iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Eski KÖRFEZ Gazetesi ve çalışanları..
orhann
mesaj 16-11-2011 - 13:44
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 93
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise





Ahmet Perker ve Mercan Ağa..

Mercan Hanın, geniş iç avluya geçilen, taş koridorunun dışa bakan, büyük kapıları, hergünki gibi erkenden açılmıştı. Girişin solunda, Ahmet Perkerin bürosu karşısında, Mercan Ağanın bürosu yer alırdı. Körfez gazetesi, baskı makina ve teşkilatı hemen büronun bitişiğindeki, hanın eski depolarından biriydi. Gazete ve dergi baskıları için bir büyük, fatura ve davetiye gibi baskılar için bir küçük makine, giyotin makas ve ciltleme tezğahı mengenesi ile birlikte..Yığınlar halinde kağıt ruloları ve gazete baskısı için, siparişle gelmiş, boş sayfalardan oluşan koliler..

Ahmet Bey, 1940 lı yıllarda, İstanbul Üsküdardan, Kütüphane ve Halkevine görevle gelmiş ve şehrin sosyal yapısına hemen uyum sağlamıştı, Hatta İskenderun Gençlerbirliği mahalli takımında futbolculuk geçmişi vardı.. Nüfusun çoğuda, 1939 dan itibaren, Cumhuriyete dahil olan Hatayda,özellikle İskenderuna, görevleri ve iş bulma amacı ile gelmişti.

Mercan ağa başkaydı, Belen köylerinden olan köklü geçmişi ve sülale çevresi onun iri cüssesine, birde *Babacan Ağalık* havası veriyordu..Devamlı taşıdığı Tabancası ve ağır tavırlı hareketleriyle, bela arayanların uğrayacağı son adresti.. Körfez gazetesinin kuruluşunda, Ahmet Perkere çok katkıda olduğu biliniyordu..

Ahmet Perkerde, Matbaacılık hayatının başlangıcında, İstanbulda bu alemde çevre ve tecrübe edinmiş kayınbiraderinden çok faydalanmıştı..Bir iki yıl birlikte çalışmışlar, sonradan her neolduysa, kaynı Akdeniz gazetesine gitmişti..

Daha içerlerde avluyu çevreleyen, kiralık depolar ve orta avluda, geceleri park edip, erken saatler de Buğday silolarına yük taşımaya giden Leyland kamyonların park alanıydı.

Ahmet Perker genellikle sabah kahvaltısını Bürosunda yapar ve bir yandan masasına konulan, İstanbul gazetelerine göz gezdirir, dişe tırnağa gelecek bir haber arardı. 1950 li yılların başında, İstanbul gazeteleri, iki gün sonra İskenderunda, günlük taze gazete olarak okunuyorsada, önemli haberler zaten Radyodan günü gününe izleniyordu.

O günlerde, eline, bırakın İstanbulun Türkiye genelinde izlenen gazetelerini, okunacak ne baskı varsa, sonuna kadar okumaya meraklılar vardı..Yazılı her şey hatta “saatli maarif takvimi” bile bilgi kaynağıydı. O küçük yapraklarında, günün menüsü, günün önemi, tarihte o gün, atasözleri, günlük falınız ve hatta arkası yarın romanları vardı..

Aslında o günlerde, diğer yerel gazetelerde olduğu gibi Körfez gazeteside bu çerçevedeydi. Bundan fazla olarakta, gazete sahibinin hayat görüşünün, yerel ticari ilanların ve köşe yazarlarının siyasi görüşlerinin sayfalara yansımasıydı..

Her gazeteci gibi, Ahmet Perker de, birilerinin çıkarlarına dokuncak, bir şeyler yazdığında, belki tehditler alıyor yada baskı altında kalıyordu.. Sahilde, şimdiki Ziraat bakasının hemen sonrasında, eski Güney Palasın altında, 1950 li yıllarda, “Nermin Çileli” nin işlettiği Pavyon un, fuhuş işlerinde olduğunu yazarak, gündemde tutmuştu ve çok tehdit almıştı..

Kimi gün Sarıkayaların sahil gazinosunda çalışan ve sonradan meşhur olan bayan sanatcının, Sarıkayaların oğluyla olan ilişkilerinin , aile servetine zarar verdiği yada kaçakçılarla el antından anlaşmazlığa düşen Ast.sb. çavş. Soğukoluk yolunda katledilmesi gibi haberlerle günü geçiyordu..

