iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> KÖR DİYAP -- 1980 DARBESİ VE İSKENDERUNDEMİRÇELİK
orhann
mesaj 11-06-2010 - 03:32
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 93
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise



KÖR DİYAP -- 1980 DARBESİ VE İSKENDERUNDEMİRÇELİK.


Bütün İhtilaller başlanğıçta coşkuyla kutlanır, Askerler ve onlarla paylaşımcı devlet görevlileri , kahraman ilan edilir. Ekranlara çıkan rütbeli şahsiyetler konuşurken , ekranlardan izleyenler bir topluluksa , öven naralar atılır, kimlerin paçalarından aşağı alınacağına dair yorumlar yapılır..
Daha ileri gidenler yeni doğan çocuklarına ,yeni büyüklerin isimlerinden alıntılar yapar ,hatta yasalar müsade etse , adamın adını soyadıyla beraber ,isim yapacaktır..
Belediyelerin yeni cadde ve sosyal bina, okul isimleri belirlenmiş ,encümen firesiz ,kabul oyu vermiştir…1960 ta `devlete yardım` adı altında, Millet kendiliğinden ,`İhtilal yardım komitesine` ,cebinde üç*beş birikmişini, bazılarıda , hanımının boynundaki kolyeleri, kollarındaki bilezikleri hediye etti…Yeni açılan işyerlerinin ve kooparatiflerin çoğu o isimlerle açıldılar..
Zamanla hız azalır , ordu artık kışlanın yolunu tutmuş görüntüsünde, yeni sivil idarelerin yolu açılıp , seçimlerde yapıldımı, artık “yanlış ve hatalı hatta Amerikanın emri olan bir yolda” olmalarının zamanı gelmiştir. O kadrodan haliyle birkaçı ,fırsatı değerlendirmiş ve açığa çıkmıştır ,aslında milletin gözünün içine baka baka tezğahlar dönüyordurda, Medayada yer aldımı ,bambaşka olur, ama medyada yeralmıyan, alenen devam ediyordur. Bunu herkes bilsede ,bilinmeyen olarak kabul edilir.. Neyse gelelim Kör Diyabın hikayesine…O günlere yani , darbecilerin isimlerinin ,yeni doğan çocuklara verildiği ve Gazete sayfalarında ,büyük manşetlerden yayınlandığı günlere..
O da diğerleri gibi ayni hislerdeydi, en azından bu ihtilal ,avantaların başında oturanları vede onlarla sac ayağını kurmuş .. götürenleri ,harmanlayacak ,yeni birileri geçecekti kilit yerlere , kimbilir biri tanıdık olabilir ,bizede kapı açabilir…!
Nasıl olsa bu on yılların içinde ,bazıları hanedan kurumuş fazla hızlı gitmiş ,önce onlar tazgah altına alınacaktı. Hatta şimdiden Balık ticaretiyle uğraşan ve kazancının çokluğundan şaşıran bir aile nin kaçakçılıktan , İskenderun limanına işçi alımında etkin olan ve yükselen bir ailenin yolsuzluktan komple sorgulanıp, aracılar yoluyla ,servetlerinin büyük kısmını feda ederek ,dosyalarının geçici olarak masa altı edildiği dedikoduları ,sokakların konusuydu. Sahil çay bahçeleri ve canlı köşe büfeleri tutan ,kazanç olan yerde ,cinayet ve hertürlü kanun dışı yöntem uygulayıcısı aileler, Polis yetkilerinin geçici olarak Askerlere geçmesinden dolayı ,kabuklarına çekilmişlerdi…
Demir çelik işletmeleride ,imalatına devam etsede ,yeni oluşacak atamaların ,kabuk değiştirecek yeni düzenin şaşkınlığı içindeydi…
Demir çelik işletmeleride ,kuruluşundan itibaren ,bilinen bir İskenderunlu karşıtlığı vardı..Elden geldiğince yakın illerin siyasetçilerinin dedikleri uygulanırdı. 1968 den itibaren alınan işçi sayısı ve onların nerden geldiği incelendiğinde bu açıkça anlaşılır..Hatta bugünlerde bile işletmede ,önemli yenileme ve onarım işlerini alan Müteahit ve taşeron firmalar ,bunu diğer şehirlerden gelen firmalara alenen açıklamaktadır. “İskenderunlu , daha yüksek ödemeli iş bulduğunda ,hemen işinizi bırakır orada işe başlar “ diyerek , geçmişten oluşmuş bu siyaseti ,şımarıkça uygulamaktadır…
Kör Diyab ta , emeklilik yolunda kalan yıllarını burada geçirmiş ,emekli olmaya hak kazanmıştır. Fakat İskenderun demir çelik ,geçmişte çalıştığı yerlerden dosyasını tekrar detaylı incelemeye karar vermiş , devlet kuruluşları arsında yıllarca sürecek yazışmaları yeniden yapmaya karar vermiştir.. Kör Diyapın ,Ssk hastahaelerinde adamını bularak ,hastalık izinleri aldığı, nerdeyse ,işyerine gidip ,gitmediği belirsiz çalıştığı çevresi tarafından bilinsede ,emekliliği yasaldı..Ama her nasılsa kilit yerdeki bir memur bu konuyu ,kuruluşun her yanına yaymış ,açıkçası dosyayı kitlemişti..

