iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> maliki-Kargafan-fak-Dıbık ve maşüş
orhann
mesaj 18-06-2009 - 02:19
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 93
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise



Maliki,Kargafan,Fak,Dıbık ve Maşüş. (Bir eski havaalanı hikayesi)

Geçmişteki hobiler aslında anımsanmayacak kadar uzakta değil. Her ne kadar kötü alışkanlıkları olanlar varsa da, şimdilerde sadece anılarda kalacak hobilerimiz vardı. Hatta bunları yeni nesile anlatmak o kadar zor ki ..! Sanki İneği görmemiş birine süt sağmayı anlatmak gibi. Yeni yetişenler içinse bazı eski hobiler mantıksız bir şey gibidir.

Pac meydanın köşesi, eski Kervan Sineması'nın karşısında şimdi tek katlı pasaj ve dönerci dükkanlarının olduğu yer. Tamamen sarmaşık dallarıyla kaplanmış içi bile zor görünen demirli bahçe duvarı ile çevrili idi. Oranın kime ait olduğunu kimse merak etmezdi.

Bu önemli köşe bir adres tarifinde veya buluşma tanımında Texsas ve Tommiksçinin yeri olarak bilinirdi. Akıllı bir genç ticari zeka burada duvar demirlerine gerdiği iplere boydan boya bu resimli kovboy dergilerini asar burada hizmet verirdi. Texas , Tommiks, Tex, Zagor,Ten ten, Karaoğlan ve daha niceleri okumak 10 kurus sadece Rasimlere bakmak 5 kuruş satın almak kitabına ve yeni baskısına göre 75 Kş Tan başlayıp seri ciltler 3-4 liraya kadar giderdi. Özellikle hafta sonları Sinemanın sabah 10 matinesi Asker ve öğrenciye indirimli 50 Krş olduğundan kitapları kaldırımlara oturarak okumak için sıra dahi beklenirdi.

Az ileri Dz alayına doğru dönen köşe şimdiki düğün salonu ve dükkanların olduğu yerler boş arsalardı. Orda da çadırlar kurulur devamcıları hafta sonunda hep askerlerdi. Çadırlarda aç.! aç..! asker çığlıkları arasında yarı çıplak kadınlar dansöz gibi oynar kilotlarını her çıkarışlarında altında başka bir kilotu daha olduğu görülür ve çığlıklarla protesto edilirdi. Bizim gibi bedavacı ufaklarda cadırın hafifçe açık kalan örtüsünden bakar, ne kadar saçma yere para ödüyor bu askerler 5 lira 10 lira yazık, istediğin kadar texas tommiksi hem de ayran içerek suni kebab yiyerek harcamak varken diye düşünürdük.

Güvercincilik her yaştan insanın kalbini çalmıştı onların dünyaları ve deyimleri ayrıydı. Uzun bir kamış diyecem yeniler anlamayacak. Şu teras kafelerde kullanılan dekor kamış çubukların 3-4 cm çaplı olan uzunluğu 4-5 metre kamışlar ucuna beyaz kumaş bayarağı ile devamlı ıslık çalarak sallanır uçurulan Güvercin sürüsünün başka bir sürüyle karışması,ordan da bir veya birkaç tanesini kendi sürüsüne katarak getirmesi için aşağıdan parlak gösterilirdi. Zaten başka birinin güvercinini yakaladın mı zafer senindi. Bu işin hastaları yüksek dereceli memurlar ,subaylar hatta önemli esnaf vardı. Bağdadiler, takla atan çeşitler ayrı bir litaratür hala oluşturuyor.

Bizim ana konumuz tüfeği topu olmayan gariban avcılar. Sabah erken kanalın çamurlu kenarlarından danaburnu (Maşüş) yakalayıp bir çalı parçası ve yaylı tuzak(Fak) veya yapışkan çubuk (Dıbık) la hava alanının derinliklerinde avlananlar. Çalısını diker Fakını altına kurar ve maşüşü faka bağlar hareketlenmesi için üstüne tükürür ve zulada bekler. Bu avın en iyi avları etli ve lezzetli maliki ve kargafan kuşlarıydı. Tüm 9-18 yaş arasındakiler ya okullu yada esnaf yanında çalışıyor olduğundan genellikle hafta sonu eski hava alanı avcıların çalıları ile ağaçlandırılmış gibi olurdu.

