iskenderun forum

Hoşgeldiniz ( GİRİŞ | KAYIT OLUN )

İSKENDERUN'UN GÜNCEL FOTOĞRAFLARINI FACEBOOK SAYFAMIZDAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. https://www.facebook.com/iskenderunforum.com
  İskenderun Resimleri      İskenderun Genel& Sorunlar& Öneriler     İskenderun kültür,turizm
2 Sayfa V   1 2 >  
Reply to this topicStart new topic
> ARTIK AYNI KALMICAK, NASİHAT VAR
-KARDELEN 34-
mesaj 20-06-2009 - 08:32
İleti #1





misafir






Arkadaşları ile geçinemeyen, huysuz ve
kötü karakterli bir evlat varmış.
Bir gün babası, ona
çivilerle dolu bir torba vermiş ve
bahçedeki tahtaperdenin önüne götürmüş...
"Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman
her seferinde bu tahtaperdeye bir çivi
çak" demiş. Genç, birinci (ilk) günde
tahtaperdeye bir hayli çivi çakmış.
Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye
çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış.
Nihayet bir gün gelmiş ki, hiç çivi çakmamış.
Babasına gidip söylemiş. Babası,
onu yeniden tahtaperdenin önüne götürmüş.
"Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga
etmediğin her gün için tahtaperdeden bir çiviyi
çıkar, sök.)" demiş. Günler geçmiş...
Bir gün gelmiş ki, her çivi çıkarılmış.
Tahtaperde bomboş kalmış...
Babası ona; "Aferin, iyi davrandın ama
bu tahtaperdeye dikkatli bak, artık çok delik var.
Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak.
Arkadaşına bin defa, kendisini
affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik
aynen kalacak (kapanmayacak) demiş.

HAYAT ÇOK KISA.ZAMAN ÇABUK AKIP GEÇER.BUNCA ZAMAN NELERİ DOĞRU YAPTIK NELERİ YANLIŞ DİYE DÜŞÜNMEK LAZIM.AMA DOĞRULARIMIZI HATIRLARIZ GENELDE.HATA YAPA YAPA ÖĞRENİRİZ DOĞRUYU.AMA BU HİKAYEDE OLDUĞU GİBİ KİMSEYİ İNCİTMEDEN KIRMADAN ÇÜNKÜ AÇTIĞIMIZ YARA UNUTULMAYABİLİR VE BİR GÜN KARŞIMIZA ÇIKABİLİR.BEN BU HİKAYEDEN DE ANLADIM Kİ HAYAT KISA GÜZEL ŞEYLER YAPARAK GERİDE BİZİ AFFEDERMİ DİYE BİRİNİ BIRAKMAMALI.AFFETMEK ALLAHA MAHSUS TABİ AMA BİZLERDE YANLIŞ YAPIP AFFEDİLMEK YERİNE YAPMAMAYI DENESEK.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 20-06-2009 - 08:32
İleti #


Teşekkürler


Grup: Bot

Katılım: 1 Dakika önce




Go to the top of the page
 
Quote Post
dentali
mesaj 20-06-2009 - 09:01
İleti #2





Grup: üye
İleti: 1,194
Katılım: 10-06-2007 - 14:01
Nereden: iskenderun
Üye No: 1,310
isim: Ali
meslek: xxxx
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: ....



Güzel, öğretici bir yazı. paylaşımın için sağol...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 20-06-2009 - 10:01
İleti #3





misafir






QUOTE(dentali @ 20-06-2009 - 09:01 ) *
Güzel, öğretici bir yazı. paylaşımın için sağol...

Ben teşekkür ederim okuyup dikkate aldığınız ve mesajınız için.Saygılar benden.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
jutenyam
mesaj 21-06-2009 - 00:12
İleti #4





Grup: üye
İleti: 271
Katılım: 01-07-2007 - 01:39
Üye No: 1,436
isim: jutenyam
meslek: muhasebe
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: cumhuriyet-1997



hatalarda insalar içindir..tabiki asıl olan en aza indirebilmektir.
Ama güzel gibi çirkinde dopru gibi yanlışta hayatın kendisine dairdir..ve malesefki hayat içinde en kalıcı öğrenme şeklidir..bunu azlatmak için sürekli kendizi konrtol altına almaya çalışarak sınırlandırmak ne derece doğrudur bilmiyorum..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Doğan Günay
mesaj 21-06-2009 - 01:09
İleti #5





Grup: üye
İleti: 159
Katılım: 12-05-2009 - 11:37
Üye No: 4,605



Örnekleme çok güzel ve yerinde...Attığımız her adım, söylediğimiz her söz, sonradan pişmanlık duymayacağımız şekilde olmalı.
Konu ile alakası olacağını düşündüğüm bir yazıyı paylaşıma sunuyorum.Bana bir dostum gönderdi.Sormadım. Kendisi mi yazmış ya da bir başkası mı? Bilmiyorum. Ama paylaşalım istedim.

Özgürlük için dört işlem

Kendini kendinle TOPLA

Herkes biliyor ki:
Herkes için her şey olamazsın
Her şeyi bir anda yapamazsın.
Her şeyi mükemmel yapamazsın.
Her şeyi herkesten iyi yapamazsın.
Sen de herkes gibi bir insansın.

Öyleyse:
En azından, birisi için önemli bir şey ol.
Bir anda sadece bir şey yap.
Bir şeyleri hep eksik bırakacağını hatırla.
Bir şeyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin senin gibi olamadığını gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalıştığı yerde,
sen, sen ol, böylece herkesten daha iyi ol.
Böylece herkesten daha iyi ol.

Kendini kendinden ÇIKAR

Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Yaşın kaç ise, bir o kadar rakamı yaşından çıkar ki, geriye sıfır kalsın. Hayata başladığın güne git.Doğduğun gün ağzından çıkan ilk çığlığı hatırla. Şu anda yaşadığın şehirde bir günde yüzlerce, binlerce bebek doğuyor. Hepsi de karışıyorlar hayata. Kendine bir sor; onların doğması ne ? Ne kadar önemsiyorsun uğramadığın bir yerde, tanımadığın bir kadının tanımadığın/tanımayacağın bir bebeği doğurmasını? Doğduğu gün işte sen de böylesine umursanmaz biriydin. Şükür ki yanı başında annen baban vardı da, dünyaya ilk acemi bakışlarına şefkatli bakışlarıyla karşılık verdiler. Elinden tuttular, ninni söylediler, büyüttüler,beslediler seni.
Seni önemli kılan onların sevgisiydi. Seni sadece sen olduğun için seviyorlardı.

İstersen doğduğun günden biraz daha geriye gidelim. Birkaç ay .. O zamanlar annenin karnında karanlıklar içindeydin. fark ettiği, onun hissettiği biriydin. Oracıkta kala kalsaydın yada hiç çıkamasaydın, kimse önemsemeyecekti seni. Bildiğin seni hesaba katmadan satmaya devam edecekti, sevdiğin seni düşünmeden oynayıp duracaktı.
Bir de şöyle düşün: Sen içerideyken henüz gözlerin tamamlanmamıştı;gözlerinin olmadığını gören, gözlerinin olması gerektiğini düşünen,gözlerini olması gerektiği gibi olması gereken yere koyan ne annendi,ne babandı, ne de kendindin. Sana sorulmuş olsaydı, henüz ışığı bile tanımadığın için gözlerine ihtiyacın olmadığını söylerdin. Sana sorulmuş olsaydı, henüz yolları, bahçeleri, kaldırımları, vitrinleri görmediğin için ayaklarıma gerek yok derdin. Belki ellerini bile istemeyecektin. Belki yüzünü bile gereksiz görecektin. Şimdi bir düşün seni önemli kılan, gözlerinin önüne taktığın gözlük mü, ayaklarına geçirdiğin ayakkabı mı, ellerine taktığın eldiven mi, boynuna doladığın atkı mı?

Birkaç ay daha geriye gidelim. Henüz iki hücreden ibaretsin. Annen bile farkında değil varlığının. İki hücre hâlâ daha nasıl olduğunu anlayamadığımız bir hızla, olağanüstü bir düzenle çoğalıp ayrışmasaydı da, anne rahminden düşüverseydin kimse fark etmeyecekti seni, kimsenin fark ettiği biri olmayacaktın. Hatta, bir adın bile olmayacaktı.

Hiç doğmasaydın, şu an aramızdan eksik olacaktın. Ama eksikliğini bile fark etmeyecektik. O şimdi burada olsaydı! bile diyemeyecekti annen baban ve sınıf arkadaşların. Çünkü olmayacaktın ve olmadığın için fark edilmeyecekti. Örneğin seni ne kadar özledim! diyen olmayacaktı. Çünkü hepten eksik olduğun için arkadaşın eksikliğini çekmeyecekti.