Ama karşısında Kör Diyap vardı, koyu numaralı gözlüğü , zayıf vücüduna uyan düzenli giyimi ve her zaman cilalı ayakkkabıları ile ,kabadayılıkla karışık , bitirim havalı yürüyüşü,Öncü gazetesinden aldığı gazeteci kimliği ile kendine göre çevresi olan biriydi..Akşamları eski balıkhaneye yakın meyhanelere takılır, belirli yerlerde takılan dosyaları çözer yada çevresinden yardım alıp hallettirirdi..Gazetenin bürosuna geceleri takılır ,Şarap kadehlerini, emsali bir kaç arkadaşı ile yuvarlarlarken, hangi pavyondan hangi bayanı nasıl aldıklarını ,yada mahallelerden isterik kadınları Java motorsikletine atıp ,Dz. alayının üstündeki tarlalarda , nasıl ot yoldurduğunu anlatırdı…
Artık darbede olmuştu , hala emeklilik dosyası çıkmazdaydı,yapılacak tek şey kalmıştı, Darbelerde İskenderunun en büyüğü kimdi….?
Tabiiki Dz.Alay komutanı Amiral…! Onun bir sert sesi ,İskenderun demir çeliğe yetecek ve hemen emrini yerine getireceklerdi..Demir çelik kuruluşundan o güne kadar zaten rüşvet ve yolsuzluk abidesiydi…Ayrıca merkezden her hükümet döneminde atanan tepeden inmeler , bir siyasinin, bu çamuru üstünde taşıyan profesyonelleşmiş adamlarıydı…Amiralin ,onların isimlerini bile duymaları işlerine gelmezdi…
Kararını veren Kör Diyap ,o akşam ev ahalisinin ,kardeşinin hanımının ve çocuklarının,annesinin ,teyzesinin velhasıl cemaatının toplam oniki nufus kağıdını topladı.. Sabah erkenden , şimdi Dz. Müzesi olan ,komutanlık binasına giderek Amiralin ,alaya gitmek için çıkışını bekledi. Amiralın makam aracı kapı önünde ve merasim giyimli Denizci nöbetci askerler den oluşan yaklaşık on kişilik ünüformalı gurup ,Amirala selam durarak merdiven basamaklarına karşılıklı dizilmişti…Ansızın yeri göğü yırtan acı bir çığlık duyuldu…
---- Babaaa…!! elimden tut babaaa.. diyerekk Kör Diyap, Guruba doğru Türkiyenin kurtarıcıları,, yoluna , bırakın kurban olayım , “Babanın” diyerek yürüdüysede nöbetçiler hemen yolunu kesti.. Amiral bırakın gelsin bu adamın ne derdi var dedi..
Fakat bu istenen havayı oluşturmazdı. Kör Diyap ın ,Amiralın ,önündeki basmaklara takılma ve Amiralın ayaklarının dibine düşerken ,tüm nufus belgelerinin yerlere saçılması numarası ,o kadar gerçek olduki, Amiralın ayaklarına sarılıp öperken ,kendi bile gerçekten düştüğüne inanmıştı.
Amiral tekrar içeri dönerek
---Getirin içeri ..hemen cay verin..ne var evladım anlat diyerek sırtını okşadı..Kör Diyap bir yandan gözlerinden yaşlar süzülerek …
---Baba hepsi beni bekliyorlar ,konu komşu sayesinde karnımız doyuyor ,utanç içindeyim diyerek,toplanarak kendine verilen nüfus cüzdanlarını gösterip,kendine İskenderun demir çelikte yapılan zülumu anlattı..Amiral ..
---Çabuk Demir çeliği bağlayın emrini verdi..
Ertesi gün Kör Diyap ,kahve rengi takım elbisesi ,cilalı ayakabıları ve bitirim ,omuzlarını öne kaydırmış kabadayı yürüyüşüyle ,Demir çelik idare koridorlarındaydı. İşlemlerinin hemen o gün bitirilmesi için ,idari müdürün odasında ,oturduğu koltukta çayını yudumlarken, içinden sinsi sinsi gülerek..
---“Dinsizin hakkından İmansız gelir “ diye düşünüyordu…
---Kimbilir, belki birgün Baba Amirallar gelir ama ,basamaklara takılıp devrilme sırası ,oluşacak kalabalıktan yeni Kör Diyaplara zor gelir…

Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 11-06-2010 - 03:32
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
dinc
mesaj 02-12-2011 - 10:27
İleti #2





Grup: üye
İleti: 4
Katılım: 11-11-2011 - 20:27
Üye No: 6,752
isim: cengiz
meslek: muhasebe-emekli
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ticaret lisesi



QUOTE(orhann @ 11-06-2010 - 04:32 ) *
KÖR DİYAP -- 1980 DARBESİ VE İSKENDERUNDEMİRÇELİK.
Bütün İhtilaller başlanğıçta coşkuyla kutlanır, Askerler ve onlarla paylaşımcı devlet görevlileri , kahraman ilan edilir. Ekranlara çıkan rütbeli şahsiyetler konuşurken , ekranlardan izleyenler bir topluluksa , öven naralar atılır, kimlerin paçalarından aşağı alınacağına dair yorumlar yapılır..
Daha ileri gidenler yeni doğan çocuklarına ,yeni büyüklerin isimlerinden alıntılar yapar ,hatta yasalar müsade etse , adamın adını soyadıyla beraber ,isim yapacaktır..
Belediyelerin yeni cadde ve sosyal bina, okul isimleri belirlenmiş ,encümen firesiz ,kabul oyu vermiştir…1960 ta `devlete yardım` adı altında, Millet kendiliğinden ,`İhtilal yardım komitesine` ,cebinde üç*beş birikmişini, bazılarıda , hanımının boynundaki kolyeleri, kollarındaki bilezikleri hediye etti…Yeni açılan işyerlerinin ve kooparatiflerin çoğu o isimlerle açıldılar..
Zamanla hız azalır , ordu artık kışlanın yolunu tutmuş görüntüsünde, yeni sivil idarelerin yolu açılıp , seçimlerde yapıldımı, artık “yanlış ve hatalı hatta Amerikanın emri olan bir yolda” olmalarının zamanı gelmiştir. O kadrodan haliyle birkaçı ,fırsatı değerlendirmiş ve açığa çıkmıştır ,aslında milletin gözünün içine baka baka tezğahlar dönüyordurda, Medayada yer aldımı ,bambaşka olur, ama medyada yeralmıyan, alenen devam ediyordur. Bunu herkes bilsede ,bilinmeyen olarak kabul edilir.. Neyse gelelim Kör Diyabın hikayesine…O günlere yani , darbecilerin isimlerinin ,yeni doğan çocuklara verildiği ve Gazete sayfalarında ,büyük manşetlerden yayınlandığı günlere..
O da diğerleri gibi ayni hislerdeydi, en azından bu ihtilal ,avantaların başında oturanları vede onlarla sac ayağını kurmuş .. götürenleri ,harmanlayacak ,yeni birileri geçecekti kilit yerlere , kimbilir biri tanıdık olabilir ,bizede kapı açabilir…!
Nasıl olsa bu on yılların içinde ,bazıları hanedan kurumuş fazla hızlı gitmiş ,önce onlar tazgah altına alınacaktı. Hatta şimdiden Balık ticaretiyle uğraşan ve kazancının çokluğundan şaşıran bir aile nin kaçakçılıktan , İskenderun limanına işçi alımında etkin olan ve yükselen bir ailenin yolsuzluktan komple sorgulanıp, aracılar yoluyla ,servetlerinin büyük kısmını feda ederek ,dosyalarının geçici olarak masa altı edildiği dedikoduları ,sokakların konusuydu. Sahil çay bahçeleri ve canlı köşe büfeleri tutan ,kazanç olan yerde ,cinayet ve hertürlü kanun dışı yöntem uygulayıcısı aileler, Polis yetkilerinin geçici olarak Askerlere geçmesinden dolayı ,kabuklarına çekilmişlerdi…
Demir çelik işletmeleride ,imalatına devam etsede ,yeni oluşacak atamaların ,kabuk değiştirecek yeni düzenin şaşkınlığı içindeydi…
Demir çelik işletmeleride ,kuruluşundan itibaren ,bilinen bir İskenderunlu karşıtlığı vardı..Elden geldiğince yakın illerin siyasetçilerinin dedikleri uygulanırdı. 1968 den itibaren alınan işçi sayısı ve onların nerden geldiği incelendiğinde bu açıkça anlaşılır..Hatta bugünlerde bile işletmede ,önemli yenileme ve onarım işlerini alan Müteahit ve taşeron firmalar ,bunu diğer şehirlerden gelen firmalara alenen açıklamaktadır. “İskenderunlu , daha yüksek ödemeli iş bulduğunda ,hemen işinizi bırakır orada işe başlar “ diyerek , geçmişten oluşmuş bu siyaseti ,şımarıkça uygulamaktadır…
Kör Diyab ta , emeklilik yolunda kalan yıllarını burada geçirmiş ,emekli olmaya hak kazanmıştır. Fakat İskenderun demir çelik ,geçmişte çalıştığı yerlerden dosyasını tekrar detaylı incelemeye karar vermiş , devlet kuruluşları arsında yıllarca sürecek yazışmaları yeniden yapmaya karar vermiştir.. Kör Diyapın ,Ssk hastahaelerinde adamını bularak ,hastalık izinleri aldığı, nerdeyse ,işyerine gidip ,gitmediği belirsiz çalıştığı çevresi tarafından bilinsede ,emekliliği yasaldı..Ama her nasılsa kilit yerdeki bir memur bu konuyu ,kuruluşun her yanına yaymış ,açıkçası dosyayı kitlemişti..

