbaharında ulaştığı Gordion’da mola verir, burada son savaş hazırlıklarını tamamlar ve uygun bir mevki olan Ankara ‘ya gelir. Yaz mevsimine kadar burada kalır. Ankara’dan Asya’nın fethini başlatmak üzere Kilikya’ya gitmeye karar verir. Hiçbir engelle karşılaşmadan Toroslar’ı aşar. İskender, bir süvari birliği ile zengin Tarsus şehrini kolayca teslim alır. Perslerin Eşim şehrin yöneticisi satrap(vali) şehirden kaçar. İskender Kydnos- (Küdnos,-Tarsus - Berdan) Çayında terliyken yıkanır. Yakın dağlardan gelen çayın suyu, yazın bile çok soğuktur. İskender hayatını tehlikeye sokacak olan, şiddetli bir nöbete yakalanarak haftalarca Tarsus’da hasta yatar. Ekim ayında iyileşince, batıdaki Pamfülya (Antalya) taraflarına bir sefer yapar. O bölgeyi kontrol altına alır. 300 bin kişiden fazla olan III. Darius’un güçlü Pers İmparatorluk Ordusunun, Baylan(Belen) geçidine iki günlük mesafede, Amanos(Gavur veya Nur dağları)un doğu yamacındaki, Sohoy(Sochi) mevkiinde konuşlandığı haberini alır. Perslerin Belen geçidinden dağları aşacağını inanır.
Ordusunu İssos şehrinden geçirerek, Myriandros şehri üstündeki Belen Geçidinin alt tarafındaki düzlüğe yerleştirmek için harekete geçer. Issos Ovası güneyde daralarak dar bir geçitle, batıda deniz ve doğusu dağlarla çevrilidir. III. Darius, M.Ö. 333 yılının ilkbaharında Babil şehrinden Ordusunu, Fırat Nehri boyunca yukarıya doğru hareket ettirerek, Amanos Dağlarının doğusundaki düzlüğe getirir ve mevzilendirir. III. Darius büyük ordusu için çok elverişli olan dağın doğusundaki düzlük alanı terk eder ve Makedonyalılarla karşılaşmak için batıya ilerler. İskender’in beklediğinin tersine Belen geçidinden değil, bugünkü Bahçe şehrinin yakınındaki geçitten aşarak, Makedon Ordusunun kuzeyine gelir ve yerleşir. Persler, denize dökülen küçük bir sahil mıntıkası nehri olan Pinaros( Deliçay, Özerli, Kuru veya muhtemelen Payas çaylarından birisi.) Çayı mevkiine gelirler ve mevzii alırlar. Böylece Makedon Ordusunun önünü kapatmış olurlar. Ancak bu dar alanda kendi ordusu da sıkışıp kalır. Burası manevraya uygun bir alan değildir. Daha sonrada Darius’un Ordusu Pinarus Nehrini güneyine ilerler. İskender, İssos’u geçtikten sonra, Myriandros’a ordusuyla ulaşır. Güneydeki sahil geçidini işgal ettikten sonra yorgun düşen ve sonbahar yağmurlarından bunalan askerlerine bir günlük istirahat vermek zorunda kalır. İssos’da kurulan hastaneden, buraya getirtilen hasta askerlerden Perslerin, Issos’u işgal etmiş olduğunu öğrenir. İskender derhal işgalin doğruluğunu araştırmak üzere subaylardan oluşan bir keşif birliği gönderir. Ve işgalin doğru olduğu ortaya çıkar. Aynı günün akşamında İskender ordusuna geriye dönme emrini verir. Ertesi sabah Makedonyalılar uzun kollar halinde ilerleyerek, geçitten geçtiler ve ovanın yavaş yavaş genişlemesine, yanlara doğru yayılıp açılmaya başladılar.