Senin anlayacağın hiç var olmamak ölmekten beterdir. Öldüğünde hiç olmazsa, ardın sıra ağlayanların olur, eksikliğini çekenler olur,özleyenlerin olur. Ama hiç yaşamadığında, hesaba katılmazsın, sözün bile edilmez.

İşte şimdi hesabını yeniden yap; kendini kendinden çıkar. Geriye sıfır kaldığında, yani sen adı bile olmayan bir hücre topluluğu olduğunda seni önemseyen kim olabilir? Tanıdıkların içinde öyle biri var mı?Sevdiklerin arasında seni hiç yokken seven biri var mı? Örneğin, yüzün ortada bile değilken yüzünü özleyen biri var mı?

Nasıl olabilir ki? Seni en çok sevenler bile seni sen varolduğun için sevdi. Şimdi sen, seni sen yokken bile seven birini düşünmek istemez mi sin? Seni sen var olduğun içen sevenleri hatırladığın kadar, seni sevdiği için var edeni hatırlamak istemez misin?

Kendini kendinle ÇARP

Bu sabah aynaya bir bak. Bakalım kimi göreceksin. Elbette yeryüzündeki bütün insanlara benzeyen bir insan yüzü. Kaşları, gözleri, yüzü, burnu,kulakları, saçları ile sen de herkes gibi bir insansın. Ama aynada herhangi bir insanı görüyor değilsin. Kendini görüyorsun. Tümüyle sana özel, sadece senin için yaratılmış bir yüz görüyorsun. Yani senin yüzün gibi başka bir yüz yok. Onun için yüzüne bakanlar seni, sadece seni görüyorlar. Seni tanıyanlar yüzünden tanır, sevenler yüzünü sever.Herkese benzeyen birini değil. Bütün zamanlarda, senin yüzün gibi bir yüz olmadı, senin yüzün gibi bir yüz olmayacak.

Şimdi tekrar düşün. Sen, en azından yüzüne bakarak anlayabileceğin gibi, seni yaratan için bir tanesin, biriciksin, çok özelsin. Aynaya bakıp yüzünü gördüğünde, hep bunu hatırla. Sen hayran olduğun birilerine benzediğin için önemli değilsin. Sen şarkılarını severek dinlediğin şarkıcı gibi konuştuğun için özel değilsin. Sen giydiğin ayakkabı sayesinde, tuttuğun takımın başarıları yüzünden, tişörtünün üzerinde yazan marka için biricik değilsin. Sen, sadece Sen olduğun için önemlisin. Seni biricik, bir tanecik ve özel olarak yaratan,yaşatan bir Yaratıcı seni önemsediği için önemlisin.

Kendini kendine BÖL

Etrafına bir bak. Ne kadar çok insan ne kadar çok şey peşinde koşuyor.Çok para, çok mal, çok yer, çok iş, çok yemek, çok araba, çok tatil,çok çok Ne kadar telaşla yaşıyorlar. Herkesin çok acelesi var, çok telaş içindeler, çok koşturuyorlar, hep bir yerlere yetişmek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki.. Koşturmasalar ellerindekileri düşürecekler gibi.
Şimdi bir de kendine bak. En çok ne mutlu ediyor seni? Kimler sana gerçek dostluk yüzü gösteriyor? Kaç sahici arkadaşın var? Kaç sırdaşın var? Çok az şey mutlu ediyor seni. Dostların pek az. Arkadaşlarının ve sırdaşlarının sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Bazen sadece nefes almak seni mutlu etmeye yetiyor. Özlediğin bir dostunu görmek,özlediğin bir sahilde yürümek, sevdiğin bir yiyeceği yemek, sevdiğinin iki gözünün içine içine bakmak mutlu ediyor seni. Hepsi az şeyler.. Çok az şeyler

Şimdi geri dön. Dur ve yeniden bak. Meydanlarda koşturan insanların aradıklarını bir düşün. Merdivenleri telaş içinde tırmanan, otoyolları son hızla tüketen kalabalıkların neyin peşinde olduğunu düşünmeye çalış. Aslında onların çoğu senin çoktan bulduğun çok az şeyin peşinde.Ama çok koşturdukları için bir türlü durup kendilerine soramıyorlar.Yazık ki aradıklarını sandıkları şeyi bulduklarında da tanımayacaklar.

Sen senin için önemlisin. Biricik olduğun için önemlisin. Kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırak. Kendini kendinle kıyasla. Kendini başkalarının yaşadıkları ile tanımlamak yerine kendi yaşamınla tanımla.İçinde başkasının plağı çalmasın. Kendi sesinle konuş. Kendi yüzünle bak hayata. Kendini önemli bilerek yürü sokaklarda.

Nefes alıp verebildiğin için, güneşe çıplak gözle bakabildiğin için,rüzgârı hissedebildiğin için mühimsin.
Yaratıldığın için önemlisin.Kendini kendine bölersen, eline tam tamına bir 1 geçecek. Ne yarımsın,ne eksiksin, ne de kimselerin seni tamamlamasına ihtiyacın var.

Sen mühimsin.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
jutenyam
mesaj 21-06-2009 - 17:06
İleti #6





Grup: üye
İleti: 271
Katılım: 01-07-2007 - 01:39
Üye No: 1,436
isim: jutenyam
meslek: muhasebe
İskenderun'da mezun olduğunuz okul adı ve mezuniyet tarihi: cumhuriyet-1997



smile.gif
bu yazılanlar belkı olması gerekınler ama bende okuyunca kişisel gelişim kitaplarından bu tür şeyleri o anlık etkisi oluyor tabi..ama bu kadar kolay olsa dünyada zaten sorunlu insan olmazdı..
demek istiyorumki..kareketlerimizi yada duygularımıza sürekli gem vurarak yönlendirmeye çalışarak mükemmeliyeti bulmamız imkansızdır..hatalarda insanlar içindir....
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 21-06-2009 - 19:42
İleti #7





misafir






QUOTE(jutenyam @ 21-06-2009 - 17:06 ) *
smile.gif
bu yazılanlar belkı olması gerekınler ama bende okuyunca kişisel gelişim kitaplarından bu tür şeyleri o anlık etkisi oluyor tabi..ama bu kadar kolay olsa dünyada zaten sorunlu insan olmazdı..
demek istiyorumki..kareketlerimizi yada duygularımıza sürekli gem vurarak yönlendirmeye çalışarak mükemmeliyeti bulmamız imkansızdır..hatalarda insanlar içindir....

Sayın Jutenyam.Öncelikle burada olmaktan yazılarıma paylaşmaktan sizlerin bu yazılarımı okuyup dikkate almanızdan memnun olduğumu söylemek istiyorum.SİZLERE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.Benim bu yazım dostlukla ilgili bir hikaye,hemen hemen her konuya değinir araştırırım belirli bi yerde sinırlı kalmam. Hepimiz mükenmelliyetçi olmak isteriz ama hatalar da yaparız hatalar insanlar içindir ve kimse dört dörtlük değildir.Hangimiz hatalar yapmıyoruz ki hatalarımızı en aza indirebiliriz hata yapa yapa doğruları görücez. Dostlarımızı kırmayarak sabırla özveriyle anlayışla sabirla dürüstçe iyi niyetle yaklaşımda bulunarak bunlar en aza indirilebilir.Daha önceki mesajınızda da sınırlar NE DERECE DOĞRUDUR DEMİŞSİNİZ.Kontrolü elden bırakmıcaz aşırıya kaçmadan çocuğumuz istediği saatte eve gelebilirmi.Bazen sınırlama olacak bence.Yada buna ölçü diyelim her şeyde her şeyin ölçüsünü dozunu ayarlamalıyız. Hatalar yapıyoruz tabi ki.hata yapıcaz diye kendimizi sıkıcak değiliz ama yolunu bilicez iyi niyeti elden bırakmıcaz. Dostluk kardeşlik gibidir dayanışma birlik beraberlik uzlaşma iyi niyet paylaşımdır.İhanet kıskançlık yalan bencillik vs.. gibi kötü kavaramlardan uzak olunmalı bunları barındırmamaya dikkat edebiliz.O zaman dikkatte lazım.Hayata güzel ve olumlu yönden bakarsak hayatımız her yönde güzel fakat endişeli bakarsak karamsar olur hayatımızı çekilmez yaparız.Dostlukta böyle olumlu bakarsan dostluğun güzel olur.Çok arkadaşımız vardır ama dostumuz azdır demek ki dostluk başka.Bazı özel kavramların önemini ve değerini bilmeliyiz.Öyle zamandayız ki kardeş kardeşe küsüyor anne evladından güceniyor sevgi saygıyı hoşgörüyü elden bırakmamalıyız.Kendimce yorum yaptım ama beğenir ama eleştirirsiniz.Eleştirilsem bile sonuçta yanlışım varsa düzeltirim.Bu hikayenin sonucunda varılmak istenen çocuğun her yaptığı hata için çivileri çıkartıp tekrar geri döndüğünde çiviler yok ama çivinin bıraktığı delikler yani izler var.Demek ki hiç bi şey aynı kalmaz kalp bi kere kırılır eskisi gibi olmaz.H atamiz olduysa dahi ÖZÜR DİLERİM demeyide bilmeliyiz yada telafisini etmeliyiz. O ZAMAN DEĞERLERİMİZİN FARKINDA OLALIM VE KIYMETİNİ BİLELİM .Saygılarımla......................
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 21-06-2009 - 19:58
İleti #8





misafir






QUOTE(Doğan Günay @ 21-06-2009 - 01:09 ) *
Örnekleme çok güzel ve yerinde...Attığımız her adım, söylediğimiz her söz, sonradan pişmanlık duymayacağımız şekilde olmalı.
Konu ile alakası olacağını düşündüğüm bir yazıyı paylaşıma sunuyorum.Bana bir dostum gönderdi.Sormadım. Kendisi mi yazmış ya da bir başkası mı? Bilmiyorum. Ama paylaşalım istedim.