İskenderunda, Sütçü, Kasap gibi yerel kabadayılar henüz yokken, Adanadan ve çevre şehirlerden, Antakya dahil, “Asvalt Rıza” gibi, kamasıyla, asvaltı çizerek meydan okuyan kabadayıların, olayları ve Polis gücüyle, şehir dışına atıldıkları haberleri sık sık yer alırdı, Körfez gazetesinde..

"İskenderunforumdan birinin yazdığı gibi adı devam ediyordu ...

1. Uğur KURTULAN diyor ki: İskenderunforum..
03 Ekim 2011, 22:52
-iskenderunlular ne zaman bu tür yağlama yazıları yazmaktan vazgeçecek.Sanırım isdemir’in genel müdürü veya müdürü herkimse bu yazıyı yazana afferim oğlum diyecek veya bu yazının sahibi yakında o kişinin yanına huşu içinde ve gayetle beşuşane olarak lütfuna ermek için çıkacaktır.
hayret yaaa.O memleketten ne zaman yürekli biri çıkacak acaba.Bir zamanlar orada gazetecei Ahmet PERKER vardı.Sanırım doğru yazdım.En az O’nun kadar adamlar olmadıkça o memleketten ne köy olur ne kasaba."-
Böyle ananlarda vardı..Hala..

Ahmet Perker masasının yanındaki zil, yandaki baskı atölyesinden birinin gelmesi içindi..!

Baskı gürültüsünde bile duyulacak zil çınladığında, Recep ve Hüdaverdi, akşam baskıdan kalan, kurşun harfleri, tekrar dizecekleri, yeni baskılar için, yerlerini bakmadan ezbere bildikleri birbirine bitişik marketlerdeki kasalarda bozuk paraların ayrı ayrı tasnif edildiği kutucuklara benzeyen tahta, el uzandığında, ulaşılabilecek kutucuklara diziyorlardı.

Büyük “A” dan başlayıp “Z” ye, küçük “a” dan “z” ye,x,w nokta, virgül dahil yazıda ne kullanılıyorsa, her sıfat için ayrı bir kutucuk vardı. Gazete yada her ne basacaksanız,sinama gişe biletleri,düğün davetiyeleri, siyasi partilerin el ilanları dahil, o boyutta kayar mengeneli tahta çerçeveler içinde, yazıda olması gereken kurşun harfleri ve işaretleri, süratle, kutusundan alıp, yanyana koyup, sıkıştırarak, istediğiniz boyutlarda sütunu oluşturana kadar yanyana , altalta dizmeniz gerekiyordu.

Bir kibrit çöpüne benzeyen ve kibrit çöpünün yarısı boyunda ve harfin yada işaretin boyutuna göre kalınlıkta olan köşeli kurşunların uç yüzlerinden birinde , harfler kabartma şeklindeydiler.. Bir nevi kibrit çubuklarını dikine, bitişik yan yana, dizmek gibi bir şeydi..Harfler yukarı ve baskıda düz okunacak şekilde dizilir, kelime aralarındaki boşluklar için, aralığın büyüklüğüne göre, mürekkep merdanesine temas edemeyecek kısalıkta olan boş kurşunlar vardı..

Bunları “İnsan robot” hızlılığında dizmek ve mengenelere şıkışık bu yazıları, gazete ölçü kalıbında, gazeteyi oluşturmak ve basmak ardındanda aynı hızla tekrar kutucuklarına dağıtmak gerekiyordu..Yeni kullanılacak fotolar, Adanaya erkenden yollanıp, baskıya hazır kalıpta geliyordu..

Rulo gelen gazete kağıtları, giyotinle kesilir, baskı makinası mürekkep ve merdanesi kontrol edilip, kağıt yığınından en üstten başlayarak, ıslak parmak ucuyla, çekilen kağıda, gazetenin iç sayfa baskısı yapılırken , diğer tarafta duran, basılan sayfayı hemen ters çevirerek yeniden dizer, çünkü ardından , dış sayfa aynı yöntemle basılıp, katlanılarak dört sayfalık gazete oluşturulacaktır..

