Yardım - FORUMDA ARAMA - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: sistem mi duygu mu?
iskenderunforum > İSKENDERUN FORUM > İskenderunForum Köşe yazarlarımız > Fatih' in Müzik Köşesi
fmbass
Sistem mi duygu mu?


Klasik müzik adı altında herkes duymuştur: Beethoven,Bozart,Bach,Schubert,Schumann... işte bu tür halk tarafından bilinen müzik adamları klasik dönemler olarak adlandırdığımız dönemler içinde sanatlarını icra etmişlerdir.Bu dönemlerin oluşmasında sanatçılar etkin rol oynamıştır. Bu dönemlerin şekillenmesinde sadece müzik kültürü değil diğer estetik sanatlarında etkisi bulunmaktadır. Bu klasik dönemler Barok Dönem,Klasik Dönem,Romantik Dönem ve bundan sonra gelen Modern Dönem şeklinde adlandırılmıştır.Konuya tam olarak giriş yapmadan öncelikle başlığımızda sistem mi duygu mu ifadesinden bahsedeyim. Bu sorunun amacı, sanatçıların yaptıkları eserlerin sistem üzerine mi yoksa içten gelen bir duygu ile hareket edilerek mi yazılmış olduğunu sormaktır.Tabiki eseleri kalıcı kılmanın en etkin yolu nota yazımıdır, bunu bir sistem yerine sadece bir araç olarak düşünelim.

Başlangıçta aklınıza gelen ilk soru neden böyle dönemlerin oluşturulduğu olabir. Klasik dönemlerin yaklaşık yüz yıl süresince devam ettiğini biliyoruz ki bu süreç bir sanat oluşumu ve etkileşimlerin de etkisiyle ortaya çıkan müzik kültürü için kısa bir zaman sayılmaz. Açıkça her dönemin kendine ait bir sanat anlayışı ve tabiki müzik kültürü vardır diyebiliriz. Örneğin romantik dönemdeki sanatın endüstri devrimiyle oluşan paniğin sonucunda, mistisizmle karışık aşk aromalı eserler ortaya çıkmıştır. Bu dönemin sanatçıları düşler ve imgeler içinde uçan, ulaşılmaz olanın peşinde koşan, kendine acıyan, anlaşılamamaktan yakınan, ruhsal inişleri çıkışlarını yapıtlarına yansıtan sanatçılar olmuşlardır. Bunun sonucunda diğer dönemlere göre sanatçı arayışlarının değişmesi romantik dönemin daha flu geçtiğini göstermektedir. Klasik müziğin yükseliş çağı, ilklerin çağı olan barok dönem ki dönemin unutulmaz sanatçısı olan bach, tarihe, müziği teknik karmaşadan kurtulmuş, doğal, yalın özelliklere sahip olarak geçmiş klasik dönem ve son olarak yeni yüzyılla birlikte yenilik dönemi ki bu dönemde teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm geleneksel kurallar eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başlayan modern dönem, müzik kültürlerinin farklı açıklamalarıdır. Bu anlatılanlar dönemlerin neden dönem olduklarını kısaca açıklamakta ve sanatın toplumsal olan herşeyden etkilenebileceğini (yaşayış-insan ruhu=sanat) göstermektedir. . Ayrıca bu genellemelerin aslında büyük bir içeriğe sahip olduğu ve araştırma konusu olduğu da unutulmamalıdır.