Özgürlük için dört işlem

Kendini kendinle TOPLA

Herkes biliyor ki:
Herkes için her şey olamazsın
Her şeyi bir anda yapamazsın.
Her şeyi mükemmel yapamazsın.
Her şeyi herkesten iyi yapamazsın.
Sen de herkes gibi bir insansın.

Öyleyse:
En azından, birisi için önemli bir şey ol.
Bir anda sadece bir şey yap.
Bir şeyleri hep eksik bırakacağını hatırla.
Bir şeyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin senin gibi olamadığını gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalıştığı yerde,
sen, sen ol, böylece herkesten daha iyi ol.
Böylece herkesten daha iyi ol.

Kendini kendinden ÇIKAR

Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Yaşın kaç ise, bir o kadar rakamı yaşından çıkar ki, geriye sıfır kalsın. Hayata başladığın güne git.Doğduğun gün ağzından çıkan ilk çığlığı hatırla. Şu anda yaşadığın şehirde bir günde yüzlerce, binlerce bebek doğuyor. Hepsi de karışıyorlar hayata. Kendine bir sor; onların doğması ne ? Ne kadar önemsiyorsun uğramadığın bir yerde, tanımadığın bir kadının tanımadığın/tanımayacağın bir bebeği doğurmasını? Doğduğu gün işte sen de böylesine umursanmaz biriydin. Şükür ki yanı başında annen baban vardı da, dünyaya ilk acemi bakışlarına şefkatli bakışlarıyla karşılık verdiler. Elinden tuttular, ninni söylediler, büyüttüler,beslediler seni.
Seni önemli kılan onların sevgisiydi. Seni sadece sen olduğun için seviyorlardı.

İstersen doğduğun günden biraz daha geriye gidelim. Birkaç ay .. O zamanlar annenin karnında karanlıklar içindeydin. fark ettiği, onun hissettiği biriydin. Oracıkta kala kalsaydın yada hiç çıkamasaydın, kimse önemsemeyecekti seni. Bildiğin seni hesaba katmadan satmaya devam edecekti, sevdiğin seni düşünmeden oynayıp duracaktı.
Bir de şöyle düşün: Sen içerideyken henüz gözlerin tamamlanmamıştı;gözlerinin olmadığını gören, gözlerinin olması gerektiğini düşünen,gözlerini olması gerektiği gibi olması gereken yere koyan ne annendi,ne babandı, ne de kendindin. Sana sorulmuş olsaydı, henüz ışığı bile tanımadığın için gözlerine ihtiyacın olmadığını söylerdin. Sana sorulmuş olsaydı, henüz yolları, bahçeleri, kaldırımları, vitrinleri görmediğin için ayaklarıma gerek yok derdin. Belki ellerini bile istemeyecektin. Belki yüzünü bile gereksiz görecektin. Şimdi bir düşün seni önemli kılan, gözlerinin önüne taktığın gözlük mü, ayaklarına geçirdiğin ayakkabı mı, ellerine taktığın eldiven mi, boynuna doladığın atkı mı?

Birkaç ay daha geriye gidelim. Henüz iki hücreden ibaretsin. Annen bile farkında değil varlığının. İki hücre hâlâ daha nasıl olduğunu anlayamadığımız bir hızla, olağanüstü bir düzenle çoğalıp ayrışmasaydı da, anne rahminden düşüverseydin kimse fark etmeyecekti seni, kimsenin fark ettiği biri olmayacaktın. Hatta, bir adın bile olmayacaktı.

Hiç doğmasaydın, şu an aramızdan eksik olacaktın. Ama eksikliğini bile fark etmeyecektik. O şimdi burada olsaydı! bile diyemeyecekti annen baban ve sınıf arkadaşların. Çünkü olmayacaktın ve olmadığın için fark edilmeyecekti. Örneğin seni ne kadar özledim! diyen olmayacaktı. Çünkü hepten eksik olduğun için arkadaşın eksikliğini çekmeyecekti.

Senin anlayacağın hiç var olmamak ölmekten beterdir. Öldüğünde hiç olmazsa, ardın sıra ağlayanların olur, eksikliğini çekenler olur,özleyenlerin olur. Ama hiç yaşamadığında, hesaba katılmazsın, sözün bile edilmez.

İşte şimdi hesabını yeniden yap; kendini kendinden çıkar. Geriye sıfır kaldığında, yani sen adı bile olmayan bir hücre topluluğu olduğunda seni önemseyen kim olabilir? Tanıdıkların içinde öyle biri var mı?Sevdiklerin arasında seni hiç yokken seven biri var mı? Örneğin, yüzün ortada bile değilken yüzünü özleyen biri var mı?

Nasıl olabilir ki? Seni en çok sevenler bile seni sen varolduğun için sevdi. Şimdi sen, seni sen yokken bile seven birini düşünmek istemez mi sin? Seni sen var olduğun içen sevenleri hatırladığın kadar, seni sevdiği için var edeni hatırlamak istemez misin?

Kendini kendinle ÇARP

Bu sabah aynaya bir bak. Bakalım kimi göreceksin. Elbette yeryüzündeki bütün insanlara benzeyen bir insan yüzü. Kaşları, gözleri, yüzü, burnu,kulakları, saçları ile sen de herkes gibi bir insansın. Ama aynada herhangi bir insanı görüyor değilsin. Kendini görüyorsun. Tümüyle sana özel, sadece senin için yaratılmış bir yüz görüyorsun. Yani senin yüzün gibi başka bir yüz yok. Onun için yüzüne bakanlar seni, sadece seni görüyorlar. Seni tanıyanlar yüzünden tanır, sevenler yüzünü sever.Herkese benzeyen birini değil. Bütün zamanlarda, senin yüzün gibi bir yüz olmadı, senin yüzün gibi bir yüz olmayacak.

Şimdi tekrar düşün. Sen, en azından yüzüne bakarak anlayabileceğin gibi, seni yaratan için bir tanesin, biriciksin, çok özelsin. Aynaya bakıp yüzünü gördüğünde, hep bunu hatırla. Sen hayran olduğun birilerine benzediğin için önemli değilsin. Sen şarkılarını severek dinlediğin şarkıcı gibi konuştuğun için özel değilsin. Sen giydiğin ayakkabı sayesinde, tuttuğun takımın başarıları yüzünden, tişörtünün üzerinde yazan marka için biricik değilsin. Sen, sadece Sen olduğun için önemlisin. Seni biricik, bir tanecik ve özel olarak yaratan,yaşatan bir Yaratıcı seni önemsediği için önemlisin.

Kendini kendine BÖL

Etrafına bir bak. Ne kadar çok insan ne kadar çok şey peşinde koşuyor.Çok para, çok mal, çok yer, çok iş, çok yemek, çok araba, çok tatil,çok çok Ne kadar telaşla yaşıyorlar. Herkesin çok acelesi var, çok telaş içindeler, çok koşturuyorlar, hep bir yerlere yetişmek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki.. Koşturmasalar ellerindekileri düşürecekler gibi.
Şimdi bir de kendine bak. En çok ne mutlu ediyor seni? Kimler sana gerçek dostluk yüzü gösteriyor? Kaç sahici arkadaşın var? Kaç sırdaşın var? Çok az şey mutlu ediyor seni. Dostların pek az. Arkadaşlarının ve sırdaşlarının sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Bazen sadece nefes almak seni mutlu etmeye yetiyor. Özlediğin bir dostunu görmek,özlediğin bir sahilde yürümek, sevdiğin bir yiyeceği yemek, sevdiğinin iki gözünün içine içine bakmak mutlu ediyor seni. Hepsi az şeyler.. Çok az şeyler

Şimdi geri dön. Dur ve yeniden bak. Meydanlarda koşturan insanların aradıklarını bir düşün. Merdivenleri telaş içinde tırmanan, otoyolları son hızla tüketen kalabalıkların neyin peşinde olduğunu düşünmeye çalış. Aslında onların çoğu senin çoktan bulduğun çok az şeyin peşinde.Ama çok koşturdukları için bir türlü durup kendilerine soramıyorlar.Yazık ki aradıklarını sandıkları şeyi bulduklarında da tanımayacaklar.