Ama karşısında Kör Diyap vardı, koyu numaralı gözlüğü , zayıf vücüduna uyan düzenli giyimi ve her zaman cilalı ayakkkabıları ile ,kabadayılıkla karışık , bitirim havalı yürüyüşü,Öncü gazetesinden aldığı gazeteci kimliği ile kendine göre çevresi olan biriydi..Akşamları eski balıkhaneye yakın meyhanelere takılır, belirli yerlerde takılan dosyaları çözer yada çevresinden yardım alıp hallettirirdi..Gazetenin bürosuna geceleri takılır ,Şarap kadehlerini, emsali bir kaç arkadaşı ile yuvarlarlarken, hangi pavyondan hangi bayanı nasıl aldıklarını ,yada mahallelerden isterik kadınları Java motorsikletine atıp ,Dz. alayının üstündeki tarlalarda , nasıl ot yoldurduğunu anlatırdı…
Artık darbede olmuştu , hala emeklilik dosyası çıkmazdaydı,yapılacak tek şey kalmıştı, Darbelerde İskenderunun en büyüğü kimdi….?
Tabiiki Dz.Alay komutanı Amiral…! Onun bir sert sesi ,İskenderun demir çeliğe yetecek ve hemen emrini yerine getireceklerdi..Demir çelik kuruluşundan o güne kadar zaten rüşvet ve yolsuzluk abidesiydi…Ayrıca merkezden her hükümet döneminde atanan tepeden inmeler , bir siyasinin, bu çamuru üstünde taşıyan profesyonelleşmiş adamlarıydı…Amiralin ,onların isimlerini bile duymaları işlerine gelmezdi…
Kararını veren Kör Diyap ,o akşam ev ahalisinin ,kardeşinin hanımının ve çocuklarının,annesinin ,teyzesinin velhasıl cemaatının toplam oniki nufus kağıdını topladı.. Sabah erkenden , şimdi Dz. Müzesi olan ,komutanlık binasına giderek Amiralin ,alaya gitmek için çıkışını bekledi. Amiralın makam aracı kapı önünde ve merasim giyimli Denizci nöbetci askerler den oluşan yaklaşık on kişilik ünüformalı gurup ,Amirala selam durarak merdiven basamaklarına karşılıklı dizilmişti…Ansızın yeri göğü yırtan acı bir çığlık duyuldu…
---- Babaaa…!! elimden tut babaaa.. diyerekk Kör Diyap, Guruba doğru Türkiyenin kurtarıcıları,, yoluna , bırakın kurban olayım , “Babanın” diyerek yürüdüysede nöbetçiler hemen yolunu kesti.. Amiral bırakın gelsin bu adamın ne derdi var dedi..
Fakat bu istenen havayı oluşturmazdı. Kör Diyap ın ,Amiralın ,önündeki basmaklara takılma ve Amiralın ayaklarının dibine düşerken ,tüm nufus belgelerinin yerlere saçılması numarası ,o kadar gerçek olduki, Amiralın ayaklarına sarılıp öperken ,kendi bile gerçekten düştüğüne inanmıştı.
Amiral tekrar içeri dönerek
---Getirin içeri ..hemen cay verin..ne var evladım anlat diyerek sırtını okşadı..Kör Diyap bir yandan gözlerinden yaşlar süzülerek …
---Baba hepsi beni bekliyorlar ,konu komşu sayesinde karnımız doyuyor ,utanç içindeyim diyerek,toplanarak kendine verilen nüfus cüzdanlarını gösterip,kendine İskenderun demir çelikte yapılan zülumu anlattı..Amiral ..
---Çabuk Demir çeliği bağlayın emrini verdi..
Ertesi gün Kör Diyap ,kahve rengi takım elbisesi ,cilalı ayakabıları ve bitirim ,omuzlarını öne kaydırmış kabadayı yürüyüşüyle ,Demir çelik idare koridorlarındaydı. İşlemlerinin hemen o gün bitirilmesi için ,idari müdürün odasında ,oturduğu koltukta çayını yudumlarken, içinden sinsi sinsi gülerek..
---“Dinsizin hakkından İmansız gelir “ diye düşünüyordu…
---Kimbilir, belki birgün Baba Amirallar gelir ama ,basamaklara takılıp devrilme sırası ,oluşacak kalabalıktan yeni Kör Diyaplara zor gelir…