Horoz döğüştürenler genellikle başka çevrenin insanlarıydı.

Sinema hastaları bir filimden çıkıp diğerine girerek hafta sonunu bitirir hatta hızını alamayıp filimleri tekrar birbirlerine başından sonuna kadar kendi yorum ve vucut dilleriyle anlatırlardı. Filimin yıldızı jön veya kahraman karakteri oğlandır. Tabii her oğlanın bir de kızı vardır. Oğlan bir yumruk attı, kız kaçtı böyle devam eder giderdi tekrarlar.

Langırtçılar o kadar ustalaşmıştı ki, toplarını takip bile edemezdiniz. Değişik değişik kurulan mahalle takımları ve onların eski hava alanındaki futbol maçları kavgalar bağırtılar arasında çok azı olaysız biterek sürer giderdi.

Haftanın başlayan yeni gününde hafta sonu anılan olayların gelişimi, sonuçları ve yeni haftanın programları yapılarak günler neşe içinde geçer giderdi.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 18-06-2009 - 02:19
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
Doğan Günay
mesaj 19-06-2009 - 00:44
İleti #2





Grup: üye
İleti: 159
Katılım: 12-05-2009 - 11:37
Üye No: 4,605



Azizim Orhann

Yazılarınızı zevkle okuyorum. Anladığıma göre yaşca yakınlığımız var. Ben 9 yaşına kadar değişik kentlerde bulunduktan sonra 1954 yılında İskenderun'a geldim.1961 yılında da ayrıldım.!976 yılından bu yana tekrar memleketimdeyim.
Çocukluğunuza dair anılarınızı hayranlıkla okuyorum.Benim ne yazık ki çocukluk devremde gözlemlere dayalı sağlam anılarım yok. Zira 1957-61 arası yakalandığım bir hastalık, benim evde çoğunlukla hareketsiz bir durumda nerede ise bir hapis hayatı yaşamamı zorunlu kılmıştı.
İsimlerini saydığınız çizgi romanları ben de 5 veya 10 kuruşa okudum.Kinova'yı unuttunuz sanırım.Para biriktirerek 6 sayılık bir cildi 3 liraya aldığımda kendimi çok bahtiyar hissetmiştim.Pazar günleri Kervan sinemasının 10.00 matinesine duhuliye 30 kuruşla girip, oğlanın kızı kurtarmasını alkışlarımızla desteklediğimiz o masum, temiz, geleceğe umutla bakan günlerimizin, henüz plastikle tanışmadığımız, oyuncaklarımızı tahtadan yontarak yaptığımız o günlerimizden bu günlere gelmek, bu günleri görebilmek bizim için bir şanstır diye düşünüyorum.

Lütfen anılara devam ediniz...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
misafir
mesaj 30-06-2009 - 14:31
İleti #3





Grup: üye
İleti: 1,471
Katılım: 13-02-2008 - 12:01
Üye No: 2,784
isim: misafir



Bende anlatilarini zevkle okuyorum. Anneme de okuyorum, o benden iyi biliyor ve çok gülüyor. Seviniyor eski Iskenderunu yeniden bulduguna. Bazi seyleri bilemiyor kadin oldugu için,

-Bak sen böylemiymis, diyor.

Ama hepimizi mutlu kiliyor yazdiklarin. Sanki kaybettigimiz çirkin güzellikleri buluveriyoruz.

Genel istek var bizim aileden, yazabilirseniz. Bir Iskenderun-Antakya arasi Dolmus muhabbeti. Belen, Kici, Topbogazi, Serinyol, Tugla fabrikasi. Inenler binenler. Afgan göçmenli, Yayladagli, Anali-Kizli rüküs Antakyalilar, Futbol taraftarlari vs vs. Bekliyoruz, merakla.


Go to the top of the page
 
+Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 26-09-2017 - 22:58