iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm

 
Reply to this topicStart new topic
> Eski Havaalanı ve yaşayanları.
orhann
mesaj 11-02-2011 - 13:19
İleti #1





Grup: İskenderunforum Köşe Yazarı
İleti: 93
Katılım: 21-12-2007 - 10:36
Nereden: oabcxx
Üye No: 2,424
isim: orhan
meslek: serbest
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: lise



Eski Havaalanı ve yaşayanları.

Sn. Bensu ve Arsuz rumuzlu , iskenderunform paylaşımcıları, hatıralarımızı canlandırmışlar.

1950 yılında inşaatına başlanıp, 1954 yılında Mustafa Kemalın manevi kızı Pilot Sabiha Gökçenin 1954 yılında tek motorlu uçağı ile inerek , canlandırdığı alandır eski havaalanı.

Beli zamanlarda canlanır, bazı yıllar düzenli pervaneli uçaklarla hizmet verilir bazen birden herşey durur , orayı beş kişilik Asker gurubu bekler, yani açıkçası İskenderunun, Türkiye cumhuriyeti , siyasi ve ekonomik arenasındaki yeri gibi , parlayan , birden sönen , tekrar canlanacağı sanılan kaderi gibiydi eski havaalanı..

Karaağaç ve İskenderun arasında geniş bir hudut oluşturmuştur. Sahile yakın kısımları yüksekçe doldurulmuş, Deniz kuvvetleri tarafından , güçlü projektörlerle deniz aydınlatılarak, kaçak tekne araştırılırdı. Daha ilerisi meşhur “Birol plajı” ve daha ilerdede, Karaağaç önlerinde Tuğla fabrikası ve “Toprak mahsülleri ofisinin” yazlık çadır kampı.

Denize kıyılar, nispeten yüksek dolgu olduğundan, Arıtma tesisi , İkem kolleji boyu ve arkalara doğru, tamamen bataklık görünümünde , bir nevi “Kuş cenneti” idi. Çevreden hayvan leşlerinin atılmasından dolayı , kalabalık bir Akbaba sürüsü devamlı burdaydı.

Yılın belirli zamanlarında “Leylekler “ ve diğer çeşit göçmen kuşlarının uğrak yeriydi. Yoğun “Kurbağa “ kolonisi onları cezbederdi. Kendiliğinden oluşmus küme, sivri dikenli bitkiler yığınlar halindeydi. Bahar aylarında “Nergis” çiçeği toplanır, Papatyalar , mor renkli ,sarı ve kırmızı küme çiçekler doyumsuz bir manzara oluştururdu.

Bahar aylarında, özellikle hafta sonlarında , Karaağaç ziyaretine “Adak” niyetiyle giden aileler , genellikle “yalınayak” süslü güzel genç kızlar, Arapça , Türkçe neşeli şarkıları ile darbuka sesleri arasında bu renkli çiçeklerin üstünden “Kutsal” bir kervan oluştururdu.

39 tümen , Talim sahası olarak burayı kullanır, sahra topları ve ağır makinalı eğitimleri burda yapılırdı. Hatta zaman zaman büyük uçaklardan “Paraşüt” birlikleri gök yüzünü kaplar, indirme harekatı yapardı. Ardından bir Askeri pıpır uçakları, kuyruklarına bağlı 50-60 metre uzun ipin ucuna bağlı , sucuk gibi uzun bir bez balonla uçar, aşşağıdaki topçu birlikleri top ateşi yaparak , hedefi vermaya çalışırken , gök yüzünde , Holywood savaş filimlerinde gördüğümüz siyah dumanlı atış noktaları oluşurdu.

Efasane “Belediye bandosu” sunu oluşturan esnaf ta eğitim yeri olarak kullalanırdı bu alanın bir ucunu..

Çoğu sabah erken saatlerde , ellerindeki ,kuş kapanı “Fak” ve yapışkan “Dıbık” la elinde ,ağaç dallarıyla Maliki, Kargafan avcıları “Havaalanının” derinliklerini doldururdu. Yanındaki arkadaşları devamlı , kanalın ve yeni sulanmış Karaağaç bahçelerine gidip gelerek “Maşüş” yakalar ve tuzakta kullanırlardı.

Havaalanını 49 evler yakınına askerler tarafından yapılan “Karagücü” antreman sahası, hafta sonları düzenlenen , mahalleler arası “Kupa” maçlarının ana mekanıydı. Düzenleyenler , her takımdan belirli bir para alır , organizasyonu yapar , Şampiyon olan takım parayı alarak tüm oyuncular aralarında bölüşürdü. Şimdiki “İdda” oyunundan tek farkı, katılımcılarının şahsen kendisinin oynamasıydı. Açıkçası bir spor kumarıydı. Takımlar arası ,Kavgaları, çığlık ve haykırışlarıyla kuşlar uçuşurdu. Taraftar kalabalığıda, kimi yakınına arka çıkmaya gelir , kimide fanatik seyircisidir , mahallesinin takımının..

Belirli bir zamanda olsada , bir kaç yıl , ailelerin seyran yeride olmuştu eski Havaalanı fakat bu sadece bahar aylarında olurdu, sıcak ve bunaltıcı güneş yaz aylarında bu şansı vermezdi.

Fırtınalı ve yaz aylarının koyu sıcağında Hava alanı ıssız olurdu. Kış aylarında “Toros “ yaylalarından gelen “Yörükler” mekan kursada , koyu yaz sıcağında , sararan çimenleri , susuzluktan çatlayan toprak örtüsü ve kuruyan bataklık suyunun gölet yerlerinde oluşan kalın Tuz tabakası, yanan uçak yolunun “Asvaltı” ile tam bir “Afrika” manzaralı idi Havaalanı.

Kaçamak yapan “sevgililer”in yada sokaklardan bulduğu bir kadını araçlarıyla getirenlerin saklı yeriydi aynı zamanda , Havaalanının uzak derinlikleri... Şimdi baksanız “Bukadar olayların yerimiydi bu dar alan, der düşünürsünüz, tıpkı yıkılan “ Çay mahallesi” nin gecekondu bölgesi gibi..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 11-02-2011 - 13:19
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
bensu özer
mesaj 12-02-2011 - 17:54
İleti #2





Grup: üye
İleti: 3
Katılım: 20-10-2009 - 21:05
Üye No: 5,095
isim: BENSU
meslek: SERBEST



ÇOK GÜZEL ANLATILMIŞ ESKİ HAVAALANI KALEMİNİZE SAGLIK SAGLICAK LA KALIN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
arsuz_
mesaj 13-02-2011 - 11:32
İleti #3





Grup: FoRuM YöNeTiCiSi
İleti: 461
Katılım: 22-07-2008 - 17:44
Üye No: 3,549
isim: arsuz_



o kadar güzel anlatınızki beni o günlere götürdünüz kaleminize ve elinize sağlık
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Fast ReplyReply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 20-07-2017 - 23:47