Sen senin için önemlisin. Biricik olduğun için önemlisin. Kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırak. Kendini kendinle kıyasla. Kendini başkalarının yaşadıkları ile tanımlamak yerine kendi yaşamınla tanımla.İçinde başkasının plağı çalmasın. Kendi sesinle konuş. Kendi yüzünle bak hayata. Kendini önemli bilerek yürü sokaklarda.

Nefes alıp verebildiğin için, güneşe çıplak gözle bakabildiğin için,rüzgârı hissedebildiğin için mühimsin.
Yaratıldığın için önemlisin.Kendini kendine bölersen, eline tam tamına bir 1 geçecek. Ne yarımsın,ne eksiksin, ne de kimselerin seni tamamlamasına ihtiyacın var.

Sen mühimsin.

Bu hikayeye sizinde ayrı bir yorum getirmenize ve çok güzel diyebileceğim bu yazıyı paylaştığıız içinde teşekkür ederim .Çok beğendim. Dahada güzellik kattı hepimiz ayrı ayrı bireyler hepimiz farklı kişilikteyiz.Hayatta sadece kendimiz için değil bencillik olur tüm sevdiklerimiz içinde bir şeyler yapmaya çalışırız herkez mühimdir ama kendinide düşünücen hayata döt elle sarılcan hayata gülümseyerek bakıcan ki neşe bulasın saygılı olacan ki saygi göresin seveceksin ki sevilesin unutmucan ki unutulmayasın.Tekrar teşekkürler SAYGILARIMLA........................
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 22-06-2009 - 18:11
İleti #9





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



QUOTE(KARDELEN 34 @ 21-06-2009 - 18:58 ) *
Bu hikayeye sizinde ayrı bir yorum getirmenize ve çok güzel diyebileceğim bu yazıyı paylaştığıız içinde teşekkür ederim .Çok beğendim. Dahada güzellik kattı hepimiz ayrı ayrı bireyler hepimiz farklı kişilikteyiz.Hayatta sadece kendimiz için değil bencillik olur tüm sevdiklerimiz içinde bir şeyler yapmaya çalışırız herkez mühimdir ama kendinide düşünücen hayata döt elle sarılcan hayata gülümseyerek bakıcan ki neşe bulasın saygılı olacan ki saygi göresin seveceksin ki sevilesin unutmucan ki unutulmayasın.Tekrar teşekkürler SAYGILARIMLA........................




Sevgili Kardelen,


Inanin birkaç gündür sizin iletilere cevap verip vermemekte karar veremedim. Tahmin ediyorum ki siz bu

"Jiklet" kabugundan çikan mutluluk iyi niyet ve dogru yasam tavsiyeleri tasiyan büyük "filozofik" nazeriyati bize

ulastirarak bir amme hizmeti yaptiginizi düsünüyorsunuz ama biraz fazla olmadimi.

Bir hanim olmaniz ve iyi de bir ev hanimi özelligi tasidiginizi farzederek sizden arz'im bize iyi bir zeytinyagli

dolma tarifi verin. Mutluluk reçeteleri ni veren o kadar çok kisi varki.


Simdiden tesekkür ederim. Esen kalin
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 22-06-2009 - 21:20
İleti #10





misafir






QUOTE(Macide @ 22-06-2009 - 18:11 ) *
Sevgili Kardelen,
Inanin birkaç gündür sizin iletilere cevap verip vermemekte karar veremedim. Tahmin ediyorum ki siz bu

"Jiklet" kabugundan çikan mutluluk iyi niyet ve dogru yasam tavsiyeleri tasiyan büyük "filozofik" nazeriyati bize

ulastirarak bir amme hizmeti yaptiginizi düsünüyorsunuz ama biraz fazla olmadimi.

Bir hanim olmaniz ve iyi de bir ev hanimi özelligi tasidiginizi farzederek sizden arz'im bize iyi bir zeytinyagli

dolma tarifi verin. Mutluluk reçeteleri ni veren o kadar çok kisi varki.
Simdiden tesekkür ederim. Esen kalin

SAYIN MACİDE HANIM öncelikle merhaba unuttuysanız hatırlatıyım.Ben eleştiriye de açığım burdan illa ki eleştiri gelir diye bekliyordum zaten buda sizden geldi.Sağolun.Ben hayata pozitif bakan bi bayanım öyle olduğu için de annelik dostluk gibi kavramlara sanırım çok değindim haklısınız fakat sizcede biz bu değerleri yitirmek üzere değilmiyiz.Sorun benim bu yazıları yollayıp yorumlarım ve gelen yorumlara cevap mı yoksa kişisel mi.Bence siz yazıp okusaydınız değil 1 kez belki beş kezde okurdum çünkü benim için çok önemli konular.Ben eşimi 11 yıl önce kaybetitm ve oğlumla beraber hayata tutundum önce allahın izniyle ve ailemin desteğiyle tabi ki.Ama hayata hep olumlu baktım gülen gözlerle gülen bi kalple yoksa hayatım çekilmez olurdu.İyi niyet sabır gerekiyor.İnsanoğlunun başına ne gelceği belli değildir.Eğer ben bu konulara fazla değindiysem demek ki hala bu değerleri taşıyorum ve taşıcağımda .Bunları yazmamda ki amaç belki okunur belki okunmaz belki beğenilir belki beğenilmez sorun burda değil önemli olan bunları HERKEZLE paylaşıp sizleride tanımaktı gayem yoksa SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ BURDA DERS VERMEK DEĞİL NE HADDİME EFENDİM ...yazdıklarımdan bunu mu anladınız .Dolma tarifi vermek için kayıt olmadım .Dolma derken hangi dolmadan bahsettiniz zeytinyağlı sarma mı yoksa biber dolması ben her ikisinide biliyorum .Siz bilmiyorsanız bir bayan olarak olur istediğinize göre bilmiyor olabilirsiniz yazayım istiyorsanız.Bence tatlı yiyelim tatlı konuşalm şeker pare tarifi versem olur mu.Yanlış anlamayın siz nasıl yazdıysanız bana BENDE öyle algıladım sizde bu cevabımı siz bana nasıl cevap yazdıysanız o şekilde algılayın.Macide Hanım beni yanlış anladınız benim amacım burda tüm samimiyetimle içtenliğimle kendimce yolladığım yazılar sizi rahatsız ettiyse bilemem ama bunlar gerçek.Dostluk sevgi hoşgörü bunları yazmam kötü mü bunlar hayatımızda var ve olmalıdır.Nerde yanlışım var söyleyin düzeltebilirim hatta özür dileyebilirim de hatam olduysa da.Ben bu formda olmaktan gayet memnunum.Siz beğenmiyorsanız okumayın efendim.Ama ben sizinle iki bayan olarak tanışıp konuşmak yanlışlarımız olduysa bunu karşılıklı uzlaşarak aramızda çözüme ulaştırmayı isterim.Ben hayata güzel ve olumlu bakıyorum ve neşeli biriyimdir yazılarımda yorumlarımda hiç birşey değişmicektir ben kaybetmediğim ve kaybetmiyeceğim değerlerin arkasındayım.Burda da bu yazılarımı paylaşmaktanda geri adım atmıyacağım siz istediğinizi düşünün.Ayrıca ev hanımlığı kötü mü ev hanımları sadece dolma tarifi mi versin burdan. Ben her zaman doğru yolda emin adımlarla ilerlerim düşüncelerimi paylaşıcağım korkmadan bıkmadan yılmadan cesurcaBEN doktor değilim mutluluk reçetesi diye anladığınız bu yazılar için reçete yazayım benim için mühim konular.Sizce de biraz sert eleştiri değil mi ben eleştiriye değil ev hanımıyım diye dolma taRİFİ YAZIN DEMENİZE ÜZÜLDÜM .BURDAN TÜM EV HANIMLARINA SESLENİYORUM EV HANIMLARI BURAYA SADECE DOLMA TARİFİ Mİ YAZSIN . SAYGILARIMI SUNUYORUM .TEŞEKKÜR EDERİM MACİDE HANIM.TATSIZ BAŞLADIK AMA UMARIM GÜZEL ARKADAŞLIKLA BİTİRİRİZ.AYRICA KARDELEN ÇİÇEĞİNİN HİKAYESİNİ DE YAZDIM DUADA YAZDIM YOLLADIM BEN HER KONUYA DEĞİNİR ELE ALIRIM NEYİ GÜZEL GÖRÜYORSAM PAYLAŞIYORUM BU DEMEK DEĞİLDİR SİZDE BEĞENİCEKSİNİZ TABİKİ DÜŞÜNCENİZEDE SAGI DUYUYORUM.RENKLER VE ZEVKLER TARTIŞILMAZ BİLİRİM.SAYGILARIMLA
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 22-06-2009 - 21:48
İleti #11





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Cevap hakkim olsun,

sayin iyilik melegi,

Paylastiginiz, hemen hemen her sey, binlerce yildir süzülüp gelen toplumsal degerlerimizin pembe sekere batirilip batirilip tekrari oldugu için bana gina getirdi. Sonuçta bunu sürekli tekrari beni baydi. ama israrla ben bunu bilir bunu yazarim diyorsaniz, bizede okuyup okumamak düser dediginiz gibi.

