iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Kasap Mithatın sakin bir günü.
orhann
mesaj 14-12-2014 - 14:50
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 94
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise





Kasap Mithatın sakin bir günü..

Kasap Mithat, O gece, sahil otellerinden birinde iyi uyumuştu. Zaten İskenderunda, yaza yakın bahar günlerinde böyle rahat uyunabilirdi. Mobil yaşamaya alışkın olduğundan yerler onun için fark etmiyordu.

İskenderunda bahar o yıllarda, takvimlerden öteye, çeşitli Sarmaşıkların yapraklarının yeşermesiyle belli olurdu. Radar tepesinde kaybolan artık kalıntı beyazlık ve dağların ardından daha parlak yükselen Güneş ışıklarıyala gittikçe Maviden parlak Laciverte dönüşen Deniz işaretlerdi.

Baharın işaretlerini sadece, parlayan çevrede değil coşan ruh hallerindede belli ederdi. Oda bugün normal günlerinden daha erken uyanmış, evdeki gibi Halter ve bilek güçlendirici Lobutlarla, sabah vucut çalışması yapmasada yeterli Kültürfizik yapıp, banyodan sonra kurutemizlemeciden getirttiği, İskenderunun tanınmış terzilerine diktirdiği açık lacivert takım elbisesini giydi. Yakası en az üç düğme açık bej ve açık sarı gömlekler değişmez tercihiydi.

Uzun atletik vucutlu boyu ve dar beli onu diğer Mavilerden ayırıyordu. Renkli gözler, kızıla kaçan koyu sarı saçlar ve onurlu kabadayı duruş ve gereksiz lafa grime ve gerçek duygularını belli etmeme diğer Mavilerde olsada, hepsi Kasap Mithatta tamamlanmıştı.

Yeğeni Cevatın veya diğerlerinin boy, bos endam olarak ondan ne farkı vardı fakat Mithatın bırakın havalı ziyaretini, adı bile bir yerde anıldığında, konuya dahil olan önce bir yutkunuyor sonra, ağzından çıkacak her kelimeyi iki defa tartarak söylüyordu.

Pavyonlardan birine gitmeye niyet ettiğini etrafındakiler, o söylemeden anlar, uğranılması ihtimal olan bütün pavyonlarda bir hareketlilik başlardı. Pavyona girişi etrafındakilerin korucu tavırları ve kendine has etrafı süzüşüyle tam bir şov olurdu.

Sütçü Mustafa, yada Aşkar hatta Antakyanın meşhur Feyruzu bile Mithat gibi, havalı girişler yapamazdı, elinde meşgul olacak bir şeyi yoksa, çerez atıştırarak, dikkati çekmeden, dolaşıyormuş gibi girerdi Sütçü ortama, etrafında birileriyle kalabalık görünmek ona çekiniyormuş hissini verdiğinden, her yere tek başına futursuzca girerdi.

Ceyahan,Adana veya diğer çevre illerin kabadayıları, gölge gibi bir kalabalıkla gelir, aralarından kimin Yorgancı yada Asvalt Rızanın yakınlarından biri olduğunu anlamanız için iyice, kişileri incelemeniz gerekirdi.

Kasap Mithatı tarife gerek yoktu zaten bulunduğu yerde bir star vardı oda o idi. Pavyonun en endamlı güzel kadınları bile ona yakın olmanın rant olduğunu bildiğinden, ona yaklaşmaya can atarlardı. Fakat onun etrafında oluşan hava, onlara bu imkanı zor verirdi.

O bahar sabahı, Mithatta ilk gençlik günlerinden bir heyacanı hissetti, traş olduktan sonra, kendi pavyonunu Atlantik Pavyonu ziyaret edip gerekli direktifleri verdi ve gereken bilgileri aldı.

Zafer kahvesinin önünden geçerken saygılı selamlara karşılık verdi. Nereye gideceğine dair bir program olmasa bile, kimseyle durarak ayak üstü boş geyik yapmazdı, gereksiz sohbet için yaklaşanlara, sadece yan bir bakış atar, karşıdaki bunu hemen anlar ve sadece saygılı selamını verirdi.

Sümerbankın önündeki kaldırımda yürürken, mağazanın koyu, büyük camlarında kendi görüntüsüne baktı, omuzlarını öne doğru gerginleştirip, sağ elinin parmaklarını tarak gibi yaparak, saçlarını geri yatırdı.

Taxi duraklarının önünden geçti, Chevrolet impalası nerdeydi onu bile unutmuştu, nasıl olsa bir haber yollasa şoförü en geç on beş dakikada önünde hazır olurdu. Her şey yolundaydı bu saatleri kendine ayıracaktı, sonrasını bilmiyordu, yeni başlayacak günün gecesi onu nereye sürükleyecekti.

Belki Soğukoluk, belki Harbiye belkide Adana yada Antep hatta Mersin olabilirdi

Abilerinin, amcalarının, akrabalarının yanına, Et ve Balık çarşısına doğru yürüdü, onlar onun gerçek Dünyasıydı.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 14-12-2014 - 14:50
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 19-11-2017 - 22:55