iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Bakkaldan biri...!
orhann
mesaj 27-11-2014 - 00:05
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 94
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise






Bilinen Bakkaldan biri,

Cin Kadirin oğlu, babasının dükkanının yakınındaki dar sokakta sırtını duvara dayamış, çömelmiş oturuyordu. Yüzündeki sıkıntı ile karışık, boşlukta olan birinin ifadesi, aslında ona hiç yakışmıyordu.

Belen li Cin Kadirin oğlu olsada, uzun boyu, kızıla kaçan saçları ve renkli gözleri, ona, bu oturuş şeklini yakıştırmıyordu. Babasıyla arasının iyi olmadığı biliniyordu.

Genellikle geneleve adam taşıyan Faytoncular, kumarhanelerin ve pavyonların yan işleriyle uğraşan takım birde eski hükümlü olanlarla, hayatı mantar olanlar böyle otururdu.

Böyle bu öğleden sonrasının ilk saatlerinde, gelen geçene aldırmadan, bu şekilde, önüne bakarak oturmak, onun gece hayatının artık gündüz hayatınıda etkilediğinin açık anlamıydı.

Babası Cin lakabını, İskenderunun, Fransız mandalı yıllarında, Ermeni bayramında, Domuzluk olarak bilinen, Dumlupınar ilkokulu civarında toplandıkları bir gece, onların evlerinden çaldığı altınlarla iyi sermaye yaptığı ve ondan dolayı Cin lakabı aldığı söyleniyordu.

Dörtyol ağzı dükkanının, her iki yola bakan darabaları açık olurdu. Dışarıda bağlı Eşşek, Dükkanın logosu gibiydi. Eşşek ordaysa, kesinlikle Cin Kadir orda demekti. Toptancılardan alınan malları ve teneke Gaz yağlarının transportu bu Eşşekle yapılıyordu.

Eşşek, diğer kalan bütün zamanında, önünde asılı torbadan, birşeyler yiyerek yada geviş getirerek zamanı geçirirdi.

Cin kadirin karışık hayat hikayesi vardı, birinci evliliği ve yakın akrabasının hanımıyla kaçarak yaptığı ikinci evliliği yorumu bile yapılmazdı. Bütün dünyasını dükkana vermişti, alışveriş haricinde sohbet bile etmezdi. Birileri yakınlaşıp konu açacak olsa hemen Eşşeğinin yemini ve suyunu tazeleme bahanesi ile gelenide dükkandan beraber çıkarır, başından savardı.

Oğlu uzun süre öyle oturup durdu, sanki ogün karar günüydü, ya Pavyonlar dünyasında yaşayacak yada Çay mahallesinin diğer bireyleri gibi gündelik hayatın içinde kaybolacaktı.

Ayağa kalkıp, şimdiki Mete Aslan bulvarı olan yerde bulunan Teneke gece kondu mahallesinin önünden geçip sahile giden yoldan, gezinerek Sahil yoluna gitmeye, kafsını yoran her konuyu iyice tekrar düşüğnmeye karar verdi.

Eski Hapishane, şimdiki okulun karşısındaki yük anbarının yanında Psi,Pisi kardeşlerin onlar gibi iri burunlu ve kirli esmer renkli bacıları, dün geceki yağmurda, sualtında kalıp dışarı atılan Kurufasülye çuvalından kilolarca sağlamını ayıklamış, duvarın dibinde yaktığı Maltıza Kurufasulye tenceresini koymuştu.

Yüzündeki mutlu ifade, ganimet elde etmiş gibiydi, ayakları ayakkabıyı zor gördüğünden, bu şimdilerin anlayamayacağı kıymete en az iki aylık Kurufasülyeydi.

Omuzlarına attığı uzun kurşuni kırçıllı paltosu, açık renkli takım elbisesi ve yeni boyalı iskarpinleriyle, ıslak asvaltın çamursuz yerlerinden yürüyerek devam etti. Limandan anbarlara yük taşıyan, ikili, dörtlü, onlu At koşumlu atarabaları yoğun trafik altında Limandan, Toprak Mahsüllerinden, Anbarlara yük taşıyordu.

Deniz lojmanlarının karşısındaki Nakliye bürolarına bakarak geçerken, onlar sanki başka İskenderunu yaşıyor hissine kapıldı. Etibankın köşesinden dönünce, uğultuyla çalışan, yük gemilerine Buz üreten fabrikaya ve yanındaki o günlerin en Lüx Oteli Güney palasın, büyük camlı restoranında, parlak beyaz ciltli varlıklı başka şehirlerden misafirler yemek yiyordu.

Yolun karşısı bir metrelik enli duvar, dar kumsal ve Denizdi, balıkçı tekneleri kumların üzerine çekilmiş Kışı geçiriyordu. Kore parkının önünden geçip, iki tarafı yüksek Palmiye ağaçları dizili yola girerken, ani karala sola, eski Postahanenin önüne dönüp, Hemşin Pastahanesinin ara sokağındaki Kumarhanelerden birine gitmeye, ordanda her günkü hayatına şimdilik devama karar verdi.

Şehit pamir caddesine dar aradan bakan Londra pavyonun renkli neon ışıkları, akşamın ilk karartısıyla canlanmıştı.
Yarına gerek yoktu, belkide bu gece başka bir gece olacaktı...

En azından Cin Kadirin Eşşeği gibi, ipiyle dükkanın daraba demirine bağlı kalmayacaktı..




Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 27-11-2014 - 00:05
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 18-10-2017 - 17:35