Darius, İskender İssos’dan güneye doğru ilerlediğinde, daha kuzeyde bulunan Arslan Boğazı yolu ile Amanos dağları üzerinden aşmış ve böylece Makedonyalıların arkalarındaki birliklerle irtibatını kesmişti. İskender’in süvari birlikleri Perslerin sağ kanadını çevirir ve imha ederler. Savaşı, Makedon Ordusu kazanır. Darius; karısını, annesini, kızlarını, arabasını, silahlarını savaş meydanında bırakarak kaçar ve canını zor kurtarır. MÖ. 330 yılında öldürülür. İskender’in Ordusu’nun ölü sayısı 500 civarındadır. Perslerin ise 100 bini geçer. İskender Pers donanmasının, en eski deniz üslerinden birini ele geçirmiş olur. Savaş güneyde Suriye kapılarını Jonah-Johannus-Jonas /Yunus Sütunu ( Denizciler Beldesinin girişindeki burun ) ile Kinet /İssos antik kenti arasındaki düzlükte olur. (Bu ovada Romalılar döneminde 194 yılında büyük bir taht kavgası daha dolmuştur.)
Medler’i ortadan kaldıran Persler ( MÖ: 550-330)’in sonunu Büyük İskender getirdi
Suriye yolu İskender’in Ordusuna açıldı. İskender savaş alanının yakınına yeni bir kent kurdu, adına da kendi “Aleksandreya / İskenderun” adını verdi
Yeşilköy/ Dörtyol’daki Kinet Höyüğü, Persler’den kalma antik bir yerleşim yeridir. Kinet höyüğünde İssos kentinin de kalıntıları vardır. Anadolu’da 200 (M.Ö: 543-333 ) yıldan fazla hüküm süren Persler satraplarla yönettikleri ülkelerin inançlarına, kültürlerine geleneklerine saygılı olmuşlardır. Demokratik yönetim biçimini, dönemlerine göre uygulamışlar, Egemenlikleri altındaki halklara hoşgörülü olmuşlardır. Hoşgörü ortamı o dönemlerden bugünlere pekiştirilerek aktarılmış ve taşınmıştır. Günümüzde yaşama biçimine, kültürüne inançlara saygılı, hoşgörülü ortamın kaynakları o tarihlere dayanır. Kurulduğundan bugüne İskenderun ve çevresi tarih boyunca; hoşgörülü, barış içinde birlikte bir yaşam biçimi egemen olmuştur. Etnik, dinsel çeşitlilik, halkların kendilerini tanımlayabileceği ortak bir bilince dönüşmüştür. İskender de çok farklı davranmamıştır. Kutsal yerlerde tören düzenlemeyi (ibadet ve dua etme, kurban kesme)olabildiğince yerel geleneklere, ritüellere uygun hareket etmiştir. Halkların kültürlerine, geleneklerine, inançlarına saygı duymuştur. Doğu batı kültürleri ortak bir sentez yaratmış ve kaynaşmıştır. Çağımızın en büyük sorunlarından biri de “Doğu/ Batı” sorunudur. Bu iki zıt düşünce İssos Savaşının da esas nedenidir. Makedonlar, Haçlılar, Yahudiler, daha niceleri hep Suriye, Ortadoğu ve Doğuya göz koymuşlar. Hep ele geçirmek, talan ve yağma etmişler veya etmek istemişler. Yine benzeri olaylar yaşanıyor, yine tarih tekerrür ediyor. Doğuya açılan kapının anahtarı sanki bu topraklarda. Doğuya barbar diyen batı, gerçek barbarlıktan hiç vazgeçmiyor. Persler ile Makedonyalılar arasında geçen, İssos Savaşının sonucunda Büyük İskender (MÖ.336 - 323) tarafından kurulan İskenderun, 2345 yaşına girdi. Bu şehri kurana teşekkür, onun bir heykelini dikerek gösterilmeli. Büyük İskender’in bölge ile ilgili önemi sadece yaptığı savaşla bağlantılı değildir. Büyük İskender’in hocası, .Nusayri Alevilerinin dini metinlerinde “Nurların Nuru” olarak sıfatlandırılan Yusuf el- Hakim( Aristotales)’ dir. Nusayri Alevilerinin inancına göre; Tanrının gücü, iradesi, insanları doğru yola yönlendirmek için, yeryüzüne her zuhur edişinde farklı bir bedende, farklı bir isimde görünür. Aristotales, Habil’den önce Tanrının gücü olarak zuhur eden yedi kişiden biridir. Yusuf el-Hakim isminde insanlara görünmüştür. En son olarak da Tanrı'nın gücünün Hz Ali'de tecelli ettiğine inanılır.