çiti piti bir ev hanimi özelligi gösteriyorsunuz, mutluluk yerine ,zeytinyagli dolma tarifi verseydeiniz inanin bana daha cazip gelirdi. çünki isitilip isitilip önümüze konan siradan ahlâk degerlerini yeni birseymis gibi yazmaniz bana hiç bir sey ifade etmiyor.

Gelelim ev hanimligina, eh karinca kararinca ben de ev hanimiyim, ama baska konulardada yazabilirim, buna ev hanimligim engel degil. Arzunuz dogrultusunda, Abdullah Ibrahimin piyano sundan, Fillipinlerdeki son ekonomik gelismelere kadar her konuda yazisabiliriz. Ve Hatta Mutluluk reçeteleride dahil. ancak anlayin ki hersey öyle siyah beyaz degil. bir elimizle silip" Elimizdeki tarifinize" göre PEMBE'ye boyayacak.

Zaten size iletmek istedigimde buydu.

Saglicakla kalin
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Doğan Günay
mesaj 22-06-2009 - 23:10
İleti #12





Grup: üye
İleti: 159
Katılım: 12-05-2009 - 11:37
Üye No: 4,605



Macide Hanım,

Kardelen 34 e verdiğiniz yanıtın ilk cümlesini okuyunca, düşüne kaldım.
Bu arada, Kardelen 34 e yanıtınız üzerinde bir üçüncü kişi olarak yorum yapmak, bu forumun herkese açık bir platform olmasından dolayı mazur görülecektir, umarım.
İlk cümleniz şöyle:"Paylastiginiz, hemen hemen her sey, binlerce yildir süzülüp gelen toplumsal degerlerimizin pembe sekere batirilip batirilip tekrari oldugu için bana gina getirdi. Sonuçta bunun sürekli tekrari beni baydi."
Benim oğlum üniversite tahsilini yaparken aynı zamanda aylık olarak çıkan bir bilişim dergisinin yayın yönetmenliğini yapıyordu. 20 sayı kadar sonra bana:
-Baba, deniz bitti.
-Nasıl yani?
- Yani tüm konuları işledik, konu kalmadı.
-Konuları tekrarlayın...
-Olur mu ya baba..
-Olur olur.. yeni yetişen gençler senin derginle henüz tanışmadı. Onlar da okuyacak...
-Hımmmm.....

Sevgiyle...saygıyla...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 22-06-2009 - 23:18
İleti #13





misafir






[quote name='Macide' date='22-06-2009 - 21:48 ' post='38348']
Cevap hakkim olsun,

sayin iyilik melegi,

Paylastiginiz, hemen hemen her sey, binlerce yildir süzülüp gelen toplumsal degerlerimizin pembe sekere batirilip batirilip tekrari oldugu için bana gina getirdi. Sonuçta bunu sürekli tekrari beni baydi. ama israrla ben bunu bilir bunu yazarim diyorsaniz, bizede okuyup okumamak düser dediginiz gibi.

çiti piti bir ev hanimi özelligi gösteriyorsunuz, mutluluk yerine ,zeytinyagli dolma tarifi verseydeiniz inanin bana daha cazip gelirdi. çünki isitilip isitilip önümüze konan siradan ahlâk degerlerini yeni birseymis gibi yazmaniz bana hiç bir sey ifade etmiyor.

Gelelim ev hanimligina, eh karinca kararinca ben de ev hanimiyim, ama baska konulardada yazabilirim, buna ev hanimligim engel degil. Arzunuz dogrultusunda, Abdullah Ibrahimin piyano sundan, Fillipinlerdeki son ekonomik gelismelere kadar her konuda yazisabiliriz. Ve Hatta Mutluluk reçeteleride dahil. ancak anlayin ki hersey öyle siyah beyaz degil. bir elimizle silip" Elimizdeki tarifinize" göre PEMBE'ye boyayacak.

Zaten size iletmek istedigimde buydu.

Saglicakla kalin
[/quotMERHABA.SANIRIM ISRARLA DOLMA TARİFİNDE TAKILI KALDINIZ.KİŞİSELLİĞE DÖKMEK İSTEMİYORUM.VE DEVAM EDİCEM TABİ AMA HER KONUDA YAZI YOLLAYABİLİRİM BENİM YAZILARIMDAN GINA GELDİYSE YİNE DİYORUM OKUMAYIN.CEVAP YAZMA GEREĞİ DUYDUĞUNUZA GÖRE ÖNEMSEMİŞSİNİZ .BUDA İYİ.BEN BU DEĞERLERİN DIŞINA ÇIKMADIM ÇIKMAMDA SİZ DEDİNİZ DİYEDE GERİ ADIM DA ATMAM.ARZUNUZ BİLİR İSTEDİĞİNİZİ DÜŞÜNÜN.BEN YAZILARIN SONUNDA SADECE KENDİ YORUMLARIMDA BULUNDUM İYİLİK MELEĞİ GÜZEL BAŞLIK BANA UYUYOR TEŞEKKÜR EDERİM.KÖTÜLÜK MELEĞİ OLMAYIMDA VARSIN DOLMA TARİFİ İSTEYİNDE İYİLİK MELEĞİ OLAYIM.BEN BUYUM MACİDE HANIM YENİ KONULARDA AÇICAM BEKLEYİN.POLİTİKA SİYASETTE OLABİLİR ANNELİK DOSTLUK HER KONUDA TARTIŞIRIM.İSTEDİĞİNİZ BUYSA TABİ Kİ.HER GÖRÜŞE AÇIĞIM.BUYRUN.BEN CESARETLİYİMDİR HİÇ KORKMAM VE HER KONUYA YORUMUM OLUR AMA İYİ AMA KÖTÜ.BURADA Bİ SİZ YOKSUNUZ OLUMLU CEVAPLARDA ÇOK ALDIM.AMA DOLMA TARİFİ İSTEYEN OLMADI.EV HANIMLIĞINIDA KÜÇÜMSEMEYİN HANFENDİ..YAZINIZI Bİ OKUYUN BENCE SERT OLMUŞ.İKİMİZDE BAYANIZ GELİN UZLAŞALIM BELLİKİ BU YAZILARI OKUYAN BİRİDE DUYARSIZ DEĞİLDİR.ANLAMADIĞIM NEDEN BU KADAR SERT TUTUMUZ VAR SİZE BİŞEY DİYEYİM Mİ SÖZ AĞIZDAN ÇIKAR BEN KALBE BAKARIM KALP NE SÖYLÜYOR KALBİNİZDEN DE BÖYLE DÜŞÜNÜYORSANIZ NE DİYEYİM SİZE.EVET İYİLİK MELEĞİĞİM MUTLUYUM OĞLUM VAR MUTLUYUM AİLEM YANIMDA VE BURDAYIM SİZLERLE.DEMEKKİ YAZDIKLARIMDANDA BELLİ OLUYOR NE GÜZEL NE MUTLU BANA İŞTE.BENİM REÇETEM BU GÖZYAŞLARIM İÇİMDE SAKLIDIR.MUTLULUK YANI BAŞIMIZDADIR UZAKLARDA DEĞİL YAKINLARDA ARAYALIM MACİDE HANIM.SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM EĞER KIRDIYSAM SİZİDE AFEDERSİNİZ.İYİ AKŞAMLAR.SAYGILARIMI SUNUYORUM.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 22-06-2009 - 23:33
İleti #14





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Dogan bey,

Sonuçta her konuyu "n" kez tekrarlayabiliriz. Bu bizi daha akilli yapmaz; Nihayetinde Kardelen 34 hanimefendinin aygin baygin pembeli bayram sekeri yada Maarif takvimi mutluluk reçetelerinin ne denli gelecek nesillere aydinlik katacagini hakikaten merak ettim. Sonuçta herhangi bir Orhan Gencebay LP si 80 li yillardan ayni primaire filozofiyi yapmakta. çocuklarimiza onlarida dinletebiliriz degilmi ama.