Go to the top of the page
 
+Quote Post
dinc
mesaj 02-12-2011 - 10:36
İleti #3





Grup: üye
İleti: 4
Katılım: 11-11-2011 - 20:27
Üye No: 6,752
isim: cengiz
meslek: muhasebe-emekli
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ticaret lisesi



orhan bey çok güzel bir yazı olmuş. yazdıklarınıza katılıyorum.. kör diyapla 70 li yıllarda dediğiniz gibi Öncü gazatesinde birlikte çalıştık.. Kulakları çınlasın... Öncü gazetesinin sahibi Nevris Bağırsakçı kör diyapa sarı basın kartı vermişti.. kör diyap dediğiniz gibi çok renkli bir kişilikti.Ben gazetenin basım işleriyle uğraşırdım.kör diyapın hikayeleri günümüze renk katardı..güzel günlerdi..saygılarımla Cengiz Dinç...[font="Arial Black"][/font][size="3"][/size]
QUOTE(orhann @ 11-06-2010 - 04:32 ) *
KÖR DİYAP -- 1980 DARBESİ VE İSKENDERUNDEMİRÇELİK.
Bütün İhtilaller başlanğıçta coşkuyla kutlanır, Askerler ve onlarla paylaşımcı devlet görevlileri , kahraman ilan edilir. Ekranlara çıkan rütbeli şahsiyetler konuşurken , ekranlardan izleyenler bir topluluksa , öven naralar atılır, kimlerin paçalarından aşağı alınacağına dair yorumlar yapılır..
Daha ileri gidenler yeni doğan çocuklarına ,yeni büyüklerin isimlerinden alıntılar yapar ,hatta yasalar müsade etse , adamın adını soyadıyla beraber ,isim yapacaktır..
Belediyelerin yeni cadde ve sosyal bina, okul isimleri belirlenmiş ,encümen firesiz ,kabul oyu vermiştir…1960 ta `devlete yardım` adı altında, Millet kendiliğinden ,`İhtilal yardım komitesine` ,cebinde üç*beş birikmişini, bazılarıda , hanımının boynundaki kolyeleri, kollarındaki bilezikleri hediye etti…Yeni açılan işyerlerinin ve kooparatiflerin çoğu o isimlerle açıldılar..
Zamanla hız azalır , ordu artık kışlanın yolunu tutmuş görüntüsünde, yeni sivil idarelerin yolu açılıp , seçimlerde yapıldımı, artık “yanlış ve hatalı hatta Amerikanın emri olan bir yolda” olmalarının zamanı gelmiştir. O kadrodan haliyle birkaçı ,fırsatı değerlendirmiş ve açığa çıkmıştır ,aslında milletin gözünün içine baka baka tezğahlar dönüyordurda, Medayada yer aldımı ,bambaşka olur, ama medyada yeralmıyan, alenen devam ediyordur. Bunu herkes bilsede ,bilinmeyen olarak kabul edilir.. Neyse gelelim Kör Diyabın hikayesine…O günlere yani , darbecilerin isimlerinin ,yeni doğan çocuklara verildiği ve Gazete sayfalarında ,büyük manşetlerden yayınlandığı günlere..
