Bush ölmüş, cehenneme gitmiş.
Zebani başı "tamam" demiş,
"Amerika'dan gelenler için özel bölmemiz var.
Ama üç kişilik, hepsi de dolu.

Senin günahın hepsinden fazla olduğu için seçme şansı senin olacak.
Birini affet, yerine sen geç."

Bush ilk hücreye girmiş, bakmış Nixon elinde balyozla taş kırıyor.
Başında da bir Vietnamlı onu kamçılıyor.

"Yok" demis, "Benim zaten biraz omuzum ağrıyor, taş kıramam".

İkinci hücrede, babası bush'u bulmuş. Irak savaşı ardından
petrole bulanmış körfez suyundan bir havuza dalıyor,
tam çıkınca bir daha dalmak zorunda kalıyor.

"Aman" demiş Bush, gözü korkmuş,
"Benim yüzmeyle aram öteden beri iyi değildir."

Üçüncü hücrede Clinton varmış.
Sırt üstü bir yatağa İsa vaziyetinde çıplak olarak bağlanmış..
Monica'da diz çökmüş....devamı malum..

Bush'un ağzı kulaklarına varmış, "Tamam" demiş, "Bu cezayı kabul ediyorum".
Zebani başı bir tuhaf bakmış, "Emin misin?" diye sormuş.
"Eminim" demiş Bush. "Sen bilirsin" diye kafasını sallamış..
Sonra hücrenin kapısını açıp bağırmış:

"Tamam Monica, serbestsin !..