Zaten bu filozofiye karsi oldugum için degil fazlaca tekrar edildigi için serzeniste bulundum. Gerçi bu tür söyleme hiçbir zaman kredi vermemisimdir ama bu yalniz beni baglar.

Kardelen (Clochette) 34 hanimefendi ye yardimci olmussunuz ancak bu ne yazikki benim neznimde degil. Ayrica bu konu o kadar çok yerde isleniyorki, hemen hemen her kadin dergisinde ve günlük boyali basinda bunlar hergün nesr ediliyor. Eee bende dedimki biraz Saturation oldu; artik mukavvemetimizi kiracak bu herkesi sevin,yasam kisa, kendiniz olun,özveri iyidir vs vs vs. Hayat zorluklari bunca kolay basedilesi olsaydi, herkes kendini bu kadar kolay yenseydi pembe reçetelerdeki gibi onlarin hiçççç luzümü bile kalmazdi zannimca.

Ancak sayin Kardelen 34 devam edebilir aygin baygin pembe senfoniye. sonuçta bende görmemezlikten gelirim.

Esen Kalin
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 22-06-2009 - 23:39
İleti #15





misafir






QUOTE(Macide @ 22-06-2009 - 23:33 ) *
Dogan bey,

Sonuçta her konuyu "n" kez tekrarlayabiliriz. Bu bizi daha akilli yapmaz; Nihayetinde Kardelen 34 hanimefendinin aygin baygin pembeli bayram sekeri yada Maarif takvimi mutluluk reçetelerinin ne denli gelecek nesillere aydinlik katacagini hakikaten merak ettim. Sonuçta herhangi bir Orhan Gencebay LP si 80 li yillardan ayni primaire filozofiyi yapmakta. çocuklarimiza onlarida dinletebiliriz degilmi ama.

Zaten bu filozofiye karsi oldugum için degil fazlaca tekrar edildigi için serzeniste bulundum. Gerçi bu tür söyleme hiçbir zaman kredi vermemisimdir ama bu yalniz beni baglar.

Kardelen (Clochette) 34 hanimefendi ye yardimci olmussunuz ancak bu ne yazikki benim neznimde degil. Ayrica bu konu o kadar çok yerde isleniyorki, hemen hemen her kadin dergisinde ve günlük boyali basinda bunlar hergün nesr ediliyor. Eee bende dedimki biraz Saturation oldu; artik mukavvemetimizi kiracak bu herkesi sevin,yasam kisa, kendiniz olun,özveri iyidir vs vs vs. Hayat zorluklari bunca kolay basedilesi olsaydi, herkes kendini bu kadar kolay yenseydi pembe reçetelerdeki gibi onlarin hiçççç luzümü bile kalmazdi zannimca.

Ancak sayin Kardelen 34 devam edebilir aygin baygin pembe senfoniye. sonuçta bende görmemezlikten gelirim.

Esen Kalin
SİZ BENDEN NE İSTİYONUZ PEMBE PEMBE GİDİYONUZ KUSURA BAKMAYIN AMA IZUYOR BENCE SİZİN DÜŞENCELERİNİZE SİZE GERİ İADE EDİYORUM.GÖRMEZLİKTEN GELİN HANFENDİ.SEVİNİRİM DEVAM EDİCEM PEMBE PEMBE.KAVGA İSTİYOSANIZ YAPIM DEĞİL KÖTÜ SÖZ SAHİBİNİNDİR ARTIK CEVAP VERME GEREĞİDE DUYMAM YAZCAĞIMI YAZDIM BURADA Bİ SİZ YOKSUNUZ .İLLAKİ DEVAM EDERSENİZ BIYRUN HODRİ MEYDAN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-KARDELEN 34-
mesaj 22-06-2009 - 23:41
İleti #16





misafir






MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIRMIŞ.ESENLE KALIN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 22-06-2009 - 23:59
İleti #17





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



QUOTE(KARDELEN 34 @ 22-06-2009 - 22:41 ) *
MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIRMIŞ.ESENLE KALIN




BLA BLA BLA BLA
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-mybond-
mesaj 23-06-2009 - 03:04
İleti #18





misafir






QUOTE(Macide @ 22-06-2009 - 23:33 ) *
Dogan bey,

Sonuçta her konuyu "n" kez tekrarlayabiliriz. Bu bizi daha akilli yapmaz; Nihayetinde Kardelen 34 hanimefendinin aygin baygin pembeli bayram sekeri yada Maarif takvimi mutluluk reçetelerinin ne denli gelecek nesillere aydinlik katacagini hakikaten merak ettim. Sonuçta herhangi bir Orhan Gencebay LP si 80 li yillardan ayni primaire filozofiyi yapmakta. çocuklarimiza onlarida dinletebiliriz degilmi ama.

Zaten bu filozofiye karsi oldugum için degil fazlaca tekrar edildigi için serzeniste bulundum. Gerçi bu tür söyleme hiçbir zaman kredi vermemisimdir ama bu yalniz beni baglar.

Kardelen (Clochette) 34 hanimefendi ye yardimci olmussunuz ancak bu ne yazikki benim neznimde degil. Ayrica bu konu o kadar çok yerde isleniyorki, hemen hemen her kadin dergisinde ve günlük boyali basinda bunlar hergün nesr ediliyor. Eee bende dedimki biraz Saturation oldu; artik mukavvemetimizi kiracak bu herkesi sevin,yasam kisa, kendiniz olun,özveri iyidir vs vs vs. Hayat zorluklari bunca kolay basedilesi olsaydi, herkes kendini bu kadar kolay yenseydi pembe reçetelerdeki gibi onlarin hiçççç luzümü bile kalmazdi zannimca.

Ancak sayin Kardelen 34 devam edebilir aygin baygin pembe senfoniye. sonuçta bende görmemezlikten gelirim.

Esen Kalin


MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR


MACİDE HANIM[/color] [KARDELEN 34 HANIMEFENDİNİN[color="#FF0000"]yazı ve yorumlarını diger siz dahil arkadaşların yazılarını okudugum gibi olumlu bulduklarımıza teşekkür olumsuzlarada eleştirdik, yada bir cevap yazmadık nitekim burası demokratik bir forum olduguna inanıyorum. Kaldıki herkes düşüncelerini anlatır takdir veya eleştiri alır bu ayrı bir konu ne varki her yazdıgımız herkesin begenisini alacak yada eleştirilmeyecek diye bir kural yok ANCAK ne varki KARDELEN 34 arkadaşımızın yazmış oldugu konu itibari ile her biri DOGRU ,AHLAKİ MANEVİ ,VİCDANİ,EGİTSEL ve KÜLTÜREL amaçlı oldugunun bilincindeyim DOLAYISI ile KARDELEN 34 HANIM EFENDİNİN yazılarına diger her şeye MUHALEFET olma gibi bir alışkanlıgınızı anlamış degilim. Nitekim BİZ sizinle burada işkenceyi tartıştık. politikayı tartıştık vs konuları tartıştık en basiti İŞKENCE ve POLİTİKA insanlıgın varlıgından belli olan hayatın gerçekleri degilmi BİZ bunları yıllardır tartışmıyormuyuz.Yada sizin deyiminizle işkence ve oruspuluk tarihin en eski meslegi dediginiz bildigimiz konuları tartışmamız yanlışmıydı .yada benim anladıgım manada söyleyeyim ÇOCUKLARIMIZA yada şu anda okumakta olan GENÇLERİMİZE İNSANLIK tarihi kadar eski olan İLİM ,BİLİM FEN,MATEMATİK ,TIP vs şeyleri ya artık gına geldik diye okutmayalımmı,bunlar ne kadar ihtiyaç ve gerekli BİLGİLER ise AHLAKİ ve MANEVİ DEGERLERDE okadar gereklidir özellikle içinde bulundugumuz son yıllarda buna herzamankinden daha fazla ihtiyacımız var kaldıki şu an gençlerimiz A POLİTİK bir yapıya sahip,AHLAKİ MİLLİ ve MANEVİ degerlerden yoksun olarak yetişmektedir 12 EYLÜLDEN sonra insanlarımız ve GENÇLERİMİZ,LÜNPEN, BANANECİ, BENCİL ,DUYARSIZ,ve genel olarak ÜLKE sorunlarına KAYITSIZ ve İLGİSİZ ,tarafsız (TARAF OLDUGU ve tek şey varsa TUTTUĞU SPOR KULÜBÜ)degilmi şimdi SORARIM SİZE KARDELEN 34 hanımefendinin yazdıklarının neresinde yanlış var .yada boyle güzel ve ahlaki vicdani konuların açılması SİZİ niye RAHATSIZ ediyor.Yada DOGAN GÜNAY beyin dedigi gibi yeni yetişen gençlerimize HAYATIN DOGRU KESİTLERİNİ anlatmayalımmı.SONRA uslubunuz ALAY eder gibi ve herşeyi ben bilirim UKALA bir mantıkla yaklaşım tarzıda yanlış .KARDELEN 34 HANIM EFENDİ bütün yazılarınızı özümseyerek begenerek KİŞİLİK KAREKTER VE HANIM EFENDİLİGİNİZİDE TAKDİR ve TEBRİK ederek okudum.Sanırım diger site okuyanlarıda aynı fikirdedir varsın MACİDE HANIM okumasın ve siz bu ve benzer konularda yazmanıza devam edin lütfen siz ve sizin gibi düşünen İNSANLARA İHTİYACIMIZ VAR MACİDE HANIM da YEMEK tarifleri yazsın omuda okuruz .KARDELEN 34 siz ihmal edip MACİDE HANIMIN ısrarla istedigi dolma tarifini vermemişsiz.ben netten araştırdım en az 30 tane dolma tarifi buldum macide hanıma bir tanesini aşagıda yazıyorum ve yaparsınınz( AFİYET OLSUN) MACİDE HANIM.