O da diğerleri gibi ayni hislerdeydi, en azından bu ihtilal ,avantaların başında oturanları vede onlarla sac ayağını kurmuş .. götürenleri ,harmanlayacak ,yeni birileri geçecekti kilit yerlere , kimbilir biri tanıdık olabilir ,bizede kapı açabilir…!
Nasıl olsa bu on yılların içinde ,bazıları hanedan kurumuş fazla hızlı gitmiş ,önce onlar tazgah altına alınacaktı. Hatta şimdiden Balık ticaretiyle uğraşan ve kazancının çokluğundan şaşıran bir aile nin kaçakçılıktan , İskenderun limanına işçi alımında etkin olan ve yükselen bir ailenin yolsuzluktan komple sorgulanıp, aracılar yoluyla ,servetlerinin büyük kısmını feda ederek ,dosyalarının geçici olarak masa altı edildiği dedikoduları ,sokakların konusuydu. Sahil çay bahçeleri ve canlı köşe büfeleri tutan ,kazanç olan yerde ,cinayet ve hertürlü kanun dışı yöntem uygulayıcısı aileler, Polis yetkilerinin geçici olarak Askerlere geçmesinden dolayı ,kabuklarına çekilmişlerdi…
Demir çelik işletmeleride ,imalatına devam etsede ,yeni oluşacak atamaların ,kabuk değiştirecek yeni düzenin şaşkınlığı içindeydi…
Demir çelik işletmeleride ,kuruluşundan itibaren ,bilinen bir İskenderunlu karşıtlığı vardı..Elden geldiğince yakın illerin siyasetçilerinin dedikleri uygulanırdı. 1968 den itibaren alınan işçi sayısı ve onların nerden geldiği incelendiğinde bu açıkça anlaşılır..Hatta bugünlerde bile işletmede ,önemli yenileme ve onarım işlerini alan Müteahit ve taşeron firmalar ,bunu diğer şehirlerden gelen firmalara alenen açıklamaktadır. “İskenderunlu , daha yüksek ödemeli iş bulduğunda ,hemen işinizi bırakır orada işe başlar “ diyerek , geçmişten oluşmuş bu siyaseti ,şımarıkça uygulamaktadır…
Kör Diyab ta , emeklilik yolunda kalan yıllarını burada geçirmiş ,emekli olmaya hak kazanmıştır. Fakat İskenderun demir çelik ,geçmişte çalıştığı yerlerden dosyasını tekrar detaylı incelemeye karar vermiş , devlet kuruluşları arsında yıllarca sürecek yazışmaları yeniden yapmaya karar vermiştir.. Kör Diyapın ,Ssk hastahaelerinde adamını bularak ,hastalık izinleri aldığı, nerdeyse ,işyerine gidip ,gitmediği belirsiz çalıştığı çevresi tarafından bilinsede ,emekliliği yasaldı..Ama her nasılsa kilit yerdeki bir memur bu konuyu ,kuruluşun her yanına yaymış ,açıkçası dosyayı kitlemişti..