İşler bitmemiştir, abonelerin gazeteleri dürülerek, üzerindeki kurdela kağıda abonenin isim ve adresi yazılacak ardından “1krş” damgapulu yapıştırılarak Postahaneye teslim edilecek, Kaymakamlığa, basın sorumlusunun incelemesi için Beş nüsha, Belediye ve gerekli daireler için vede ayrıca ticari abone iş yerleri için hazırlanan gazeteler, sabahın ilk saatlerinde bu işle ilgili bir genç çocuk tarafından hızla teslim ve dağıtımda olacaktır.
Gece geç vakitlerde basıldığından, günün diğer saatlerinde, fatura , davetiye ve diğer el ilanları, sinema ve gazino biletleri, hazırlanıp basılır, fatura ve bilet benzeri baskılar, cilt masasında ciltlenerek, istenirse kapak yapılarak, müşteriye teslim edilirdi...

Ahmet bey zili ortalığı çınlatınca, Recep, Hüdaverdinin gözüne bakarak, kafasını o tarafa salladı.. Ahmet Bey, Odasına giren Hüdaverdiye.

---Oğlum çay hazırsa, git bize kahvaltılık bir şeyler al.. diyerek para uzattı...

Onlarda onu bekliyorlardı, Ahmet bey bir tarafa uğramazsa genellikle, bu saatlerde gelir ve kahvaltıyı burda yapardı, onlarda sabah kahvaltı masrafından kurtulurlardı...Bazende Mercan ağanın keyfi gelir, onlara kebab siparişi verirken onlarda sebeplenirdi..

Ellerine ne geçiyordiki..Recep, daha çocuk yaşta ilk okuldan sonra, Körfez gazetesi yayın hayatına başlamadan, iş başı yapmıştı, Ahmet beyin kayınbiraderinden kuruluşta ve deneme üretiminde çok şey kapmıştı..

Çay mahallesinden çok kimseyi dünyaya göz açtıran Ebe Semranın oğluydu..Sevdiği bu meslekte, çok hızlı kapmıştı üretimin ince noktalarını, mahalleden arkadaşı Hüdaverdiyi, basılan yüzün, tersine çevirme işiyle başlatıp, yazı hazırlama hatta kendine ait bir köşede bir şeyler yazmaya kadar ilerletmişti, aynı zamanda basın kartı sahibi olmuş, çekişmeleri sevmediği için spor sayfasını, röpörtaj, haberler ve baskısı ile birlikte, full bir spor haberleri gazetecisydi...

O yıllarda, Recep ve Hüdaverdinin hayatında, Sinemanın gece matinesi, zevten çok zorunluluktu.Tüm gün, gazete baskısı hariç, Fatura, irsaliye, davetiye ve bilet basımlarını tamamlıyorlar hatta seçim dönemlerinde Parti el ilanları dahil tüm hazırlığı yapıp, akşam 5-6 ya doğru Ahmet beyin, gazetenin son durumu olarak oluşturduğu yazıları diziyorlar dışarı çıkıp, akşam yemeği işini halledip, Sinemalardan birine takılıyorlardı..

Sinemalar genellikle gece 11-12 saatlerinde kapanırdı. Tekrar dönerler, baskıda Ahmet bey için boş bıraktıkları, günün haberini, ahmet beyin değişmeyen köşesi “Bir dokun, Bin AH..! işit” i ve ayrıca önemli bir olay olmuşş, onu son olarak dizip, baskıya geçerlerdi..

Bu arda Mercan hana park etmiş olan Buğday nakliye kamyonlarının kasalarında artık Buğdayları süpürerek toplarlar, ertesi gün, abone oldukları hububatcıya satarlardı ve bu nerdeyse yarım şeker çuvalı artıkta, yemek masraflarına yeterdi..Boyunlarında devamlı asılı, fotoğraf makinalarıyla, bisiklet üstünde, her yerde olmadılar fakat, gazetecinin olabileceği her yer ve emekte oldular...

Basılan ve katlanan gazeteler postaya ve dağıtıma hazır hale getirilirdi, Pazar günleri çalışılmadığından, Pazartesi gazetesi yoktu..Hatta Ahmet beyin Cumhuriyet İskenderununda, bir ilk olan Mizah dergisi “Karakarga” bile Cumartesi dağıtımda olurdu...

Artık gece yarısı olmuştur, Hanın bekçisi hanı tüm kapılarını kapatmak için onları bekliyordur.

Artık yarın yeni bir gün olacaktır..

Bu günlerdede olduğu gibi, her gazeteci yarın, icraatlarıyla anılacaklar..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 16-11-2011 - 13:44
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 22-09-2017 - 12:50