Hatay’a İskenderun’a gezmek görmek, tanımak maksadıyla gelen insanlar. hoşgörüyü, çokkültürlülüğü, barış içinde birlikte yaşama kültürünü çok merak ederler. Bu güzel ortamın temelini, üç bin yıl geriye giderek, bugünlere kadar yaşanan tarihsel olaylarda aramak gerekir.
İskenderun son üç yıldır, yeniden yaratılıyor, bunları gözlerimizin önünde olduğundan fark edemiyoruz. İskenderun Belediyesi, İskenderun’u çağa uygun, planlı, proğramlı, bilimsel metotlara uygun imar ediyor. Kent gelecek yıllara hazırlıksız yakalanmak istemiyor. En azından su baskınlarına, depreme (enkazlarına ) maruz kalmak istemiyor. Bunlar sessiz sedasız oluyor. İskenderun’da güzel şeyler oluyor. Bir dönem ortadan kaldırılan, sözü dahi edilemeyen, çekinilen; şikayet, eleştiri, beğenmeme, ifade etme gibi kavramlar bugün hiçbir kısıtlama olmadan, engelle karşılaşmadan kullanıyor. İtaat ve biat üzerinden değil, demokrasinin ışığında, halk korkmadan yönetime katkı sunuyor. Halkla beraber İskenderun yeniden yaratılıyor.15.03.2012
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 15-03-2012 - 01:12
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
alaattin
mesaj 01-09-2013 - 17:40
İleti #2





misafir






QUOTE(kemal düz @ 15-03-2012 - 01:12 ) *
İSSOS SAVAŞI: YENİ BİR KENT YARATMAK

Kemal Düz


Üç bin yılın hesabını görmeyen karanlıkta yolunu bulamaz, körü körüne yaşar ancak! Goethe

Genç Makedonya Kralı İskender’in 30 bin kişilik Ordusu; Çanakkale Boğazını geçerek MÖ: 333 ilkbaharında ulaştığı Gordion’da mola verir, burada son savaş hazırlıklarını tamamlar ve uygun bir mevki olan Ankara ‘ya gelir. Yaz mevsimine kadar burada kalır. Ankara’dan Asya’nın fethini başlatmak üzere Kilikya’ya gitmeye karar verir. Hiçbir engelle karşılaşmadan Toroslar’ı aşar. İskender, bir süvari birliği ile zengin Tarsus şehrini kolayca teslim alır. Perslerin Eşim şehrin yöneticisi satrap(vali) şehirden kaçar. İskender Kydnos- (Küdnos,-Tarsus - Berdan) Çayında terliyken yıkanır. Yakın dağlardan gelen çayın suyu, yazın bile çok soğuktur. İskender hayatını tehlikeye sokacak olan, şiddetli bir nöbete yakalanarak haftalarca Tarsus’da hasta yatar. Ekim ayında iyileşince, batıdaki Pamfülya (Antalya) taraflarına bir sefer yapar. O bölgeyi kontrol altına alır. 300 bin kişiden fazla olan III. Darius’un güçlü Pers İmparatorluk Ordusunun, Baylan(Belen) geçidine iki günlük mesafede, Amanos(Gavur veya Nur dağları)un doğu yamacındaki, Sohoy(Sochi) mevkiinde konuşlandığı haberini alır. Perslerin Belen geçidinden dağları aşacağını inanır.