Ama karşısında Kör Diyap vardı, koyu numaralı gözlüğü , zayıf vücüduna uyan düzenli giyimi ve her zaman cilalı ayakkkabıları ile ,kabadayılıkla karışık , bitirim havalı yürüyüşü,Öncü gazetesinden aldığı gazeteci kimliği ile kendine göre çevresi olan biriydi..Akşamları eski balıkhaneye yakın meyhanelere takılır, belirli yerlerde takılan dosyaları çözer yada çevresinden yardım alıp hallettirirdi..Gazetenin bürosuna geceleri takılır ,Şarap kadehlerini, emsali bir kaç arkadaşı ile yuvarlarlarken, hangi pavyondan hangi bayanı nasıl aldıklarını ,yada mahallelerden isterik kadınları Java motorsikletine atıp ,Dz. alayının üstündeki tarlalarda , nasıl ot yoldurduğunu anlatırdı…
Artık darbede olmuştu , hala emeklilik dosyası çıkmazdaydı,yapılacak tek şey kalmıştı, Darbelerde İskenderunun en büyüğü kimdi….?
Tabiiki Dz.Alay komutanı Amiral…! Onun bir sert sesi ,İskenderun demir çeliğe yetecek ve hemen emrini yerine getireceklerdi..Demir çelik kuruluşundan o güne kadar zaten rüşvet ve yolsuzluk abidesiydi…Ayrıca merkezden her hükümet döneminde atanan tepeden inmeler , bir siyasinin, bu çamuru üstünde taşıyan profesyonelleşmiş adamlarıydı…Amiralin ,onların isimlerini bile duymaları işlerine gelmezdi…
Kararını veren Kör Diyap ,o akşam ev ahalisinin ,kardeşinin hanımının ve çocuklarının,annesinin ,teyzesinin velhasıl cemaatının toplam oniki nufus kağıdını topladı.. Sabah erkenden , şimdi Dz. Müzesi olan ,komutanlık binasına giderek Amiralin ,alaya gitmek için çıkışını bekledi. Amiralın makam aracı kapı önünde ve merasim giyimli Denizci nöbetci askerler den oluşan yaklaşık on kişilik ünüformalı gurup ,Amirala selam durarak merdiven basamaklarına karşılıklı dizilmişti…Ansızın yeri göğü yırtan acı bir çığlık duyuldu…
---- Babaaa…!! elimden tut babaaa.. diyerekk Kör Diyap, Guruba doğru Türkiyenin kurtarıcıları,, yoluna , bırakın kurban olayım , “Babanın” diyerek yürüdüysede nöbetçiler hemen yolunu kesti.. Amiral bırakın gelsin bu adamın ne derdi var dedi..
Fakat bu istenen havayı oluşturmazdı. Kör Diyap ın ,Amiralın ,önündeki basmaklara takılma ve Amiralın ayaklarının dibine düşerken ,tüm nufus belgelerinin yerlere saçılması numarası ,o kadar gerçek olduki, Amiralın ayaklarına sarılıp öperken ,kendi bile gerçekten düştüğüne inanmıştı.
Amiral tekrar içeri dönerek
---Getirin içeri ..hemen cay verin..ne var evladım anlat diyerek sırtını okşadı..Kör Diyap bir yandan gözlerinden yaşlar süzülerek …
---Baba hepsi beni bekliyorlar ,konu komşu sayesinde karnımız doyuyor ,utanç içindeyim diyerek,toplanarak kendine verilen nüfus cüzdanlarını gösterip,kendine İskenderun demir çelikte yapılan zülumu anlattı..Amiral ..
---Çabuk Demir çeliği bağlayın emrini verdi..
Ertesi gün Kör Diyap ,kahve rengi takım elbisesi ,cilalı ayakabıları ve bitirim ,omuzlarını öne kaydırmış kabadayı yürüyüşüyle ,Demir çelik idare koridorlarındaydı. İşlemlerinin hemen o gün bitirilmesi için ,idari müdürün odasında ,oturduğu koltukta çayını yudumlarken, içinden sinsi sinsi gülerek..
---“Dinsizin hakkından İmansız gelir “ diye düşünüyordu…
---Kimbilir, belki birgün Baba Amirallar gelir ama ,basamaklara takılıp devrilme sırası ,oluşacak kalabalıktan yeni Kör Diyaplara zor gelir…

Go to the top of the page
 
+Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 21-09-2017 - 04:42