DERİN SAYGILARIMLA ...................MYBOND................






ENGİNAR DOLMASI TARİFİ


MALZEMELER

4 adet taze enginar
3 adet kuru soğan
100 gram pirinç
2 adet damla sakızı
1/2 limon
bir su bardagı zeytinyağı
1/2 bardak şek
1/2bardak su

hazırlanışı
Yaprakları soymadan enginarların orta kısmını çıkartın.İnce doğranmış soğanı, ıslanmış pirinci,tuzu, biberi,dövülmüş damla sakızı harmanlayın ve enginarların içini bu karışımla doldurun.Çıkarılan enginar yaprakları ile dolmaları kapatın ve derin bir fırın tepsisine alın.Tuz, şeker, limon suyu, zeytinyağı ve suyu ekleyin ve ıslatılmış yağlı kağıt ile üzerini örtün.160 derecede 35-40 dakika pişirin ve soğuk olarak servis edininiz


AFİYET OLSUN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 23-06-2009 - 04:39
İleti #19





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Nasihatlere Cevap:

Günümüzdeki çesitli krizler insanlari ister istemez tedirginlige sürüklüyor. Genelde insanlar hayatlarindan memnun degiller, ama Türkiye gibi gelismekte olan ülkelerde bu memnuniyetsizlik, mütamadiyyen önem kazanan bireysellcilik ve ben merkeziyetçiligin kurbani olmus nesilleri, baska türlü arayislara sürüklüyor.beklenilen dogrultuda en azindan simdilik tatmin edici bir çözüm üretemiyen Bilim, ekonomi ve tecnik, terk edilip, umut yada kurtulus BATIL da araniyor.

Iste bu noktada, bilinen alisila gelmis temel dinlerin yaninda, yeni sekt ler, yada . post modern laik (Ne demekse) din olmak istemeyen ama aslinda tam anlamiyla Yahudi-Hiristiyan ve Islam dinin ve onlarin türevinde gelisen deger yargilarinin toplami olan yeni gruplar olusmakta.

Bunu açmak istersek bize daha önce yazilmasindan degilde tekrarindan daral geldigini anlatmak istedigim égreti ve deger yargilarini sorusturarak baslayalim.

Misal,

"As olan Hayattir"; Bu her nekadar ilk bakista; modern, humanist,laik vb gibi bir görènüme sahip olsada ayni söylemi, "Vahdet-i Vucud" teziyle açiklayabiliriz, " Yaratici ve esirgeyici RAB seni kendi suretinden yaratti ki sen de o emaneti koruyasin": Efendim Ha Kel Hasan , ha Hasan Kel. deilmi yani.

veyahut,


" önemli olan Sevgidir " Simdi su dahianece söylenen yaptirim, Gazete manseti gibi; " Isa seni seviyor" dan farki ne, Yani neticede biri çiksa deseki , -Bana ne kardesim isa'nin beni sevmesinden, asil sen onu söyle "Aycan" beni seviyormu. hem yeni dinci olmadigi halde esasli dinci kesim (bencillikle suçlayip), hemde dinci kesim aslina sadik kalip bu vatandasi "Zindik"likla suçlayacaktir: Insaf edin fark nerde?????


Yada

"Kendin ol". Yani sonuçta baskasi olbilmeyi basarmak zati kendi basina bir beceri bunu iyi yapanlara "Oscar" veriyorlar. Hadi biz sulandirmayalim. Bu Emir inanin, her ülkede, her çagda, her inançta var olan vede olmaya devam edecek olan "Kutsal Emir" dir. Bunu Gilgamis ta söyleyebilirdi, Buda'da, Mevlâna'da. Gelecek nesilde de belki bir Remziye Abla çikip tekrarliyabilir. yada E-mail olarak 99 kisiye yollarsak basimiza gelecek felaketlerden kurtulacagimizi idia edecek biri çikabilir. Yani dayanilamiyacak kadar dogrudurda iste tekrari bayar.

bu günki son emir

" Mutlu ol ki, mutluluk veresin"; vallahi hakliyim: 70'li 80'li yillardaki arabesk müzik filozofisi aynisin aglak aglak bagirmistir kasetlerde. "Sen mutlu ol n'olur" ki bencileyin fedekârlik edip yasam zevklerinden sana baka baka bende olayim. Mutlu olamiyorsan hatayi kendinde ara, igne yerine, çuvaldizi kendine, ama ondan sonra ne yaparsan yap baskasina hiç birsey batirma, ama manevi iskence yapabilirsin duygu sömürüsüyle katmerlenmis. Ki özverili post modern laik Nedim bey ve gerici Siddik aga ayni noktada ortak payda da bulusu versin gizli gizli. ( Biri için özveri = öteki için tevbe estafurullah 4ekip yaradana siginmak).

Efendim bu mana da evet bu sözlerin sahibi benim. Bunlarinda arkasinda duruyorum. Bu bir cesaret gererktirir diye bir çekincem yok. Daha önce nasil bana Ters gelen Iskence savunucusuna karsi çiktiysam, nasil, Islami, olmayan yönüyle bize dayatmaya çalisana lafim olduysa,burada da mutluluk ve özveri telallarina lafimi söyledim.

üstelik te bu yazilari yazan hanimin her yazisi ayni terane diye, yoksa bir insana yapilacak en büyük kötülük onu cahil birakmaktir siariyla üsteki metni yazdim.

Mybond'a kisa gönderme, meyveli agaca iyi sarilin derim. Nede olsa ne kadar ekmek o kadar köfte. herkes layik oldugu seyleri begenip takdir eder. benim Ukâla olup olmadigimi dahi degerlendirebileceginiz kanaatinde degilim, sayin bayim. Ayrica ben sahsen bu hanimefendinin yazdiklarinin yüce egitsel (Yanlis terim fransizcadan bozma güdük ve na hos) degerlerinide tekrar okudugum halde nail olmus degilim.Siz bu bölümleri çevrenizdeki yavrucaklara, yeni yetmelere vede ilme irfana güzel degerlere açik bay ve bayanlara iletirsiniz. Böylece yakindan taniyip takdir ettiginiz hanimefendinin hakkinida vermis olursunuz.

Bu seferlik bukadar diyelim.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Macide
mesaj 23-06-2009 - 07:06
İleti #20





Grup: üye
İleti: 129
Katılım: 25-03-2007 - 00:03
Üye No: 691
isim: Macide Kupper
meslek: bos vermis



Gelelim zeytin yagli dolmaya:


Efendim benim tercihim Bayan Kardelen 34'ün (elestiriye çok açikmis) bir Hanim olarak böyle bir tarifi vermesiydi. yoksa bosanmis bir Mybond'un tarifine ihtiyacim yok.

Zaten kinaye'de anlayan içinmis.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-mybond-
mesaj 23-06-2009 - 11:56
İleti #21





misafir






QUOTE(Macide @ 23-06-2009 - 04:39 ) *
Nasihatlere Cevap:


Iste bu noktada, bilinen alisila gelmis temel dinlerin yaninda, yeni sekt ler, yada . post modern laik (Ne demekse) din olmak istemeyen ama aslinda tam anlamiyla Yahudi-Hiristiyan ve Islam dinin ve onlarin türevinde gelisen deger yargilarinin toplami olan yeni gruplar olusmakta.

Bunu açmak istersek bize daha önce yazilmasindan degilde tekrarindan daral geldigini anlatmak istedigim égreti ve deger yargilarini sorusturarak baslayalim.