Ordusunu İssos şehrinden geçirerek, Myriandros şehri üstündeki Belen Geçidinin alt tarafındaki düzlüğe yerleştirmek için harekete geçer. Issos Ovası güneyde daralarak dar bir geçitle, batıda deniz ve doğusu dağlarla çevrilidir. III. Darius, M.Ö. 333 yılının ilkbaharında Babil şehrinden Ordusunu, Fırat Nehri boyunca yukarıya doğru hareket ettirerek, Amanos Dağlarının doğusundaki düzlüğe getirir ve mevzilendirir. III. Darius büyük ordusu için çok elverişli olan dağın doğusundaki düzlük alanı terk eder ve Makedonyalılarla karşılaşmak için batıya ilerler. İskender’in beklediğinin tersine Belen geçidinden değil, bugünkü Bahçe şehrinin yakınındaki geçitten aşarak, Makedon Ordusunun kuzeyine gelir ve yerleşir. Persler, denize dökülen küçük bir sahil mıntıkası nehri olan Pinaros( Deliçay, Özerli, Kuru veya muhtemelen Payas çaylarından birisi.) Çayı mevkiine gelirler ve mevzii alırlar. Böylece Makedon Ordusunun önünü kapatmış olurlar. Ancak bu dar alanda kendi ordusu da sıkışıp kalır. Burası manevraya uygun bir alan değildir. Daha sonrada Darius’un Ordusu Pinarus Nehrini güneyine ilerler. İskender, İssos’u geçtikten sonra, Myriandros’a ordusuyla ulaşır. Güneydeki sahil geçidini işgal ettikten sonra yorgun düşen ve sonbahar yağmurlarından bunalan askerlerine bir günlük istirahat vermek zorunda kalır. İssos’da kurulan hastaneden, buraya getirtilen hasta askerlerden Perslerin, Issos’u işgal etmiş olduğunu öğrenir. İskender derhal işgalin doğruluğunu araştırmak üzere subaylardan oluşan bir keşif birliği gönderir. Ve işgalin doğru olduğu ortaya çıkar. Aynı günün akşamında İskender ordusuna geriye dönme emrini verir. Ertesi sabah Makedonyalılar uzun kollar halinde ilerleyerek, geçitten geçtiler ve ovanın yavaş yavaş genişlemesine, yanlara doğru yayılıp açılmaya başladılar.
Darius, İskender İssos’dan güneye doğru ilerlediğinde, daha kuzeyde bulunan Arslan Boğazı yolu ile Amanos dağları üzerinden aşmış ve böylece Makedonyalıların arkalarındaki birliklerle irtibatını kesmişti. İskender’in süvari birlikleri Perslerin sağ kanadını çevirir ve imha ederler. Savaşı, Makedon Ordusu kazanır. Darius; karısını, annesini, kızlarını, arabasını, silahlarını savaş meydanında bırakarak kaçar ve canını zor kurtarır. MÖ. 330 yılında öldürülür. İskender’in Ordusu’nun ölü sayısı 500 civarındadır. Perslerin ise 100 bini geçer. İskender Pers donanmasının, en eski deniz üslerinden birini ele geçirmiş olur. Savaş güneyde Suriye kapılarını Jonah-Johannus-Jonas /Yunus Sütunu ( Denizciler Beldesinin girişindeki burun ) ile Kinet /İssos antik kenti arasındaki düzlükte olur. (Bu ovada Romalılar döneminde 194 yılında büyük bir taht kavgası daha dolmuştur.)