Dönemleride ki bu farklılıklar sanatçıların sanata bakış açısını da belirli ölçüde etkilemiştir. Müziksel açıdan insan duyabildiği, hissedebilidiği kadar yaratır. Bu dönemlerde barok çağda bach' ı dinleyen bir müzisyenin yazacağı eserlerde bundan etkilenmiş olması muhtemeldir. Çünkü o müzisyenin müzik kulağı o dönemin müzikleriyle şekillenmiş, müziğe bakış açısını şekillendirmiştir. Bütün bu etki faktörlerini de kabul edelim. Bu dönemlerle ilgili incelediğim eserlerde bir ölçüyü başka bir yerde ya da ölçüden küçük bir ezgi başka bir yere alınarak kullanılması, sıklıkla tekrarları bulunan, notaların aynı ezgi takibiyle farklı notalarda yani tonlarda yazılması... gibi birçok sistematik özellikler farkettim. Böyle bir sistem içinde eser yazan insanın sanatçı ruhunu ne kadar yansıttığı ya da bu sisteme bağlı kalmaktan hoşnut olup olmadığı merak konusu. Belki de sistem içerisinde yani yetiştiği sistematik müziklerden oluşan kültür içerisinde kendisi de bu sistemler üzerinden hissetmeye başlamıştır ki bu da olağandır. Müziğin bu şekilde oluşmasına şekillenmesine elbette karşı değilim müziğin anlaşılabilir olmasında elbetteki düzene, disipline ihtiyacı vardır. Ancak bazı disiplinlerin zamanında müzikleri oldukça kısıtladığı kanısındayım. Notaların sürekli tekrarından çok eserin genel bölümlerden oluşması yazı da olduğu gibi giriş-gelişme-sonuç (ki bu müzik formları konusudur allegrettoyla başlayıp, largo ve sonra yine allegroyla bitirilmesi gibi) düzeni gibi oluşturulması ve notaların hissedilen şekilde işlenmesi temel alınmalıdır. Zaten notaların işlenmesi de bir dizi disiplini kapsar. Klasik dönemlerde zaman içinde kalıplaşmış sıkıcı disiplinlerden kurtulmuş, dinden daha uzaklaşmış, konusu değişken daha deneysel amaçlı müzikler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Sanatçı hissetmeli ancak şekillenen eserinin, yinede armonik olarak daha geniş bir açıklamayla, eserinin dinlenilebilir olduğunu ve eserinin dinlenilebilmesi için belirli kurallara muhtaç olduğunu unutmamalıdır ki zaten bütün müzisyenler bunun farkında ya da farkında olmalıdır. Müziğin dinlenilebilir olması için doğal kurallar bulunmaktatır. Bunlar vazgeçilmezdir en önemlisi insana olan beğeni çabası olmalıdır çünkü insan doğaldır. Bunların yanında dönemlerde ki disiplinlerde eser duygu ve duygu kopyacıklarının nota olarak diğer ölçülere yapıştırılması şeklinde oluşmuştur. Copy-paste durumundan bunu bir tembellik olarak düşünmeyin,bunlar dönemin müzik kültürü içinde olması gereken durumlardı. Ayrıca hiçbir eser ruhsuz, boş değildir sadece fazla kurallaştırılmıştır.
Öz olarak sistem mi duygu mu sorusunun yanıtı a şıkkı yada b şıkkı olarak net bir şekilde ifade edilemez ancak O dönemlerde yani müziğin daha çok sanat olarak yapıldığı zaman da yaşadığınızı düşünün elbete bilgi, kültür duygulara, sanata hizmet edecekti ve ediyor da...

Alıntılar: muzikportali.com
Guest
Fatih e bir yanit daha,

Ben klasik bati müzigini dinlemeye ilk gençlik yillarimda önce merak sonra özenti yada ( VIS VER çA) ile basladim halende dinlerim. Ben hiç müzik egitimi almadim ama genede Bach dinlerken bir ibadetyeri bulup tapinma hissi uyanir bende. Aynen Mozart'in hafifmesrepligi gibi Bethowen'in yüce fetih duygularini alirim vs vs vede Bla bla bla.

Ancak Kuzey hint müzigini ( Tavsiyem Ustat Bismillahkhan) dinledikten sonra,o duygulari bize daha çok tattiran'in Dogu müzigi oldugunu ( benim naçiz hane subjektif ve dar görüsüm) fark ettim. Daha sonra Anadolu saz ustalarinda bu spiritüelligi daha iyi yakaladigimi anladim. Senin bahsettigin ( Ima ettigin) postcumhuriyet 68 kusagi yari egitimli küçük burjuva kültürünün zevkiyle. Ama ginede Neset Ertas (Harika):ve Talip özkan (Muhtesem).
bende senin le Müzik hakkinda hissetiklerimi paylastim. sürçü Lisan ettimse af ola.
Macide Fan de Nusret Ali Fateh Khan Bir Quawalisini dinlemeni tavsiye ederim.
fmbass
Müzikte çok geniş bir araştırma alanı olması benimde kuralların sıklıkla kullanıldığı, formların oluştuğu sonat, menuet, rondo, concerto gibi... yani konuyu kendi içinde kurallara sahip olan(yazımda da bahsettim) yani klasik müzik dönemleriyle sınırlandırdım ki duygu yada sistem tartışması en çok yapılan dönemdir bu. Bana bahsettiklerinin konuyla doğrudan ilgisi olmasa da paylaşımların için çok teşekkürler...
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2018 Invision Power Services, Inc.