Misal,

"As olan Hayattir"; Bu her nekadar ilk bakista; modern, humanist,laik vb gibi bir görènüme sahip olsada ayni söylemi, "Vahdet-i Vucud" teziyle açiklayabiliriz, " Yaratici ve esirgeyici RAB seni kendi suretinden yaratti ki sen de o emaneti koruyasin": Efendim Ha Kel Hasan , ha Hasan Kel. deilmi yani.

veyahut,
" önemli olan Sevgidir " Simdi su dahianece söylenen yaptirim, Gazete manseti gibi; " Isa seni seviyor" dan farki ne, Yani neticede biri çiksa deseki , -Bana ne kardesim isa'nin beni sevmesinden, asil sen onu söyle "Aycan" beni seviyormu. hem yeni dinci olmadigi halde esasli dinci kesim (bencillikle suçlayip), hemde dinci kesim aslina sadik kalip bu vatandasi "Zindik"likla suçlayacaktir: Insaf edin fark nerde?????
Yada

"Kendin ol". Yani sonuçta baskasi olbilmeyi basarmak zati kendi basina bir beceri bunu iyi yapanlara "Oscar" veriyorlar. Hadi biz sulandirmayalim. Bu Emir inanin, her ülkede, her çagda, her inançta var olan vede olmaya devam edecek olan "Kutsal Emir" dir. Bunu Gilgamis ta söyleyebilirdi, Buda'da, Mevlâna'da. Gelecek nesilde de belki bir Remziye Abla çikip tekrarliyabilir. yada E-mail olarak 99 kisiye yollarsak basimiza gelecek felaketlerden kurtulacagimizi idia edecek biri çikabilir. Yani dayanilamiyacak kadar dogrudurda iste tekrari bayar.

bu günki son emir

" Mutlu ol ki, mutluluk veresin"; vallahi hakliyim: 70'li 80'li yillardaki arabesk müzik filozofisi aynisin aglak aglak bagirmistir kasetlerde. "Sen mutlu ol n'olur" ki bencileyin fedekârlik edip yasam zevklerinden sana baka baka bende olayim. Mutlu olamiyorsan hatayi kendinde ara, igne yerine, çuvaldizi kendine, ama ondan sonra ne yaparsan yap baskasina hiç birsey batirma, ama manevi iskence yapabilirsin duygu sömürüsüyle katmerlenmis. Ki özverili post modern laik Nedim bey ve gerici Siddik aga ayni noktada ortak payda da bulusu versin gizli gizli. ( Biri için özveri = öteki için tevbe estafurullah 4ekip yaradana siginmak).

Efendim bu mana da evet bu sözlerin sahibi benim. Bunlarinda arkasinda duruyorum. Bu bir cesaret gererktirir diye bir çekincem yok. Daha önce nasil bana Ters gelen Iskence savunucusuna karsi çiktiysam, nasil, Islami, olmayan yönüyle bize dayatmaya çalisana lafim olduysa,burada da mutluluk ve özveri telallarina lafimi söyledim.

üstelik te bu yazilari yazan hanimin her yazisi ayni terane diye, yoksa bir insana yapilacak en büyük kötülük onu cahil birakmaktir siariyla üsteki metni yazdim.

Mybond'a kisa gönderme, meyveli agaca iyi sarilin derim. Nede olsa ne kadar ekmek o kadar köfte. herkes layik oldugu seyleri begenip takdir eder. benim Ukâla olup olmadigimi dahi degerlendirebileceginiz kanaatinde degilim, sayin bayim. Ayrica ben sahsen bu hanimefendinin yazdiklarinin yüce egitsel (Yanlis terim fransizcadan bozma güdük ve na hos) degerlerinide tekrar okudugum halde nail olmus degilim.Siz bu bölümleri çevrenizdeki yavrucaklara, yeni yetmelere vede ilme irfana güzel degerlere açik bay ve bayanlara iletirsiniz. Böylece yakindan taniyip takdir ettiginiz hanimefendinin hakkinida vermis olursunuz.

Bu seferlik bukadar diyelim.


MACİDE: KERAMETİ KENDİNDEN MENKUL TESCİLLİ ALEMATİ FARİKA USLUBLARI İLE VERDİGİNİZ YANITLARIN

NETİCESİNDE sonuçta ENEL HAK deyiminide kendinize yakıştırıp ENEL HAK DEMENİZ beni şaşırmayacaktır.



BU SİZİN ÜSTTE YAZDIGINIZ yazı

Günümüzdeki çesitli krizler insanlari ister istemez tedirginlige sürüklüyor. Genelde insanlar hayatlarindan memnun

degiller, ama Türkiye gibi gelismekte olan ülkelerde bu memnuniyetsizlik, mütamadiyyen önem kazanan bireysellcilik ve

ben merkeziyetçiligin kurbani olmus nesilleri, baska türlü arayislara sürüklüyor.beklenilen dogrultuda en azindan simdilik

tatmin edici bir çözüm üretemiyen Bilim, ekonomi ve tecnik, terk edilip, umut yada kurtulus BATIL da araniyor.

X X X X X X X X X X X X X

şimdi bu yukarıda cevap diye yazdıgınız yazıdan KARDELEN 34 hanım efendinin yazılarını onaylıyormusunuz yoksa

eleştiriyormusunuz ben anlamadım umarım okuyan arkadaşlarda anlamamıştır .sizin bahsettiginiz kirizlerin başlıca nedeni

AHLAK, MANEVİYAT ve EGİTİM eksikliginden kaynaklanmıyormu kaldıki toplumun bu gibi KUTSAL deger yargılarına

BATIL demek ancak sizin gibi bu degerlerden yoksun ve zayıf KÜLTÜR MANTARI bir bayana yakışır.




UNUTMAKİ AHLAK VE MANEVİYATTAN YOKSUN TOPLUMLAR YOK OLMAYA MAHKUMDUR



İNSANLARIN AHLAKİ ,MANEVİ ve MEDENİ durumları sizi ilgiledirmez BAK bizleri yetiştiren AİLELERİMİZ bizleri ne güzel

yetiştirmişki sizin göstermiş oldugunuz basiretsizligi ve edebsizligi sergilemiyoz biraz seviye LÜTFEN .



HERŞEYİN altından olumsuz bir mana çıkartmak,ve bunu yanlış yorumlamak sakıncalı bir durum eger yazılarınızı biraz

daha sade yalın ve anlaşılı TOPLUMUN deger yargılarına hitap eder tarzda yazın okuyan arkadaşlar sizede tebrik teşekkür

mesajları yazsın içinizdeki FESATLIĞI anlamış degilim. BENİM eşimden boşanmış olmam sana veya bir başkasına cevap

vermeme engel bir halimi var daha önce sanada cevap verdim boşanmış oldugumu da biliyordun ozaman soylese idin

ARKADAŞ lar bana esinden ayrılmışlar cevap vermesin diye . güzel yazı yazacam diye ucube uçuk kaçık yazılar yazmak

için kendinizi zorlamayın SONUÇTA BURADA kimseye MADALYA veya TAKDİR beratı verilmiyor.sizin dışınızda herkes

kendince bilgisi dahilinde karınca kararınca birşeyler yazıp paylaşmaya çalışıyor .ELEŞTİRMENİN DE BİR AYARI OLMALI

biraz İZAN ve ANLAYIŞ lütfen HUMANİST, REALİST ,EMPATİ DEYİMLERİNİ İYİ TELEFFUZ EDİN bu deyimlerin içerigine

ve KARDELEN 34 yazdıklarını birdaha okuyun yazılanlar sizde eksik bak size lazım oldu ve ihtiyacınız VAR..




DERİN SEVGİLERİMLE


...................MYBOND.................
Go to the top of the page
 
+Quote Post
-mybond-
mesaj 23-06-2009 - 12:11
İleti #22





misafir






QUOTE(Macide @ 23-06-2009 - 07:06 ) *
Gelelim zeytin yagli dolmaya:
Efendim benim tercihim Bayan Kardelen 34'ün (elestiriye çok açikmis) bir Hanim olarak böyle bir tarifi vermesiydi. yoksa bosanmis bir Mybond'un tarifine ihtiyacim yok.

Zaten kinaye'de anlayan içinmis.



MACİDE :// ARİFE TARİF GEREKMEZ . bu atasözünü İDRAK etmiş olsaydınız medeni durumumla ilgili (eşimden

ayrı olmam)la alakalı ÖZEL VE ŞAHSİ konuları konu ile alakası bile olmayan nedenleren ötürü basit bir yaklaşımla


bir yorum yapmazdınız bekarlar ve dullar yazı yazamazmı buda ancak size ve seviyenize yakışan bir cevap.


derin sevgilerimle ..................MYBOND........................
Go to the top of the page
 
+Quote Post

2 Sayfa V   1 2 >
Fast ReplyReply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 20-10-2018 - 16:01