Medler’i ortadan kaldıran Persler ( MÖ: 550-330)’in sonunu Büyük İskender getirdi
Suriye yolu İskender’in Ordusuna açıldı. İskender savaş alanının yakınına yeni bir kent kurdu, adına da kendi “Aleksandreya / İskenderun” adını verdi
Yeşilköy/ Dörtyol’daki Kinet Höyüğü, Persler’den kalma antik bir yerleşim yeridir. Kinet höyüğünde İssos kentinin de kalıntıları vardır. Anadolu’da 200 (M.Ö: 543-333 ) yıldan fazla hüküm süren Persler satraplarla yönettikleri ülkelerin inançlarına, kültürlerine geleneklerine saygılı olmuşlardır. Demokratik yönetim biçimini, dönemlerine göre uygulamışlar, Egemenlikleri altındaki halklara hoşgörülü olmuşlardır. Hoşgörü ortamı o dönemlerden bugünlere pekiştirilerek aktarılmış ve taşınmıştır. Günümüzde yaşama biçimine, kültürüne inançlara saygılı, hoşgörülü ortamın kaynakları o tarihlere dayanır. Kurulduğundan bugüne İskenderun ve çevresi tarih boyunca; hoşgörülü, barış içinde birlikte bir yaşam biçimi egemen olmuştur. Etnik, dinsel çeşitlilik, halkların kendilerini tanımlayabileceği ortak bir bilince dönüşmüştür. İskender de çok farklı davranmamıştır. Kutsal yerlerde tören düzenlemeyi (ibadet ve dua etme, kurban kesme)olabildiğince yerel geleneklere, ritüellere uygun hareket etmiştir. Halkların kültürlerine, geleneklerine, inançlarına saygı duymuştur. Doğu batı kültürleri ortak bir sentez yaratmış ve kaynaşmıştır. Çağımızın en büyük sorunlarından biri de “Doğu/ Batı” sorunudur. Bu iki zıt düşünce İssos Savaşının da esas nedenidir. Makedonlar, Haçlılar, Yahudiler, daha niceleri hep Suriye, Ortadoğu ve Doğuya göz koymuşlar. Hep ele geçirmek, talan ve yağma etmişler veya etmek istemişler. Yine benzeri olaylar yaşanıyor, yine tarih tekerrür ediyor. Doğuya açılan kapının anahtarı sanki bu topraklarda. Doğuya barbar diyen batı, gerçek barbarlıktan hiç vazgeçmiyor. Persler ile Makedonyalılar arasında geçen, İssos Savaşının sonucunda Büyük İskender (MÖ.336 - 323) tarafından kurulan İskenderun, 2345 yaşına girdi. Bu şehri kurana teşekkür, onun bir heykelini dikerek gösterilmeli. Büyük İskender’in bölge ile ilgili önemi sadece yaptığı savaşla bağlantılı değildir. Büyük İskender’in hocası, .Nusayri Alevilerinin dini metinlerinde “Nurların Nuru” olarak sıfatlandırılan Yusuf el- Hakim( Aristotales)’ dir. Nusayri Alevilerinin inancına göre; Tanrının gücü, iradesi, insanları doğru yola yönlendirmek için, yeryüzüne her zuhur edişinde farklı bir bedende, farklı bir isimde görünür. Aristotales, Habil’den önce Tanrının gücü olarak zuhur eden yedi kişiden biridir. Yusuf el-Hakim isminde insanlara görünmüştür. En son olarak da Tanrı'nın gücünün Hz Ali'de tecelli ettiğine inanılır.
Hatay’a İskenderun’a gezmek görmek, tanımak maksadıyla gelen insanlar. hoşgörüyü, çokkültürlülüğü, barış içinde birlikte yaşama kültürünü çok merak ederler. Bu güzel ortamın temelini, üç bin yıl geriye giderek, bugünlere kadar yaşanan tarihsel olaylarda aramak gerekir.
İskenderun son üç yıldır, yeniden yaratılıyor, bunları gözlerimizin önünde olduğundan fark edemiyoruz. İskenderun Belediyesi, İskenderun’u çağa uygun, planlı, proğramlı, bilimsel metotlara uygun imar ediyor. Kent gelecek yıllara hazırlıksız yakalanmak istemiyor. En azından su baskınlarına, depreme (enkazlarına ) maruz kalmak istemiyor. Bunlar sessiz sedasız oluyor. İskenderun’da güzel şeyler oluyor. Bir dönem ortadan kaldırılan, sözü dahi edilemeyen, çekinilen; şikayet, eleştiri, beğenmeme, ifade etme gibi kavramlar bugün hiçbir kısıtlama olmadan, engelle karşılaşmadan kullanıyor. İtaat ve biat üzerinden değil, demokrasinin ışığında, halk korkmadan yönetime katkı sunuyor. Halkla beraber İskenderun yeniden yaratılıyor.15.03.2012

Go to the top of the page
 
+Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 22-09-2017 - 12:50